Eser sözleşmesinden doğan bakiye iş bedeli alacağında, işin teslim edilmemesinin ve yapılan kısmi ödemelerin beş yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcına etkisi hakkında Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacı alt yüklenicinin, davalı yükleniciyle arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle reddetmesi karşısında Yargıtay, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca taraflar arasında gerçekleşen kısmi ödemelerin ve işin teslim edilmeme iddiasının zamanaşımını kesip kesmediği, dolayısıyla yeni bir zamanaşımı süresinin başlayıp başlamadığı ve alacağın gerçekten zamanaşımına uğrayıp uğramadığının yeterince değerlendirilmediğini belirterek, bu hususların yeniden incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)SAYISI : ███████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı alt yüklenici ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 10.11.2013 tarihli eser sözleşmesine göre, davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirketin iş devam ederken kısmi ödeme yapmış olmasına rağmen, bakiye iş bedelini ödemediğini, davalıya 29.12.2022 tarihinde gönderilen ihtarname ile davacı tarafından imal edilen işlerin teslimi ve ölçümlerinin yapılarak alacağın kat edilmesi talep edilmiş ise de, teslim ve kat işlemleri yapılarak borcun ödemesinin yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle, 10.000,00 TL alacağın sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacının şahıs olarak değil firma sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, şahsen taraf sıfatının bulunmadığını, inşaatın 2014 yılında yapılmış olması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşme gereğince sözkonusu yapının tamamlanmasıyla davalının ödeme edimini ifa ettiğini ve borcunun bulunmadığını, düzenlenen faturalar ile verilen çekler ve yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarını sunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; delillerin toplandığını, mahallinde keşif bilirkişi raporu alındığını ve tanıkların dinlendiğini, buna göre taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacıya ait otelin parke taşı döşeme, yağmur oluğu, taş duvar yapımı vb. işlerinin davacı tarafından yapılıp teslim edildiğinin anlaşmazlık konusu olmadığını, ancak dosya içerisindeki faturalar ve ödemeler dikkate alındığında TBK'nın 147/6 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 10.11.2013 tarihli sözleşme gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirketin iş devam ederken kısmi ödemeler yaptığını, ancak iş bitiminden sonra yapılan işleri teslim almadığını, hesabı da kat edip bakiye bedeli ödemediğini, keşifte tam da dava dilekçesinde beyan ettikleri gibi davalı şirketin genel kurulda yaptığı bir isim değişikliği ile şirketin ismini değiştirdiklerini ve kötü niyetli olarak davacı tarafından yapılan işleri teslim almadıklarının ortaya çıktığını, usulüne uygun teslim işlemi yapılmadıkça zamanaşımının işlemeye devam etmeyeceğini, işin tesliminin yapılamamasının zamanaşımını kesen sebeplerin başında geldiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli istemine ilişkindir.Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre; yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden ... alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. TBK’nın 154. maddesi gereğince; borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuş ise, ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımı kesilir. Yine TBK’nın 156. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar. Bu hükümler dikkate alındığında, davalı tarafından, dava konusu borca ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı, zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir zamanaşımının başlaması nedeni ile alacak talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının ve bu bağlamda, davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.Somut olayda; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, işin tamamlanarak teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, dosya içerisindeki fatura ve ödemeler dikkate alındığında TBK'nın 147/6 maddesi gereği 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu anlaşıldığından; davanın zamanışımı sebebiyle reddine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.