1975 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kaçak yapının tapu iptali ve tescil talebinin, imar mevzuatına aykırılık gerekçesiyle reddine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı yüklenicinin, 1975 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve önceki kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak kaçak inşa edilmiş bir zemin kat dükkanının tapusunun iptali ve kendi adına tescili talebiyle açtığı davada; yerel mahkeme başlangıçta binanın ruhsatsızlığına rağmen davacının hakkını kabul ederek kısmen tescile karar vermiş, ancak Yargıtayın kaçak yapıların tescille meşrulaştırılamayacağı yönündeki bozma kararı üzerine, dosya kapsamında binanın imar mevzuatına aykırı ve yasallaştırılamaz olduğunun belirlenmesiyle davanın tamamen reddine hükmedilmiş, bu red kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... ile asıl davada davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların murisi ... arasındaki 28.06.1975 tarihli adi yazılı sözleşme ve Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ sayılı kararına göre müvekkiline hangi dükkanın ait olduğuna ilişkin karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında da inşaatın müvekkili tarafından yapıldığı ve dükkan sahibinin ... olduğunun belirlendiğini, davalıların dava konusu taşınmazın tapusunu 16.07.2003 tarihinde aldıklarını, daha sonra tapudaki paylarını dahili davalı ...‘ya devrettiklerini ileri sürerek, sözleşmeye göre kendilerine düşen yerlerle ilgili dahili davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahibi mirasçıları vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile arsa sahibi ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan haberi olmadan iyiniyetle bu yeri satın aldığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.02.2013 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile muris ... ile davacı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, davacının sözleşme gereğince inşaatı yaptığı, yapılan inşaatın plansız, projesiz, ruhsatsız ve kaçak olduğu, bu nedenle davacı yüklenicinin sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirmiş sayılmayacağı, ancak kesinleşmiş yargı kararlarına göre davacının mülkiyet hakkının bulunduğunun sabit hale gelmesi nedeniyle davanın zemin kat dükkan açısından kabulü ile dava konusu 2 parsel sayılı 150,00 m² yüzölçümlü dava konusu taşınmazda dahili davalı ... adına kayıtlı olan ██████ paydan zemin kat dükkana tekabül eden 26,██████ payın iptali ile davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 28.02.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin, dahili davalı vekilinin ve davalı ...'ın temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2014 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile kaçak ve dolayısıyla suç teşkil eden bir yapının meşrulaştırılmasına yol açacak şekilde tescil kararı verilemeyeceği, dava konusu taşınmazın yasal hale getirilip getirilemeyeceği, getirilebilecekse hangi hususların giderilmesi gerektiği ilgili belediyesinden ayrıntılı olarak sorulup gerektiğinde bu konuda bilirkişilerden ek rapor alınıp eksikliklerin ne suretle giderilebileceği belirlendikten sonra, yine gerektiğinde ifraz işlemi açısından taşınmazda dava dışı başka bir paydaşın daha bulunduğu gözden kaçırılmadan davacıya onun hakkında da dava açması için süre verilmek, açtığı takdirde bu dava ile birleştirilmesini takiben eksikliklerin giderilmesi konusunda davacı yana gerekli yetki ve sürenin verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı ile davalılardan ...'ın murisi ... arasında düzenlenen 28.06.1975 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen binanın onaylı projesi ve yapı ruhsatının bulunmadığı, mevcut durumu ile imar mevzuatına aykırı ve kaçak durumda bulunduğu, dosya kapsamına celp edilen müzekkere cevaplarından yapının imar mevzuatına uygun hale getirilemeyeceğinin sabit olduğu, kaçak yapının meşrulaştırılmasına yol açacak şekilde tescil kararı verilemeyeceği belirtilerek, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yapının 1975 tarihinden bu yana ayakta ve taraflarca kullanılmakta olduğunu, 1975 yılında bölgede mer'i bir imar planı bulunmadığını, davacının söz konusu taşınmazda hakkı olduğuna dair iki adet kesinlemiş mahkeme kararının mevcut olduğunu, proje ve ruhsat zorunluluğuna ilişkin kurallar incelenirken binanın yapıldığı 1970’li yılların imar kuralları değil, günümüzün mevcut kurallarının geriye yürütülerek uygulanmaya çalışıldığını, inşaatın mülga Alibeyköy Belediyesinin oluruyla yapıldığını, 3194 sayılı Yasadan önce 1956 tarihli 6785 sayılı Kanun ve bu kanunda önemli değişiklikler yapan 1972 tarihli 1605 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğunu, 2981 sayılı Yasaya göre Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne gerekli başvurular yapılarak imar affından yararlanıldığını, davalıların kötü niyetli hareket ederek yapı kayıt belgesini iptal ettirdiklerini, birleşen dava davacının kendi istem ve iradesi ile açılmadığından yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428'inci maddesi ile 439'uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan dahili davalı ... yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!