**Danıştay, mükellefiyet kaydı silinen vergi mükellefine elektronik tebligatın geçerliliği ve bu sebeple süre aşımıyla reddedilen kararı onadı.**
Özet: Mükellefiyet kaydı silinen davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun emsal kararı uyarınca elektronik tebligatın geçerli olduğunu kabul ederek, yasal dava açma süresi geçirildiği gerekçesiyle davayı süre aşımından reddetmiştir. Davacının tebligat usulsüzlüğü ve zamanaşımı iddialarına rağmen Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır; ancak mükellefiyet kaydı silindikten sonra yapılan elektronik tebligatın hukuki geçerliliği konusunda karşı oy kullanılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının mükellefiyet kaydı silindikten sonra kendisine usulüne uygun biçimde elektronik ortamda tebliğ edilen ve dava konusu edilmeksizin kesinleşerek ödenmeyen vergi ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin terkin edilmesi gerekirken ödeme emrine konu edilmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin, geçici vergi dışında kalan kamu alacağına ilişkin kısmı yönünden dava reddedilmiş, geçici vergiye ilişkin kısmı ise iptal edilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mükellefiyet kaydının silinmesi sonrasında elektronik ortamda yapılacak tebligatın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun █████/2024 tarih ve E:2023/9, K:2024/3 sayılı aykırılığın giderilmesi hakkındaki kararı uyarınca muteber kabul edilmesi ve belirtilen bu kararda yazılı gerekçenin benzer olaylara da emsal teşkil etmesi yanı sıra, kamu düzeniyle ilgili konularda usuli kazanılmış hak kuralının işletilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinin davacıya █████/2022 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, bu tarihi izleyen günden itibaren 15 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra █████/2022 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri ve dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği, kamu alacağının zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Peşin alındığından bu karar nedeniyle ayrıca karar harcı alınmasına gerek bulunmadığına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 21.maddesinde tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi şeklinde tanımlanmış, aynı Kanun'un 93 ila 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler, memur eliyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir. 213 sayılı Kanun'un 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değişik hâlinin üçüncü fıkrası şu şekildedir: "İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır." Vergi Usul Kanunu'na 6009 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ve █████/2010 tarihinde yürürlüğe giren "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin 6637 sayılı Kanun ile değiştirilen hali ise şu şekildedir: "Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. (Ek fıkra: 7/4/2015-6637/5 md.) Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." 456 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 7.maddesinde "Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır şeklindedir. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi ile Maliye Bakanlığa tanınan düzenleyici işlem yapma yetkisi vermiştir. Bu düzenleme verme yetkisi Bakanlığa yeni bir yükümlülük getirmek için değil elektronik tebligatın nasıl, ne şekilde yapılacağı, altyapısına ilişkin düzenleme yetkisi vermektedir.Gerçek kişilerde elektronik tebligat sistemininden çıkış şartının ölüm şartına bağlanması asli olarak yasama organına ait olduğu, devri mümkün olmayan yasama yetkisinin bakanlık eliyle kullanılması Anayasa da güvence altına alınan temel hakların yanında Parlamentonun devredilmesi mümkün olmayan yasa yapma yetkisi sınırının aşılması sonucunu doğurmaktadır. Öte yandan, 213 Sayılı Kanun'un 21. maddesinde tebliğin, mükelleflere yapılacağı düzenlenmiş olup, davacının mükellefiyetini terk ettiği dikkate alındığında mükellefiyeti sona eren bir şahsa elektronik ortamda tebliğ yapılamayacağı düşüncesiyle karara katılmıyorum.