İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklı dijital alışveriş platformu mobil uygulama ve web tasarım projesi teslim gecikmesi nedeniyle alacak, cezai şart ve tazminat istemli karar özeti.
Özet: Davacı şirket, mobil uygulama ve web tasarımı geliştirilmesi hususunda akdedilen eser sözleşmesi kapsamında davalı şirkete ödenen 595.000 TLnin iadesiyle birlikte, davalının eseri süresinde teslim etmemesinden kaynaklanan sunucu giderleri, potansiyel müşteri ve gelir kaybı, itibar kaybı gibi çeşitli maddi ve manevi zararlar ile sözleşmeden doğan 168.750 TL cezai şartın tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket ise cevap dilekçesinde, ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğini, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, ödemelerin eksik yapıldığını, davacının haksız fesih yaptığını ve ileri sürülen tüm taleplerin soyut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ceza-i Şart Alacağı, TazminatDAVA DEĞERİ : 1.159.239,56 TLKABUL EDİLEN DEĞER : 595.000 TLREDDEDİLEN DEĞER : 564.239,56 TLDAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe; Davalı şirkete Sözleşme kapsamında ödenen detayları yukarıda açıklanan toplam 595.000,00-TL'nin tahsili, Davalının Eserleri teslim tarihinde teslim etmemesinden kaynaklı dilekçede detayları açıklanan sunucu giderleri sebebi ile uğranılan mevcut zarar nedeniyle toplam 375.489,56-TL'nin tazminini, uğranılan potansiyel müşteri ve gelir kaybı nedeniyle şimdilik 5.000,00-TL yoksun kalınan kâr tazminatının tahsilini, davalının eserleri teslim tarihinde teslim etmemiş olmasından dolayı planlanan tarihte uygulama ve web sitesinin kullanıma açılamamış olması nedeniyle uğranılan itibar ve prestij kaybı nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın tahsilini, bedel karşılığında projenin en baştan tekrar hazırlatılmak durumunda kalınması veyahut tamamlatılmak durumunda kalınması sebebiyle uğranacak potansiyel zararın tazmini için şimdilik 5.000,00-TL'nin tahsilini, Davalı ile akdedilmiş Sözleşme uyarınca yukarıda detaylı açıklanan kapsamda düzenlenen toplam 168.750-TL cezai şartın tahsilini, olmak üzere toplam 1.159.239,56-TL'nin davalıdan tahsili talebi ile huzurdaki davayı açma mecburiyeti doğmuş olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı kalmak üzere müvekkili şirketçe davalı şirkete Sözleşme kapsamında ödenen toplam 595.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tahsilini, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilmiş Sözleşme uyarınca dava dilekçesinde detaylı açıklanan kapsamda düzenlenen toplam 168.750-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tahsilini, müvekkili şirketçe davalının Eserleri teslim tarihinde teslim etmemesinden kaynaklı uğranılan mevcut zarar nedeniyle toplam 375.489,56-TL'nin tahsilini, müvekkili şirketçe uğranılan potansiyel müşteri ve gelir kaybı nedeniyle şimdilik 5.000,00-TL olmak üzere yoksun kalınan kârın tazminini, müvekkili şirketçe davalının Eserleri teslim tarihinde teslim etmemiş olmasından dolayı planlanan tarihte uygulama ve web sitesinin kullanıma açılamamış olması nedeniyle uğranılan itibar ve prestij kaybı nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın tahsilini, müvekkili şirketçe bedel karşılığında projenin en baştan tekrar hazırlatılmak durumunda kalınması veyahut tamamlatılmak durumunda kalınması sebebiyle uğranacak potansiyel zararın tazmini için şimdilik 5.000,00-TL'nin tahsilini, yukarıda açıklanan maddi ve manevi tazminatlar bakımından haksız rekabet eyleminden itibaren ticari temerrüt faizinin tahsilini, %12'den fazla olması halinde 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun madde 2/II’de öngörülen kısa vadeli avanslar için uygulanan faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödenen bedelin iadesi talep edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işin bedeli davacı tarafın iddia ettiği ödemeden çok daha fazla olduğunu, davacı taraf bedel iadesi talebinde bulunarak sözleşmeden dönme iradesi ortaya koyduğundan cezai şart talep etme hakkının olmadığını, davacı tarafın gecikmeye dair herhangi bir ihbarının olmadığını, zira gecikme davacıdan kaynaklı olduğunu, davacı şirketin sözleşme bedelini eksiksiz ödememiş olup müvekkili şirketin kod , ürün teslim yükümlülüğü olmadığını, işbu sebeplerle de davacı tarafın cezai şart ve tazminat talep etme hakkının olmadığını, davacı tarafça yapılan herhangi bir ihlal bildirimi olmayıp davacı tarafın haksız feshi söz konusu olduğunu, davacı tarafın cezai şartın yanında tazminat talep edebilmesi için aşkın zararını ispatlaması zorunlu olduğunu, davacı tarafın tüm talepleri soyut olup belgelendirilmemiş olduğunu, beyan ederek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; davacı şirket ile davalı şirket arasında ... isimli dijital alışveriş platformu için yürütülecek olan mobil uygulama ve web tasarımın yapılması ve tasarımın geliştirilmesi, geliştirilen tasarım ile ilgili olarak bakım onarım, iyileştirme hizmetlerinin verilmesi konusunda █████/2021 tarihli eser sözleşmesine dayalı olarak, davalı şirketin üstlendiği FAZ-1 hizmetinin █████/2022 FAZ-2 hizmetinin ise █████/2022 tarihinde tamamlanması gerektiği ve faz-1 için 625.000 TL, faz-2 için 500.000 TL ücretin ödenmesi taraflarca kabul edilmiş olduğu halde, sözleşme uyarınca davacı ödemelerini yapmasına rağmen faz-1 ve faz-2 hizmetlerinin davacı şirkete tesliminin gerçekleşmediği, davalı ile █████/2022 tarihinde e mail yolu ile yapılan yazışma sonrasında davalı tarafın toplantıya kısa bir süre kala davacıya programın yürütülmesi için ek bütçe ve fiyat artışlarının yapılmasının gerektiğini bildirdiği, ancak davacı tarafından kabul edilmemesi üzerine, davalı tarafın █████/2023 tarihli e posta ile dava konusu ... projesini durduklarını davacı yana bildirdiği, davacının █████/2023 tarihinde e posta yolu ile eserin kaynak kodlarının hesaba yüklenmesi ve proje için kullanılan davalı yönetimdeki sunucuların hesap sahipliği yetkisinin davacıya verilmesinin istenilmesine rağmen davalının bu istemi yerine getirmediği, davalının TBK m.480 uyarınca ek bedel talep etmesinin mümkün olmadığını, yüklenicisi olduğu eseri meydana getirerek süresinde teslim etmesinin gerekmesine rağmen, bu yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davacı tarafından davalıya Haziran 2021'den Ocak 2022'e kadar toplam 6 adet ödeme ile yapılmış olan 595.000 TLlik ödemenin ve eserin sözleşmenin 8.1 maddesi gereğince süresinde teslim edilmemiş olmasından kaynaklanarak cezai şart olarak faz-1 ve faz-2 eserleri için toplam 112.500 TL cezai şartın davalı tarafından davacı yana ödenmesi gerektiğini, ayrıca davacının eserin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle █████/2022'den itibaren █████/2023'e kadar 375.489,56 TL sunucu bedeli ödemek zorunda kaldığını belirterek;a- Davalı yandan sözleşme kapsamında ödenen 595.000 TL ücretin iadesi, davalının eseri teslim tarihinde teslim etmemesinden kaynaklanan sunucu gideri olarak 375.489,56 TL , davacının potansiyel müşteri ve gelir kaybı nedeniyle şimdilik 5.000 TL yoksun kalınan kar, projenin yeniden hazırlatılması için ya da tamamlatılması bakımından potansiyel zarar olarak 5.000 TL olmak üzere toplam 980.489,56 TL maddi tazminat, b- Davalı şirketin eseri teslim etmemesi nedeniyle planlanan tarihte uygulama ve web sitesinin kullanıma açılmamasından ötürü itibar ve prestij kaybına uğradığı iddiası ile 10.000 TL manevi tazminat ,c- Davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle sözleşme gereği hesaplanan 168.750 TL cezai şart olmak üzere toplam 1.159.239,56 TL tazminatın, maddi ve manevi tazminatlar bakımından haksız eyleminden itibaren ticari temerrüt faizinin %12'den fazla olması halinde 3095 sayılı yasa gereğince avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.Mahkememizce taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılması bakımından;"1-Sözleşmenin dava tarihi itibariyle, devam edip etmediği, sözleşmeden fesih veya dönme var ise, fesih ve sözleşmeden dönülmesinde davacının haklı olup olmadığı,2-Davacının, tazminat talepleri tek tek değerlendirilerek; a)Davacının ödediği sözleşmeden dönme nedeniyle yapılan ödemelerin iadesi için talep etme hakkı bulunup bulunmadığı,b)İşin gecikmesinden ve sözleşme ihlalinden kaynaklanan cezai şart talep etme koşulları oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise sözleşmeye göre cezai şart miktarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere belirlenmesi,c)Eserin geç teslimi itibariyle, oluşan sunucu giderleri artışının var olup olmadığı, varsa miktarı ve bu giderden kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi,d)Potansiyel müşteri ve gelir kaybı tazminatı talep koşulları oluşup oluşmadığı, varsa miktarının tespiti,e)Projenin ve programın teslim edilmemesi nedeniyle dava tarihi itibariyle yeni bir aynı nitelikteki projenin yapılması ya da mevcut projenin tamamlanması için gerekli harcama miktarının tespiti ve bundan davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi,f)Web sitesinin dayanağı programın teslim edilmemesi nedeniyle davacı şirketin itibar ve prestij kaybına ilişkin manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ve yıllık gelir kazanç durumları dikkate alınarak talep edilebilecek manevi tazminat miktarının belirlenmesi," bilirkişiler Prof. Dr. İrfan Akın, Bilgisayar Programcısı Özgür Mangan ve Ayşe Soysal marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin █████/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;"Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;Tasdikleri yukarıda belirtilen davacıya ait 2021-2022-2023-2024 yılları yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki ve Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki gerekmediği, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu (TTK. Md.66-72/son) ve (TTK. Md.82) davacı ticari defterlerinin (HUMK'nun (222.Mad. Gereği) kesin delil vasfına haiz olduğu,Davacının davalıya 04.12.2024 tarih itibariyle 15.300,00 TL borçlu görüldüğü,Tasdikleri yukarıda belirtilen davalıya ait 2021-2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin Elektronik Ortamda Tutulduğu, E- Defterlerin süresinde Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine yüklendiği ve Beratı (e-defter onay belgesi) alındığı, Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki gerekmediği, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu (TTK. Md.66-72/son) ve (TTK. Md.82) davalı ticari defterlerinin (HUMK'nun (222.Mad. Gereği) kesin delil vasfına haiz olduğu,Davalının davacıdan 01.01.2024 tarihi itibariyle 15.300,00 TL alacaklı görüldüğü ve tarafların bakiyelerinin birbirini teyit ettiği tespit edilmiş,TOPLAM SÖZLEŞME BEDELİ :1.125.000,00 TL (Bir milyon Yüz Yirmi Beş Bin Türk Lirası) olduğu ve davalının davacıya TOPLAM 610.300,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiş,Sözleşmenin dava tarihi itibariyle, devam edip etmediği, sözleşmeden fesih veya dönme var ise, fesih ve sözleşmeden dönülmesinde davacının haklı olup olmadığı yönünde;Davalı tarafın üstlendiği projeyi devam ettiremeyeceği beyanı dikkate alındığında davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının haklı olduğu,Davacının, tazminat talepleri tek tek değerlendirilerek;Davacının ödediği sözleşmeden dönme nedeniyle yapılan ödemelerin iadesi için talep etme hakkı bulunup bulunmadığı yönünde;Davalı tarafından ifa edilen işin bedelinin tamamının tahsil edilemediği görüldüğünden davacının dönme nedeniyle yapılan ödemelerin iadesini talep hakkı olmadığı,İşin gecikmesinden ve sözleşme ihlalinden kaynaklanan cezai şart talep etme koşulları oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise sözleşmeye göre cezai şart miktarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere belirlenmesi yönünde;Somut olayda davacının dönme hakkını kullandığı dikkate alındığında olumlu zarar olarak değerlendirilen cezai şartı talep edemeyeceği,Eserin geç teslimi itibariyle, oluşan sunucu giderleri artışının var olup olmadığı, varsa miktarı ve bu giderden kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi yönünde;Bu hususta yukarıda açıkladığımız gibi teknik olarak bir maliyet yokturProjenin ve programın teslim edilmemesi nedeniyle dava tarihi itibariyle yeni bir aynı nitelikteki projenin yapılması ya da mevcut projenin tamamlanması için gerekli harcama miktarının tespiti ve bundan davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi yönünde;Projenin aslında % 80 oranında tamamlanmış olduğu, bu özellikte bir projenin mevcut durumda(verilerin tam verilmesi ve ek taleplerin olmaması) kadri maruf olmak üzere 55.000 $ ile 65.000 $ arasında yapılabileceği, mevcut projenin tamamlanması ki davacının vermesi gereken doneleri tam vermesi ve proje haricinde ek talep (bu zamana kadar isteneler kadri maruf olarak yaklaşık 10.000 $ - ile 25.000 $) ve geliştirme olmaması halinde 20.000 $ bir ek bütçeyle tamamlanabileceği,Web sitesinin dayanağı programın teslim edilmemesi nedeniyle davacı şirketin itibar ve prestij kaybına ilişkin manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ve yıllık gelir kazanç durumları dikkate alınarak talep edilebilecek manevi tazminat miktarının belirlenmesi yönündeDavacı şirketin manevi zarara uğradığına ilişkin dosya kapsamından bir tespitte bulunulamadığı" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce tarafların rapora beyan ve itirazları doğrultusunda, öncelikle davacının cezai şart ve zarara yönelik itiraz ve beyanları ile dosyadaki bilgiler de değerlendirilerek teknik bilirkişi bilgisayar programcısı ile birlikte nitelikli hesap uzmanlarının birlikte her bir talebinin tek tek hangi miktar üzerinden kabulü veya reddi gerektiği mahkeme takdirine gerek olmaksızın kesin miktarlarının mümkünse raporda gösterilmesi hususlarında mahkeme ve yargı yolu denetimine uygun rapor tanzimi için bilirkişi kurulundan ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2026 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler ek raporlarında özetle;"Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;Tasdikleri yukarıda belirtilen davacıya ait 2021-2022-2023-2024 yılları yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki ve Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki gerekmediği, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu (TTK. Md.66-72/son) ve (TTK. Md.82) davacı ticari defterlerinin (HUMK'nun (222.Mad.Gereği) kesin delil vasfına haiz olduğu,Davacının davalıya 04.12.2024 tarihi itibariyle bariyle 15.300,00 TL borçlu görüldüğü,Tasdikleri yukarıda belirtilen davalıya ait 2021-2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin Elektronik Ortamda Tutulduğu, E- Defterlerin süresinde Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine iklendiği ve Beratı (e-defter onay belgesi) alındığı, Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki gerekmediği, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu (TTK. Md.66-72/son) ve (TTK. Md.82) davalı ticari defterlerinin (HUMK'nun (222.Mad. Gereği) kesin delil ve haiz olduğu,Davalının davacıdan 01.01.2024 tarihi itibariyle 15.300,00 TL alacaklı görüldüğü ve tarafların bakiyelerinin birbirini teyit ettiği tespit edilmiş, TOPLAM SÖZLEŞME BEDELİ:1.125.000,00 TL olduğu ve davalının davacıya toplam 610.300,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiş, Sözleşmenin dava tarihi itibariyle, devam edip etmediği, sözleşmeden fesih veya dönme var ise, fesih ve sözleşmede imesinde davacının haklı olup olmadığı yönünde;Davalı tarafın üstlendiği projeyi devam ettiremeyeceği beyanı dikkate alındığında davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının haklı olduğu, Davacının, tazminat talepleri tek tek değerlendirilerek;Davacının ödediği sözleşmeden dönme nedeniyle yapılan ödemelerin iadesi için talep etme hakkı bulunup bulunmadığı yönünde;Davalı tarafından ifa edilen işin bedelinin tamamının tahsil edilemediği görüldüğünden davacının dönme nedeniyle yapılan ödemelerin iadesini talep hakkı olmadığı,İşin gecikmesinden ve sözleşme ihlalinden kaynaklanan cezai şart talep etme koşulları oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise sözleşmeye göre Cezai şart miktarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere belirlenmesi yönünde;Somut olayda davacının dönme hakkını kullandığı dikkate alındığında olumlu zarar olarak değerlendirilen cezai şartı talep edemeyeceği,Eserin geç teslimi itibariyle, oluşan sunucu giderleri artışının var olup olmadığı, varsa miktarı ve bu giderden kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi yönünde;Bu hususta yukarıda açıkladığımız gibi teknik olarak bir maliyet yoktur.Projenin ve programın teslim edilmemesi nedeniyle dava tarihi itibariyle yeni bir aynı nitelikteki projenin yapılması ya da mevcut projenin tamamlanması için gerekli harcama miktarının tespiti ve bundan davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi yönünde;Projenin aslında 9680 oranında tamamlanmış olduğu, bu özellikte bir projenin mevcut durumda(verilerin tam verilmesi ve ek taleplerin olmaması) kadri maruf olmak üzere 55.000 $ ile 65.000 $ arasında yapılabileceği, mevcut projenin tamamlanması ki davacının vermesi gereken doneleri tam vermesi ve proje haricinde ek talep(bu zamana kadar isteneler kadri maruf olarak yaklaşık 10.000$- ile 25.000$) ve geliştirme olmaması halinde 20.000 $ bir ek bütçeyle tamamlanabileceği; Web sitesinin dayanağı programın teslim edilmemesi nedeniyle davacı şirketin itibar ve prestij kaybına ilişkin manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ve yıllık gelir kazanç durumları dikkate alınarak talep edilebilecek manevi tazminat miktarının belirlenmesi yönünde;Davacı şirketin manevi zarara uğradığına ilişkin dosya kapsamından bir tespitte bulunulamadığı" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde davacının davalı aleyhine ... dijital alışveriş platformu için yürütülecek mobil uygulama ve web sitesi tasarım ve yazılımın geliştirilmesi ve yazılım ile birlikte bakım, onarım, iyileştirme yapılması konularında davalının eser yapılması bakımından, █████/2021 tarihli ... Proje Sözleşmesi yapıldığı, 6098 sayılı Borçlar Yasasının 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini davalının süresinde yerine getirmediği, davacının ise sözleşme gereği ödemesi gereken ücretleri ödediği, davalı tarafından sözleşme süresinde faz-1 ve faz-2 uygulamasını davacıya teslim etmemesine rağmen maliyetlerin arttığından bahisle ek ücret talep ederek sözleşmenin feshi niteliğinde, hizmetin durdurulduğunun bildirilmesi üzerine işbu feshin haksız olduğu ve eserin geciktirildiği iddiası ile mahkememizde maddi ve manevi tazminat ve ödenen bedelin iadesi ve cezai şart istemlerini içeren tazminat davası açmış bulunmaktadır.Davalı taraf dava konusu ödemelerin fatura karşılığında yapıldığını, kesilen faturalara süresinde itiraz edilmediğini, faturalardan kaynaklanan alacağın iş ve hizmet bedeli olarak ödenmesi sebebi ile, geriye iadesinin talep edilemeyeceği, verilen hizmetin yapılan 595.000 TLlik ödemeden fazla olduğunun, davalı şirketin davacı projesi için 2103 adam günü efor sarf ettiğini ve 630.900 Euro + KDVlik hizmet verdiğini, davacı tarafın ödediği bedeli geri iade talep ederek sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğunu, bu nedenle cezai şart talep etme hakkının bulunmadığını, davacının gecikmeye ait herhangi bir ihbarının olmadığı ve gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, yoksun kalınan kar kaybının müspet zarar niteliğinde olup sözleşmenin feshi halinde ancak menfi zararların yani sözleşmenin ifa edileceğine güvenerek iyi niyetle yapılmış giderler ve sözleşmenin ifa edileceğine güvenilerek kaçırılan daha elverişli fırsatlardan dolayı uğranılan menfi zararların talep edilmesinin mümkün olduğu, sözleşmede açıkça kar mahrumiyeti isteneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle müspet zarar kapsamında olan işbu talebin taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle istenemeyeceği, ayrıca manevi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi, talep edilmiştir. Mahkememiz tarafından alınan █████/2025 tarihli rapor ve █████/2026 tarihli ek raporlar ile, davacının davalı ile aralarında olan ... projesine ilişkin █████/2021 tarihli sözleşmede, sözleşmeden dönme koşullarının düzenlenmediği, bu nedenle karşılıklı edimleri içeren borcun ifa edilmesine alacaklının temerrüdüne ilişkin TBK m.106, m.110 ve alacaklı yüzünden borcun ifa edilmediği diğer hallerde TBK m.111'in, iki tarafa borç yüklenen sözleşmelerde borçlunun ifa güçsüzlüğü nedeniyle ifanın tehlikeye düşmesi halinde TBK m.95 ve borçlunun temerrüdü halinde TBK m.123/3'ün uygulanacağı düzenlenmiş olup, TBK m.125 gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçim hakkı düzenlenmiş olup, alacaklı sözleşmeden dönme yolunu seçmiş ise, sözleşme hükümsüzlüğünden doğan menfi zarar kapsamında kalmayan müspet zararları isteyemeyeceği, somut olayda davacı tarafın bedelini ödediği halde, davalının üstlendiği edimi ifa etmemesi sebebiyle yapılan ödemenin iadesi talep edildiği anlaşılmakla, davacı tarafın dava dilekçesi kapsamındaki taleplerinin seçimlik hakkını sözleşmeden dönme talebi olarak değerlendirildiği, dosya kapsamındaki delillere göre, davalı yanın proje uygulamasını durdurduğunu mail yolu ile davalıya bildirmesi karşısında, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının haklı olduğu mahkememizce benimsenmiş, sözleşme konusu program ve veriler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan işin %80 oranında tamamladığı tespit edilmiş, bu kapsamda davacı taraf, sözleşmede tespit edilen bedelin %20'si oranında iadesini talep etme hakkına sahip olduğu, yargıtay uygulamasına göre dönmeyle birlikte sözleşmede ön görülen cezai şart talebinin geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı, bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceği, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre sözleşmenin feshinde istenilebilecek menfi zarar alacaklının sözleşmeyi yaptığı için uğradığı, sözleşmeyi yapmamış olsaydı uğramayacağı zarar olarak tanımlandığından, menfi zarar fiili zarar ile yoksun kalınan kardan oluşacağı tarafların aralarındaki sözleşmeye göre sözleşme bedelinin 1.125.000 TL olup, davalının davacıya hizmet faturası olarak 610.300 TLlik fatura düzenlediği, davacının davalıya 595.000 TL ödeme yaptığı, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacının █████/2024 tarihi itibariyle cari hesabında davalıya 15.300 TL borçlu gözüktüğü, davalının sözleşme ile üstlendiği projeyi devam ettirmeyeceğini beyan etmekle, davacının sözleşmeyi haklı sebeple fesih ederek sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, projenin aslında %80 oranında tamamlandığını, böyle bir projenin mevcut durumda tüm verilerin verilmesi halinde 55.000-65.000 USD arasında bedel ile tamamlanmasının mümkün olduğunu, mevcut projenin tamamlanması için davacının vermesi gereken doneleri tam vermesi halinde yaklaşık 10.000-25.000 USD ve iş geliştirme bedeli olarak 20.000 USD ek bütçe ile işin tamamlanabileceğini, manevi tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemenin takdirinde olduğu asıl raporda belirtilmiş, █████/2026 tarihli ek raporda benzer tespitler yapılarak asıl raporda değişiklik yapılmamıştır.Mahkememiz tarafından, davalı tarafından oluşturulan eserin ve esere ilişkin bilgilerin davalıya tam ve çalışır şekilde teslim edilmediği, eserin tamamlanması için gerekli donelerin verilmediği, davacının davalının eserin oluşturulmasına ilişkin çalışmaları durdurması sebebiyle sözleşmeden haklı sebeple döndüğü mahkememizce benimsenerek davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin, kesilen faturalardan kaynaklanan borca mahsuben ödemeler niteliğinde olsa da sözleşme kapsamında eserin tam ve davacının sözleşmedeki amacına uygun olarak faydalanır şekilde teslim edilmemesi sebebiyle, yapılan ödemelerin haksız ödeme niteliğinde olup sadece faturanın kesilmiş olması ve ödemenin yapılmış olmasının dava konusu ödemelerin haksız yapılmış olmasını önlemeyeceği, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalıya sözleşme kapsamında hizmetin tam verileceğine inanılarak yapılmış olduğu, davalının dava konusu işin üretimi için gereken giderlerin arttığından bahisle ek ücret talep etmesinin sözleşme kapsamında uygun olmadığı bilirkişi tarafından da belirlendiği, mahkememizce bu nedenle sadece davacının sözleşmeden dönülmesi sebebiyle ödediği menfi zararı talep edebileceği, sözleşmenin ifasına bağlı cezai şart ve yoksun kalınan kara ilişkin maddi tazminat istemlerinin yerinde olmadığı gibi sözleşmenin ifa edilmesinden kaynaklandığı belirtilen diğer maddi zararların oluştuğu ispat edilemediğinden davacının sadece davalıya hizmetini almadığı ve haksız ödeme şekline dönen ücretlerin iadesinin talep edebileceği, bu nedenle davacı tarafından sözleşme kapsamında ödenen 595.000 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müspet zarar niteliğinde taleplerin ve cezai şart istemlerinin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.Ayrıca manevi tazminat istemi yönünden de davalının, davacıya yönelik haksız eylem niteliğinde bir eyleminin varlığı ve davalı hakkında olumsuz propaganda yapıldığı iddiaları ispat edilemediğinden manevi tazminat talep koşulları oluşmadığı sonucuna varılmıştır.Mahkememizce sonuç olarak; davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasındaki █████/2021 tarihli sözleşme gereğince, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerinin ifasını tamamlamayacağına yönelik beyanları ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sözleşmeden davacı yanın haklı sebeple döndüğünün tespit ve kabulü ile, davacının sözleşme gereğince davalı yana ödediği 595.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin sözleşmeden dönülmüş olması sebebiyle, sözleşmenin devamı koşuluna bağlı gecikmeden kaynaklanan cezai şart ve eserin ifasının gecikmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarar ve yoksun kalınan kar niteliğindeki taleplerinin müspet (olumlu) zarar niteliğinde olduğu, mahkememizce benimsenmekle, talep koşulları oluşmadığından reddine, davacının manevi tazminat isteminin davalının hangi eylemi ile davacının itibari ve toplumdaki saygınlığının zedelendiği ispat edilemediğinden, manevi tazminat talep koşulları oluşmadığı mahkememizce benimsenmekle istemin reddine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Taraflar arasındaki █████/2021 tarihli sözleşme gereğince, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerinin ifasını tamamlamayacağına yönelik beyanları ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sözleşmeden davacı yanın haklı sebeple döndüğünün tespit ve kabulü ile, a) Davacının sözleşme gereğince davalı yana ödediği 595.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,b) Davacının diğer taleplerinin sözleşmeden dönülmüş olması sebebiyle, sözleşmenin devamı koşuluna bağlı gecikmeden kaynaklanan cezai şart ve eserin ifasının gecikmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarar ve yoksun kalınan kar niteliğindeki taleplerinin müspet (olumlu) zarar niteliğinde olduğu, mahkememizce benimsenmekle, talep koşulları oluşmadığından REDDİNE,2-Davacının manevi tazminat isteminin davalının hangi eylemi ile davacının itibari ve toplumdaki saygınlığının zedelendiği ispat edilemediğinden, manevi tazminat talep koşulları oluşmadığı mahkememizce benimsenmekle istemin REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 40.644,45 TL ilam harcından peşin alınan 19.796,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.847,53 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 19.796,92 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 19.976,82 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan 54.220,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 27.829,36 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafça yapılan masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 95.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen cezai şart alacağına ilişkin 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin; sair diğer tazminat istemine dair talepleri ile ilgili davanın reddine karar verildiğinden mevzuat gereği AAÜT m.13/4 gereği 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin (toplam 90.000,00 TL) davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,9-Devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 1.601,39 TL'nin davalıdan, 1.518,61 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... e-imzaÜye ... e-imza Üye ..e-imza Katip ...e-imza