Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde, sigorta şirketinin halefiyet hakkıyla açtığı, patlayan yağmur suyu borusu hasarına dayalı itirazın iptali talepli, zamanaşımı ve mücbir sebep savunmalı dava.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ödediği hasar bedeli nedeniyle halefiyet prensibi uyarınca, bina sahibi ve onun sigortacısı aleyhine, bina çatısından geçen yağmur suyu tahliye borusunun patlaması sonucu meydana gelen ve yapım bozukluğu ile bakım eksikliğinden kaynaklandığını iddia ettiği maddi zararların tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir; davalılar ise zamanaşımı, yetkisizlik, hasarın poliçe kapsamı dışı ortak alanda meydana gelmesi, aşırı yağışın mücbir sebep niteliği taşıması, pasif husumet ehliyeti yokluğu ve talep edilen miktarın fahiş olduğu gibi çeşitli savunmalar ileri sürerek davanın reddini istemektedirler.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu █████/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; müvekkili şirket nezdinde .... numaralı Süper Kobim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... Yayıncılık Bilişim A. Ş. 'nin kullanımındaki ... Maliki Olduğu ... Mah. ... Cad. No: 19/5 adresinde bulunan işyerinde, ... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A. Ş. 'ye ait tavan şaftından geçen yağmur suyu tahliye borusunun patlaması ve taşması neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, hasar ihbarı üzerine hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden tespit edilen 5.437.265,19-TL tutarındaki tazminatın sigortalıya ödendiğini, ödenen bu bedel nedeniyle müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, bina maliki olan davalı .... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A. Ş. 'nin yapım bozukluğu ve bakım eksikliği nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve 69. maddeleri gereğince zarardan asli kusurlu olarak sorumlu bulunduğunu, ayrıca hasar tarihinde davalının ... Sigorta A. Ş. nezdinde poliçesi bulunması sebebiyle ilgili sigorta şirketinin de poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini, itirazın iptali için 19.02.2026 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyası ile başvuruda bulunulduğunu, 03.04.2026 tarihinde yapılan toplantıda anlaşma sağlanamadığını belirterek Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı .... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ vekilinin Mahkememize vermiş olduğu █████/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın çözümünde sigortacının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan delillerin tarafına tebliğ edilmediğini ve karşı beyanda bulunma hakkını saklı tuttuğunu, müvekkil .... Sigorta A. Ş. nezdinde ... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen .... numaralı poliçenin yalnızca belirli katları kapsadığını, hasarın meydana geldiği B Blok ortak alanın poliçe teminatı dışında kaldığını, eksper raporunda da hasarın teminat kapsamı dışındaki bir alanda gerçekleştiğinin tespit edildiğini, poliçedeki sigorta bedeli ile binanın toplam değerinin farklı olduğunu, bu durumun binanın tamamının sigortalı olmadığını kanıtladığını, olayın aşırı yağışlar neticesinde meydana gelmesi sebebiyle mücbir sebep teşkil edebileceğini, bu hususun aydınlatılması için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, müvekkil şirketin faiz ödeme borcunun bulunmadığını, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin haksız yere dava maliyetlerine maruz bırakıldığını, bu nedenle davacı aleyhine en az yüzde 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Kat mülkiyeti kayıtlarının celbini, davanın bina yönetimine ihbarını ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... Çikolata Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin Mahkememize vermiş olduğu █████/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiğini, öncelikle yasal zamanaşımı sürelerinin dolduğunu ileri sürdüğünü, dava konusu yağmur tahliye borusunun Kat Mülkiyeti Kanunu ve .... Sitesi Yönetim Planı uyarınca ortak alan niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle sorumluluğun tüm Kat maliklerine veya site yönetimine ait olduğunu ifade ettiğini, müvekkil şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunduğunu, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanması ve kiracı şirket ile olan hukuki ilişkinin kira sözleşmesine dayanması sebebiyle görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu vurguladığını, davanın görevsizlik nedeniyle reddini istediğini, olay tarihinde bölgede meydana gelen olağanüstü sağanak yağışın mücbir sebep teşkil ettiğini ve zarar ile yapı arasındaki illiyet bağını kestiğini belirttiğini, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve sunulan ekspertiz raporlarına itiraz ettiklerini bildirdiğini, hasar gören malzemelerin yeniden değerlemesinin yapılmasını talep ettiğini, müvekkil şirket aleyhine bir karar verilmesi ihtimaline binaen davanın tüm Kat maliklerine veya .... Site Yönetimi'ne ihbar edilmesini istediğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürdüğünü, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar tazminatı nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesine dayalı olarak açtığı rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın esasına girilmeden önce, mahkememizin görevli olup olmadığı hususu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c ve 115. maddeleri uyarınca re’sen incelenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 115. maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığı mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Dava şartı noksanlığının tespiti halinde, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Davacı sigorta şirketi, sigortalısı .... Yayıncılık Bilişim A.Ş.’ye ödediği tazminat nedeniyle Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürmektedir. Sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davalarında görevli mahkemenin belirlenmesinde, yalnızca davacı tarafın sigorta şirketi olması veya uyuşmazlıkta sigorta poliçesinin bulunması yeterli değildir. Halefiyet, sigortacıya sigortalının zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu hakları kullanma imkânı verir; ancak sigortacı, sigortalının sahip olduğundan daha geniş veya farklı nitelikte bir dava hakkı elde etmez. Bu nedenle görevli mahkeme, sigortalı ile zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen kişi arasındaki temel hukuki ilişkiye göre belirlenmelidir.
Somut olayda dosya kapsamındaki kira sözleşmesi incelendiğinde, davalı .... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kiraya veren, davacının sigortalısı .... Yayıncılık Bilişim A.Ş.’nin ise kiracı olduğu; kiralananın İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, ... Caddesi, ... İş Merkezi B Blok’taki bağımsız bölümlerden oluşan ofis alanı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın zarar iddiası da bu kiralanan işyerinin tavanından geçip şafta giden yağmur suyu tahliye borusunun patlaması/taşması sonucu sigortalı kiracının kullanımındaki alanda meydana gelen hasara dayanmaktadır.
Bu haliyle davacı sigorta şirketinin halef olduğu sigortalı ile davalı ..... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki temel ilişki kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, her ne kadar talebini haksız fiil ve yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine dayandırmış ise de, hasarın meydana geldiği yerin kiralanan taşınmaz olduğu, sigortalının kiracı, davalı ....’in ise kiraya veren ve malik sıfatıyla dava konusu edildiği, zararın kiralananın fiziki durumu, kullanımı, bakımı, onarımı ve yapı tesisatı ile bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, kiralanan taşınmazlardan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu düzenleme karşısında, tarafların tacir olması veya uyuşmazlığın itirazın iptali davası şeklinde açılması, kira ilişkisinden kaynaklanan görev kuralını bertaraf etmez. İcra takibine itirazın iptali istemi, takibin dayanağı olan maddi hukuki ilişkiye göre değerlendirilir. Takip konusu alacağın temelinde kiralanan taşınmazın kullanımı, ayıplı/bozuk/eksik tesisatı, bakım ve onarımı veya kiraya veren-kiracı ilişkisi bulunuyor ise görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Diğer taraftan, davalı .... vekili, hasara sebep olduğu ileri sürülen yağmur suyu tahliye borusunun Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı kapsamında ortak alan niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Davacı tarafın iddiası da yağmur suyu tahliye borusunun patlaması ve taşması nedeniyle hasar meydana geldiği yönündedir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde, dava konusu borunun bağımsız bölüm tesisatı mı yoksa ana taşınmazın ortak tesisatı mı olduğu, ortak yer niteliği, kat maliklerinin veya site yönetiminin sorumluluğu, yönetim planı hükümleri ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının değerlendirilmesi gerekecektir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Dava konusu edilen yağmur suyu tahliye borusunun ortak alan/ortak tesisat niteliğinde olup olmadığına ilişkin değerlendirme, doğrudan Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı hükümleriyle bağlantılıdır. Bu yönüyle de davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden ise davacı, bu davalının davalı ... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Ancak ...Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğu, varsa, davalı.... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin dava konusu zarardan sorumluluğuna ve poliçe kapsamına bağlı olarak değerlendirilecektir. Bu davalının sigorta şirketi olması, uyuşmazlığın temelindeki kira ilişkisi ve Kat Mülkiyeti Kanunu bağlantısını ortadan kaldırmaz. Davacı sigortacının halefiyet yoluyla ileri sürdüğü talebin dayandığı temel hukuki ilişki ve zarar yeri dikkate alındığında,.... Sigorta A.Ş. yönünden de davanın birlikte sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bu aşamada davalıların zamanaşımı, yetki, pasif husumet, poliçe teminatı, mücbir sebep, zarar miktarı ve esasa ilişkin diğer savunmalarının incelenmesine geçilmemiştir. Zira görev hususu dava şartı olup esasa ilişkin incelemeye geçilmeden önce re’sen değerlendirilmesi gereken öncelikli usulî meseledir. Mahkememizin görevli olmadığı sonucuna varıldığından, tarafların esasa ilişkin sair itiraz ve savunmaları görevli mahkemece değerlendirilecektir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin halef olduğu sigortalı kiracı ile davalı kiraya veren/malik arasındaki kira ilişkisi ve ayrıca dava konusu yağmur suyu tahliye borusunun ortak tesisat niteliği iddiası nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleriyle bağlantılı olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmış; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.█████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!