İcra takibi kesinleşen kredi borcunun kısmi ödeme sonrası sehven haricen tahsil bildirimiyle kapatılmasına itiraz ve bakiye alacak davası.
Özet: Davacı banka, borçluların ticari kredili mevduat ve çek hesaplarından kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine başlattığı icra takibinin kesinleşmesi ve kısmi ödeme alınmasına rağmen, personelinin icra dosyasına sehven haricen tahsil edildi beyanı göndermesiyle dosyanın kapatıldığını, bu yanlışlığın hukuki sonuç doğurmaması gerektiğini belirterek, kalan 170.388,40 TL anapara alacağı ile faizinin davalılardan tahsilini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, 1 adet ticari kredili mevduat hesabı ve 1 adet çek hesabı olmak üzere toplamda 2 adet banka ürününün kullanımından doğan borcunu hesap kat ihtarlarına rağmen ödemediğini, davalıların müvekkili banka ile imzalamış olduğu tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca çek hesabı, 01.02.2022 tarihli Ticari Kart Sözleşmesi uyarınca ticari kredi kartı ve ticari kredili mevduat hesabı kullandığını, bu ürünlerin kullanımından doğan borçları süresi içerisinde ödemediğini, borçların ödenmemesi üzerine davalılara ... 48. Noterliği ... yevmiye numaralı 30.10.2024 tarihli ihtarname gönderildiğini, gönderilen ihtarname taraflara ... tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile 287.655,60TL takip çıkış tutarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinden davalılara ödeme emri gönderildiğini, gönderilen ödeme emrine itiraz edilmemesi üzerine icra takibinin kesinleştiğini, kesinleşen icra dosyasında işlemler yapıldığını ancak dosya borcunun tahsil edilemediğini, bunun üzerine borçlu ... ile görüşüldüğünü, borcun bir kısmını peşin ödemesi halinde kalan tutarın icra taahhüdü verilmesi şartıyla taksitlendirilebileceği kendisine iletildiğini, bu teklifin borçlu tarafından kabul edildiğini, 20.12.2024 tarihinde 2 parça halinde 5.000 TL ve 65.000 TL'lik toplam 70.000 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin ... adına kayıtlı hesaba yapıldığını, bunun üzerine taraflarınca icra taahhüdü hazırlandığını, borçlunun müsaitliğine göre 23.12.2024 tarihinde icra taahhüdü verilmesi hususunda mutabık kalındığını, Yargıtay'ın müstakar kararları uyarınca hazırlamış olduğukları icra taahhüdünde borçlunun haricen ödemiş olduğu 70.000TL tahsilat olarak gösterildiğini, 23.12.2024 tarihinde icra dosyasına haricen tahsilat bildiriminde bulunulduğunu, işlem yapan büro personellerinin UYAP üzerinden ilgili icra dosyasına sehven haricen tahsilat bildirimi yerine dosyanın haricen tahsil edildiğine ilişkin beyan gönderdiğini, bu hususun taraflarınca hemen fark edildiğini, icra dosyasına herhangi bir tahsil harcı yatırılmadan, icra müdürü bu hususla ilgili herhangi bir karar vermeden önce dosyanın haricen tahsil edildiğine ilişkin beyanın sehven gönderilmiş olması nedeniyle dikkate alınmamasının talep edildiğini, "23.12.2024 tarihinde sehven haricen tahsil olarak kapama talebimiz gönderilmiş olup 20.12.2024 tarihinde 70.000 TL ödemiş olup bu tutar üstünden borçludan harcın alınmasını, dosyada alacak haklarımız saklı kalmak kaydıyla dosyanın derdest olarak açık kalmasını talep ederim." icra dosyasına haricen tahsilat bildiriminde bulunulduğunu ve icra taahhüdü dosyasına gönderildiğini, tüm bu hususların varlığına rağmen icra müdürlüğü sehven gönderildiğini hem icra dosyasına sundukları beyanlarıyla hem de şifahi olarak bizzat icra müdürlüğünde bulunarak ifade etmelerine rağmen dosyanın haricen tahsil ile işlemden kaldırılması gerektiğine, sehven yapılan bildirimle ilgili karar verme yetkisinin bulunmadığına karar verdiğini, bu durumun kötü niyetli borçlu tarafından da fırsat bilindiğini, 24.12.2024 tarihinde borçlu tarafından ödenen tahsil harcı ve fek masrafları ile birlikte icra dosyası haricen tahsil ile kapatıldığını, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme neticesinde ticari kredi kartından doğan borç ödenmiş olmakta olduğunu, çek hesabından ve ticari kredili mevduat hesabının kullanımından kaynaklanan alacaklarının devam etmekte olduğunu, kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcun anaparası 148.777,65TL; çek hesabından kaynaklanan borcun anaparası ise 21.610,75TL olmak üzere toplam alacaklarının 170.388,40TL olduğunu, kredili mevduat hesabı açısından %63,60, çek hesabı açısından ise %45 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılarak alacaklı olduklarına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, borcun ödenmediğinin delillerinin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, borçlunun icra taahhüdü vermek amacıyla bizzat icra müdürlüğünde hazır bulunması dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin beyanın sehven gönderildiğini göstermekte olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 30.maddesi ve devamında yanılmaya ilişkin hükümler düzenlenmiş olup ilgili maddeler uyarınca hata ile yanlışlıkla gönderilen dosyanın haricen tahsil edildiğine ilişkin beyanlarına hukuki bir sonuç atfedilmemesi gerekmekte olduğunu belirterek 170.388,40TL alacaklarının ihtarname tebliğ tarihi olan 05.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, borcun mevcut olmadığını, kalmadığını, davacının taraflar arasında bankacılık ürünlerinden (ticari kredi kartı, kredili mevduat, çek hesabı vb.) kaynaklandığını iddia ettiği bir borcun 170.388,40 TL olduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiğini, borcun tarafınca daha önce ödendiğini, ödemelerle tasfiye edildiğini, davacının dayandığı icra dosyasındaki süreç ve banka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, dava şartları mevcut olmayıp istenen meblağ yönünden borç bulunmamakta olduğunu, önceki ödemeler ve dosyanın tasfiyesi/haricen tahsil beyanı davacıdan sadır olduğunu, davacı tarafın, icra dosyasına ilişkin dilekçesinde, haricen tahsil beyanının sehven gönderildiğini belirtmekle birlikte; aynı metinlerde 20.12.2024 tarihinde 70.000 TL ödemenin yapıldığını, icra taahhüdü hazırlıklarının bulunduğunu, UYAP üzerinden bildirim yapıldığını bizzat kabul etmekte olduğunu, davacının bu kabulleri, borcun ödendiğine/azaldığına ve alacak kalemlerinin kapandığına delalet ettiğini, harç ve kapama işlemlerine dair iddiaları, davacı ile icra müdürlüğü arasındaki idari-teknik bir süreçten ibaret olduğunu, davalı aleyhine yeni bir borç doğurmayacağını, aynı alacak yönünden çifte talepte bulunulamaz olduğunu ve talebin talebin şişkin olduğunu, davacının, icra dosyasında yürüttüğü süreçle aynı alacak için, şimdi mahkememiz önünde tekrar talepte bulunduğunu, haricen tahsil ve kısmi ödeme olguları sabitken, aynı meblağların yeniden ve tam tutarlar üzerinden talep edilmesi mükerrer talep niteliğinde olduğunu, bu nedenle, en geniş anlamıyla borcun bulunmadığını, bulunuyor kabul edilse dahi meblağın dava dilekçesinde yazılı tutarlar olmadığının açık olduğunu, davacının, icra dosyasındaki ödeme ve kapama işlemlerini "sehven" söylemiyle bertaraf edemez olduğunu, ödemeyi kabul ettiğini ve dosya üzerinde işlem tesis ettiğini, davacı tarafın kendi anlatımlarında yer alan 20.12.2024 tarihli 70.000 TL ödeme ve haricen tahsil yönündeki kabuller; icra dosyasındaki kapama/haricen tahsil bildirimleri ve borç kalemlerindeki tasfiye, borcun ödendiğini ve/veya davacının talep ettiği tutarın bulunmadığını göstermekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 01.02.2022 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır." Davalı şirket yetkilisi olduğu davalı sözleşmeyi 300.000.00 TL kefalet limitiyle müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunun sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı bankanın davalıdan dava tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 281.550.93 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak davacı bankanın 170.388.40 TL talepte bulunduğunu, 21.610.75 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 45 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'nin davalıdan istenebileceğini, 148.025.19TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 45 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'nin davalıdan istenebileceğini belirtmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında █████/2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin ve Ticari Kart Sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalının ise bu sözleşmeler kapsamında Kefalet Sözleşmesi imzaladığı ve müteselsil kefil olduğu, davalıların kredili mevduat hesabı ve çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan borcu ödememesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kart Sözleşmesi, ihtarname, davacı bankanın kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın davalılardan dava tarihi itibariyle; davaya konu alacağı için hüküm kısmında belirtilen miktarlarda alacaklı olduğu kanaatiyle, yapılan tahsilatlar mahsup edilerek hazırlanan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacının ana para tutarını talep ettiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 148.025,19 TL kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %63,60 oranında temerrüt faizi ile, 21.610,75 TL çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan alacağın dava tarihinden itibaren yıllık %45 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 11.587,83 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 8.678,02 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 2.909,81 TL peşin harcın toplamı olan 3.525,21 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.805 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.757,28 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 4.679,24 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 20,76 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!