Mirasçıların muris muvazaası iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasının, taşınmazın önceki mahkeme kararıyla intikal etmesi nedeniyle reddedilmesi.
Özet: Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında; davacılar, kök murisin vefatının ardından miras paylaşımında usulsüzlükler ve hatalı veraset ilamları olduğunu, taşınmazın davalılara muvazaalı şekilde devredildiğini iddia etmiş, davalılar ise zamanaşımı, taşınmazın zaten mahkeme kararıyla murisleri adına tescil edildiği ve ortada bir muvazaa olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesinin hak düşürücü süre ve taksim gerekçesiyle reddettiği dava, bölge adliye mahkemesince taşınmazın muris tarafından tapulu satış işlemiyle devredilmemiş olması nedeniyle muris muvazaası iddiasının temelsiz olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; kök muris ...’in 1989 yılında öldüğünü, ölümü sonrası mirasçıların bir araya gelerek 10.08.1991 tarihli miras paylaşımı yaptıklarını, dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazın ...’in eşi ...’ye bırakıldığını, Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı veraset ilamında ...’nin mirasçısı görünmediklerini, sonradan alınan veraset ilamında mirasçı olarak göründüklerini, gerekli görülmesi halinde hatalı veraset ilamını iptal ettirebileceklerini, dava konusu taşınmazın erkek çocukları adına tescil ettirildiğini, ...’ın dava açılmaması kaydıyla payına isabet eden hisseyi kendilerine devrettiğini, davalıların devre yanaşmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, cevaba cevap dilekçesinde muris muvazaası iddiasının zamanaşımına tabi olmadığını bildirmişlerdir.
Davalılar ..., ..., ... ve ...; zamanaşımının geçtiğini, dava konusu taşınmazın Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı uyarınca murisleri adına tescil edildiğini, kesin hüküm olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., dava konusu taşınmazın Mahkeme kararı ile murisi adına tescil edildiğini, tescil öncesinde de taşınmazın zilyetliğinin muris babasında ve ...’da olduğunu, kesin hüküm bulunduğunu, muris ...’in Mahkeme kararından sonra öldüğünü, o tarihte hiçbir mirasçının mal kaçırmaya yönelik iddiası bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tutanaklarının 21.03.2001 tarihinde kesinleştiği, bu süreçte davacıların murisi ... tarafından herhangi bir yargı yoluna başvurulmadığı, taşınmazın kök muris ...’a ait olduğunun ve mirasçılarına intikal ettiğinin Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Esas sayılı kararlarından ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, ...’ın ölümü sonrasında mirasçıları arasında sözlü taksim yapılarak malvarlıklarının paylaşıldığı, yapılan keşif sonucu hak iddia edilen yer ile ████████ Esas sayılı davadaki taşınmazın aynı olduğu, gerek hak düşürücü sürenin geçtiği gerekse taşınmazın taksim sonucu davalıların murislerine bırakıldığı ve Mahkeme kararı ile adlarına tescil edildiği gerekçesiyle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında taşınmazın tapusuz olduğu ortak muris ... tarafından davalıların murisleri ... ... ve ...'a bağışlandığının tespit edildiği, kararın kesinleşerek kadastro öncesinde adlarına tescil edildiği, bu durumda muris tarafından tapuda yapılan satış işlemi bulunmadığı, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken gerekçede hata edildiği gerekçesiyle istinaf başvuruların kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!