Murisin diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirdiği satış ve ölünceye kadar bakma akdiyle taşınmaz devirlerine ilişkin tapu iptali tescil davasında bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacılar, murislerinin ehliyetsiz olduğunu ve kendilerinden mal kaçırmak amacıyla bazı taşınmazları satış, bazılarını ise ölünceye kadar bakma akdiyle davalıya temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil talep etmiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, murisin ehliyetli olduğunu ancak mal kaçırma kastıyla muvazaalı işlemler yaptığını tespit ederek davayı kabul etmiş, temyiz üzerine yapılan incelemede ise bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; murisleri ...'ün 7 parça taşınmazından bir kısmını satış yoluyla, bir kısmını ise ölünceye kadar bakma akdiyle davalıya temlik ettiğini, temlikteki asıl amacının kendilerinden mal kaçırmak olduğunu, ayrıca murisin bu işlemleri yaptığı sırada ağır hastalıklar geçirdiğini, gördüğü tedavi ve kullandığı ilaçlar sebebiyle bilinci yerinde olmadığından fiil ehliyetinin varlığından bahsedilemeyeceğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı; murisin akıl sağlığının her zaman yerinde olduğunu, 2436, 2481, 3560, 38 78... parsel sayılı taşınmazları murise bedellerini ödeyerek satın aldığını, alım gücünün bulunduğunu, ölünceye kadar bakma akdiyle temlik aldığı 36 84... parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise muris babasına karşı ölünceye kadar tüm sağlık sorunları, yeme- içmesi, bakım ve gözetimine kadar tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, iddiaların asılsız olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin temlik tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı, tüm dosya kapsamı ile muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris tarafından davalıya satış yoluyla devredilen 2436, 2481, 3560, 38 78... parsel sayılı taşınmazlar bakımından, murisin ikinci eşinden olma kızı olan davalının taşınmazların satış bedellerini ödediğini kanıtlayamadığı, murisin terekesinde bir artış meydana gelmediği, tanık beyanlarına göre murisin, ilk eşinden olma çocukları olan davacılarla sosyal ilişkilerinin zayıf olduğu, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı yapıldığı, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalıya devredilen 36 84... parsel sayılı taşınmazların keşfen saptanan değerlerinin murisin tüm terekesine oranının makul sınırı aştığı, temlikin minnet duygusu ile bakım karşılığı yapılmadığı, diğer mirasçılardan mal kaçırma iradesinin devamı niteliğinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 30.500,71 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!