Kadastro öncesi tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasında taraf teşkili, harç muafiyeti ve kesinlik sınırı hataları nedeniyle ilk derece kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili ve el atmanın önlenmesi taleplerini içeren davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı davacılar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hasım teşkili eksikliği, yasal ilanların yapılmaması, harç ve yargılama gideri hataları gerekçeleriyle kaldırılarak dosya yeniden yargılama için mahal mahkemesine gönderilmiş; tekrar verilen kısmen kabul kararı ise davalı hazine vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davanın bazı bölümlerinin kesinlik sınırı altında kalması ve harçlandırma hataları nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını tekrar kaldırarak kısmen kabul yönünde yeni bir hüküm tesis etmiştir.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Şiran Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR-Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, tapusuz taşınmazın tescili ve el atmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu ve ayrıca davanın kısmen, kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümüne yönelik olarak tescil istemiyle açılmasına rağmen yasal hasım konumundaki Hazine davaya dahil edilmeyerek taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesinin, yol olarak gösterilen kısımla ilgili yapılması gereken yasal ilanların yaptırılmamasının, harcı yatırılmak suretiyle yöntemince açılmış bir dava bulunmamasına rağmen krokide (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımların 1 37... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek yol olarak terkinine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma sebep ve şekline göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere Mahal Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen kısmının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen kısmının tapu kaydının iptaline, tescil harici yolda kalan (A) ve (B) harfli kısımlar ile (C) harfli kısmın tek bir parsel numarası verilmek suretiyle davacılar ..., ..., ... ve ... adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline, davacı tarafın müdahalenin meni taleplerinin ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide A ve B harfleri ile gösterilen kısımlar hakkında açılan dava tapusuz taşınmazın tescili davası olup, bu kısımların değeri inşaat bilirkişisi ... tarafından dosyaya sunulan 17.07.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 45,00 TL/m2 birim değeri esas alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2. maddesi uyarınca karar tarihinde (2023 yılında) yürürlükte bulunan 17.830,00 TL kesinlik sınırının altında kaldığı, belirtilen taşınmaz bölümleri bakımından esasa ilişkin istinaf incelemesi yapılmasının mümkün bulunmadığı, dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide C ve F harfleri ile gösterilen kısımları hakkında açılan davanın ise, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, söz konusu kısımlar hakkında verilen kabul kararına yönelik olarak tapu maliki olan davalılar tarafından herhangi bir istinaf başvurusunda bulunulmadığı, davalı Hazine'nin çekişmeli 1 37... parsel sayılı taşınmazda payının olmadığı, bu nedenle dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide C ve F harfleri ile gösterilen kısımları hakkında istinaf incelemesi yapılmasının da mümkün bulunmadığı ancak tescil ile tapu iptali ve tescil davası arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın davalı Hazine'nin tapu iptali ve tescil davasında taraf olmadığı ve harçtan da muaf olduğu göz ardı edilerek, davaya konu edilen taşınmaz bölümlerinin tamamının toplam değeri üzerinden hesaplama yapılarak, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılardan alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğu, ne var ki bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Hazine tarafından istinafa konu edilen tescil davası bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle işin esasını incelememiş, yalnız harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden re'sen inceleme yaparak usulü kazanılmış haklar gözetilerek yazılı şekilde karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi yollamasıyla uygulanan 346. maddesinin açık hükmü gereğince temyiz incelemesine tâbi niteliktedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin ██████████ bireysel başvuru numaralı ve 29.09.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu hususunda yaptığı tespit, yargı denetimi dışında olmadığından, bu karara karşı bir üst kanun yoluna müracaat edilmesi mümkündür. Belirtilen nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Bilindiği üzere; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlara karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 hükmü uyarınca istinaf yoluna başvurulamaz. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bununla birlikte, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.O halde; dava konusu taşınmaz bölümünün dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan 4.316,85 TL değerin dava tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırı olan 3.560,00 TL'nin üzerinde olduğu, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemecesince, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin esasına yönelik olarak istinaf incelemesi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.