Temizlik hizmet sözleşmesinin feshi sonrası bakiye alacak davasında ticari defterlerin delil niteliği ve iade edilen faturaya konu hizmetin ispatı üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Temizlik hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve itirazın iptali davasında, yüklenici davacının ödenmeyen hizmet bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine iş sahibi davalının itiraz etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davalının ticari defterlerini sunmamasını dikkate alarak davacı lehine takibin devamına karar vermiş; istinaf mahkemesi ise davacının belirli bir dönemdeki hizmeti kanıtlayamaması gerekçesiyle alacak miktarını 173.372,74 TLye düşürerek takibin kısmen iptaline ve icra inkar tazminatına hükmederken, davacının alacağının bir kısmını reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 11.05.2015 tarihli sözleşme ile ...Otogar Terminalinin çöplerinin toplanması, nakli, süpürülmesi ve arasözle yıkanması işlerini üstlenen müvekkili şirketin, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, 284.042,74 TL cari hesap borcunu ödemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin yapılan uyarılara rağmen edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin davalı iş sahibi müvekkilince haklı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği davacının sorumluluğunun fesihten itibaren 15 gün boyunca devam ettiğini, ancak bu dönemde de edimini yerine getirmemesi nedeniyle başka bir firmadan hizmet alındığını, bu firmaya ödenen bedelin mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafa verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğinden, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca, davacı tarafın sunduğu ticari defter ve kayıtların davacı lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının alacağını bu surette ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği, davalı takibe konu faturaların iade ettiğini savunmuş ise de ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından bu savunmanın irdelenemediği, takipten önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil bulunmadığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacak likit ve muayyen olduğundan icra inkâr tazminatı talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 284.041,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 11.05.2015 tarihli temizlik işine ilişkin hizmet sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme süresinin 11.05.2015 tarihi ile 11.11.2015 tarihleri arasında 6 ay olduğu, davalı iş sahibince henüz bu süre sona ermeden davalıya 21.07.2015 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, davacının fesih tarihe kadar olan hizmet bedeli alacağının tahsili amacıyla dava konusu icra takibine giriştiği, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda, HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davacı tarafından usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtların davacı lehine delil olarak kabulü gerektiği, davacının kayıtlarına göre davalıdan 284.042,74 TL alacaklı olduğu, davalı iş sahibi şirketin 01.07.2015-21.07.2015 dönemine ilişkin 110.670,00 TL tutarındaki faturayı yasal süre içinde davacıya iade ettiği, davacının iade edilen bu faturaya konu hizmeti verdiğini yasal deliller ile kanıtlayamadığı, söz konusu fatura bedelinin davacının cari hesap alacağından mahsubu halinde davacının bakiye alacağının 173.372,74 TL olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 173.372,74 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tarafça sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmediğini, bu hususun tanık beyanları ile ispat edildiğini, sözleşmenin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini, hizmetin bir kısmının dava dışı başka bir şirkete yaptırıldığını, davacı tarafından fesihten sonra gönderilen 01.017.2015-21.07.2015 hizmet dönemine ilişkin 21.07.2015 tarihli ve 110.670,00 TL bedelli faturanın iade edildiğini, fesihten önce müvekkiline tebliğ edilmiş bir fatura bulunmadığını, 30.06.2015 tarihli 158.000,00 TL bedelli faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, haricen öğrendikleri bu faturanın muhasebe tarafından talep edilmesi üzerine bu kez 12.08.2015 tarihli ihtarname ile davacıya iade edildiğini, mahkemece davacının bu konudaki ikrarlarının dikkate alınmadığını, b. Ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulduğunu, defterlerin ibrazı konusunda müvekkili şirket adına dosyayı takip eden avukat yerine başka bir avukata meşruhatlı davetiye gönderildiğini, defterlerin dosyaya haricen bir CD ile ibraz edildiğini, BA-BS formalarında müvekkil şirket kayıtlarında bu faturaların olmadığının sabit olduğunu beyan etmektedir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: Bölge Adliye Mahkemesince dosyada alınan bilirkişi raporuna aykırı olarak hatalı karar verildiğini, davalının sözleşmede belirtilen ödeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin haksız olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesine dayalı cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemi ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının taraflara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.