Yüklenicinin inşaat işi alacağını davacıya temlik etmesi sonrası belediyeden bakiye alacak talebinin, temlik yasağı ve kesintiler ışığında değerlendirilerek reddedilmesinin temyizi.
Özet: Baraj inşaatı işine dair yükleniciden alacağın temlik alınmasıyla ortaya çıkan uyuşmazlıkta, davacı şirketin davalı belediyeden yaptığı ödeme talebi; ilk derece ve istinaf mahkemelerince belediyenin yükleniciye yönelik kesinti ve mahsupları sonucunda davacının talep ettiği alacağın kalmadığı gerekçesiyle reddedilmiş olup, davacı eksik inceleme, davalı ise temlik yasağına rağmen zımni muvafakat gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti.'nin taahhüdü altında yapılan, ... Barajı İkmal İnşaatı işine ait alacağın ilgili firmanın 05.11.2013 tarihli yazısı ile müvekkiline temlik edilmesi için davalı belediyeden izin talep edildiğini, akabinde tanzim edilen temlikname ile 6.800.000,00 TL tutarındaki alacağın müvekkiline devredildiğini, belirtilen temlikname ve davalı kurumca verilen izin gereğince bugüne kadar temlike konu olan tutar için davalı kurumca müvekkili şirkete yapılan toplam ödeme tutarının 4.861.941,68 TL olduğunu, hakedişlerden yapılan kesintilerin davacının yasal yükümlülüğünde olmadığını ileri sürerek; şimdilik 500.000,00 TL alacaklı olduklarının tespiti ile alacağın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ... hakedişlerin temlik alacaklısına ödendiğini, müvekkilinin temlik edene hangi def'ileri ileri sürüyorsa temlik alana da aynı def'ileri ileri sürebileceğini, temlik alana önceki ödemelerin de yasal kesintileri ile yapıldığını, itiraz edilmediğini, hatta buna ilişkin muvafakatname de verildiğini, temlik alacağının temlik alan davacı tarafından başka bir firmaya temlik edildiğini, ancak davaya konu ana sözleşmede temlik yasağının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, KDV dahil toplam sözleşme bedelinin 25.990.170,85 TL olduğu, KDV tevkifatı sonrası ödenecek tutarın 25.251.773,36 TL olduğu, bu tutardan kesintiler toplamı 5.958.131,48 TL düşündükten sonra, kalan tutarın 15.725.596,75 TL'lik kısmının yüklenici ... firmasına ödendiği, 4.860.516,73 TL kısmının davacı temlik alana ödendiği, davacı temlik alan 4.861.941,68 TL'nin ödendiğini kabul ettiğinden temliknameye göre talep edilen bakiye alacak 1.938.059,00 TL olup, 1.593.494,51 TL kesinti (SGK, Vergi vs) ve 2.031.943,18 TL harcama (sözleşmeye konu pompa ve jeneratörün kiralayana teslimi nedeniyle sonradan yapılan harcama) gözetildiğinde yükleniciye yapılacak başkaca bir ödeme kalmadığı, yüklenici ... firmasından alınan 4 adet teminat mektuplarının ... Katılım, ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankasından alındığı, teminat mektubu bedelleri toplamının 2.600.000,00 TL olduğu, teminat mektuplarından nakde çevrilen tutarın 1.292.471,60 TL olduğu, yapılan hakediş kesintileri ile nakde çevrilen tutar kapsamında eser sözleşmesinin tasfiyesinin tamamlandığı, davalının ... inşaattan olan kesinti ve harcama kapsamındaki alacağını mahsup yöntemiyle yapmasında usule aykırılık olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın yargılama aşamasında yapmış oldukları savunmalar, sundukları deliller, bilirkişi raporları ve raporlara karşı itiraz ve beyanlarını içeren savunmaları, duruşmada sözlü olarak yapılan savunmalar, davalı idarenin gerçekleştirmiş olduğu hukuka aykırı işlem ve eylemlere yönelik tespit ve değerlendirmeleri içeren açıklamaları, davalı idare tarafından iade edilen ve sözleşme kapsamında parası ödenen ve daha sonra tekrar alınan mütemmim cüz niteliğinde olan jeneratör ve pompalarla ilgili olarak söz konusu taşınmazların mütemmim cüz olduğuna yönelik yazılı ve duruşmadaki sözlü beyanlarını, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeleri nazara almaksızın eksik inceleme, araştırma, tespit, değerlendirme ve hesaplamalar ile yetersiz gerekçeye dayalı şekilde verildiğini beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl sözleşmede temlik yasağı bulunduğunu ve davalının temlike zımnen muvafakat ettiğine dair mahkeme gerekçesini kabul etmediklerini, iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, dava dışı yüklenici firma ile davalı iş sahibi arasındaki eser sözleşmesinden ... hakediş bedellerinin davacıya temliki işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacılar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,Aşağıda yazılı harçların temyiz taraflara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.