İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tazminat davasında, mücevher şirketinin kilitli stantlardan çalınan ürünler için sigorta şirketine açtığı hırsızlık teminatı anlaşmazlığı.
Özet: Bir mücevher şirketi, mağazasından çalınan 366.160 TL değerindeki altın/pırlanta bileklikler için sigorta şirketinden tazminat talep etmiş, hırsızlığın kilitli stantların özel yöntemlerle zorlanarak açılmasıyla meydana geldiğini ve işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında olduğunu iddia ederken; sigorta şirketi ise olayın mağaza açıkken gerçekleşen ve poliçede teminat altına alınmayan "aşırma" niteliğinde olduğunu, sigorta kapsamındaki zorla girme şartlarının bulunmadığını ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu belirterek, talebin reddini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ...markasıyla mücevher tasarımı, üretimi ve pazarlaması yapan ... merkezli bir firma olduğunu ve ..., ..., ..., ... ve ...’da mağazaları bulunduğunu, 28.04.2024 tarihinde saat 18.00 civarında şirketin ... AVM’de bulunan ...mağazasında meydana gelen hırsızlık olayında, camlı ve kilitli stant içerisinde bulunan toplam 366.160,00 TL değerindeki üç adet altın/pırlanta bileklik çalındığını, olayın ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı dosyası ile soruşturma konusu yapıldığını, davacı şirket ile ... Sigorta A.Ş. arasında, işyerinde meydana gelebilecek hırsızlık ve benzeri risklerden doğan maddi zararları teminat altına almak amacıyla ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, hırsızlık sonrası 29.04.2024 tarihinde sigorta şirketine başvurularak zararların karşılanması talep edildiğini, başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını ancak sigorta şirketinin talebi reddettiğini, olay günü mağazada çalışan personelin emniyette verdiği ifadede, ürünlerin bulunduğu dolapların kilitli olduğu ve şüphelilerin dolapları zorlayarak veya özel bir yöntem kullanarak açmış olabileceklerinin belirtildiğini, olay yeri inceleme raporunda da camlı stantlarda kilit mekanizması bulunduğu ve stantların kilitli olduğu tespit edildiğini, hırsızlığın sigorta şirketinin iddia ettiği gibi basit bir aşırma yöntemiyle gerçekleşmediğini, aksine kilitli stantların özel teknik veya aletlerle zorlanarak açılması suretiyle işlendiği ileri sürülmekte olduğunu, davacı tarafın, poliçe kapsamında teminat altına alınmış olan bu hırsızlık olayı nedeniyle uğradığı zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL maddi zararın 28.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin, davacı şirketin 22.11.2024 tarihli dava dilekçesiyle ... AVM’de bulunan ...mağazasında 28.04.2024 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında 366.160 TL değerindeki üç adet altın/pırlanta bilekliğin çalındığını, işyerinin ... numaralı İşyerim Paket Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve zararın karşılanması talebinin sigorta şirketince reddedildiğini belirterek tazminat talep ettiğini; ancak bu taleplerin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istediğini, davalının öncelikle, davacının alacağın miktarını açıkça belirlemiş olmasına rağmen yalnızca 100 TL talep ederek belirsiz alacak davası açmasının HMK m.107’ye aykırı olduğunu, zira davacı tarafından çalındığı iddia edilen bilekliklerin toplam değerinin 366.160 TL olarak net şekilde ifade edildiğini, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürdüğünü, esasa ilişkin olarak ise davalı, söz konusu işyerinin 30.12.2023–30.12.2024 tarihleri arasında İşyerim Paket Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, olay sonrası başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve eksper incelemesi yapıldığını, eksper raporuna göre olayın mağazanın açık olduğu ve çalışanların mağazada bulunduğu sırada iki kişinin ürünleri inceleme bahanesiyle mağazaya gelerek üç bilekliği gizlice alıp ayrılması şeklinde gerçekleştiğini, bu nedenle olayın “aşırma” niteliğinde olduğunu ve poliçede aşırma riskinin özel şartlarla teminat altına alınmadığını belirterek hasarın teminat dışı sayıldığını ifade ettiğini, davalının ayrıca Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’na göre teminat kapsamına giren hırsızlık hallerinin kırma, zorla girme, tırmanma, anahtar kullanarak kilit açma, gizlice girip saklanma veya cebir ve tehdit kullanma gibi durumlarla sınırlı olduğunu, somut olayda bu şartların hiçbirinin bulunmadığını, olayın AVM’nin yoğun olduğu bir pazar günü akşam saatlerinde mağaza çalışanlarının bulunduğu sırada gerçekleştiğini, davacının kilitli dolapların özel tekniklerle zorlanarak açıldığı yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve böyle bir durumda ya ağır ihmal bulunduğunun ya da dolapların kilitli olmadığının düşünülebileceğini savunduğunu, talep edilen zararın poliçe kapsamı dışında olduğunu belirten davalı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin benzer bir uyuşmazlıkta hırsızlığın poliçede belirtilen yöntemlerden biriyle gerçekleşmediği gerekçesiyle teminat dışı sayılması gerektiğine ilişkin emsal kararına da dayanarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, İşyerim Paket Poliçesinden kaynaklı olarak açılan tazminat davasıdır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; dava konusu hırsızlık olayda görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla herhangi bir alet, anahtar veya özel bir yöntemle açmak suretiyle gerçekleşmediğini, bir aşırma olayının meydana geldiği anlaşılmakta olduğunu, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ile ... numaralı İşyerim Paket Poliçesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 28.04.2024 tarihinde meydana gelen olayın mesai saatleri içerisinde ve sigortalı işyeri yetkililerinin mağazada bulunduğu sırada gerçekleştiği, ayrıca Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın A.1 maddesinde sayılan kırma, delme, yıkma, devirme, zorlayarak girme, anahtar uydurma veya benzeri nitelikte bir eyleme ilişkin herhangi bir bulgunun tespit edilemediğini, olay niteliği itibarıyla aşırma şeklinde gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, dava konusu poliçede aşırma suretiyle meydana gelen zararların teminat kapsamına dahil edildiğine ilişkin herhangi bir hüküm veya özel şart bulunmadığının görüldüğünü, bu nedenle meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, dolayısıyla davalı ... Sigorta A.Ş.’nin söz konusu zarar nedeniyle sorumluluğunun olmadığını belirtmişlerdir.
İstanbul Bam 17.Hukuk Dairesinin ...Esas, ... K. Sayılı ilamında "Yukarıda açıklanan nedenler dikkate alındığında, bu tür sigortanın kapsamının sözleşme hükümlerine göre tayin edilmesi zorunludur. İlgili Bakanlıkça onanan ve sözleşme koşulları haline gelen Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1.maddesine göre, hırsızlık nedeni meydana gelen zararın sigorta teminatı içinde kalabilmesi için hırsızlığın, sigortalı eşya ve mahallere kırma, delme, yıkma veya zorlama ile; araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek; kaybolan çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle; sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak; öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılmış olması zorunludur. Olayın oluş şekline göre davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu, mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile hırsızlık nedeni meydana gelen zararın sigorta teminatı içinde kalabilmesi için hırsızlığın, sigortalı eşya ve mahallere kırma, delme, yıkma veya zorlama ile; araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek; kaybolan çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle; sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak; öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılmış olması zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ile A.1.maddesinde düzenlenen sigorta konusu şu şekilde tanımlanmıştır.
Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün,
1.1.Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek,
1.2.Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek,
1.3.Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtarlar uydurarak veva başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek,
1.4.Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak,
1.5.Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, teminat altına alınmıştır.
Davacı şirket ile davalı arasında İşyerim Paket Sigorta Poliçesinin imzalandığı, davacı şirketin, ...’de bulunan ... mağazasında meydana gelen hırsızlık olayında, camlı ve kilitli stant içerisinde bulunan toplam 366.160,00 TL değerindeki üç adet altın/pırlanta bileklik çalındığını, hırsızlık sonrası 29.04.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurularak zararlarının karşılanmasını talep ettiğini ancak zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını belirterek maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalının ise olayın aşırma niteliğinde olduğunu ve poliçede aşırma riskinin özel şartlarla teminat altına alınmadığını belirterek hasarın teminat dışı olduğunu savunduğu, olayın aşırma olup olmadığı ve sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için mahkememizce olay yeri görüntülerinin savcılıktan celbedildiği ve bilgisayar mühendisi ve sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan █████/2026 tarihli rapor ile hırsızlık olayının herhangi bir alet, anahtar veya özel bir yöntemle açmak suretiyle gerçekleşmediğinin ve aşırma şeklinde meydana geldiğinin tespit edildiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli görülmesi nedeniyle hükme esas alındığı, davacı tarafından hırsızlığın her ne kadar anahtar uydurularak veya özel bir yöntemle yapıldığı iddia edilse de bu hususun ispat edilemediği, olay yeri görüntülerinde de bu iddiayı destekler bir görüntünün yer almadığı, dava konusu olayın Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın A.1 maddesinde sayılan kırma, delme, yıkma, devirme, zorlayarak girme, anahtar uydurma veya benzeri nitelikte bir eylemle gerçekleştiğinin davacı sigortalı tarafından ispat edilemediği, yapılan yargılama ile dava konusu olayın aşırma olduğunun tespit edildiği, dava konusu poliçede aşırma suretiyle meydana gelen zararların teminat kapsamına dahil edildiğine ilişkin herhangi bir hüküm veya özel şart bulunmayıp meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!