Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde sicilden resen terkin edilen bir şirketin, devam eden davalar nedeniyle ihyası talebi ve ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluk beyanları.
Özet: Bu dava, Ticaret Sicilinden resen terkin edilmiş bir şirketin, devam eden hukuki süreçlerde taraf olabilmesi amacıyla ihyası talebiyle açılmış olup, davacı şirket yetkilisi ihyanın zaruretini vurgularken, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü ise tasfiye sürecindeki eksikliklerin sorumluluğunun tasfiye memurlarında olduğunu, kendi kurumunun yasal hasım konumunda bulunduğunu ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak, mahkemenin resen terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı ve ihya halinde ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği hususlarını değerlendirmesini gerektirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026G. K. YAZILDIĞI TARİH : █████/2026İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Esas sayılı yetkisizlik kararı üzerine █████/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilen şirketi ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ....'nin yetkilisi olduğunu, ihyası istenen şirketin taraf olduğu Antalya .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ve Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyaları bulunmakta olup ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yargılama esnasında taraflarınca öğrenilmiş olduğunu ve ilgili mahkemelerce şirketin ihyası için dava açma ve açılan dava bilgilerini sunmak üzere taraflarına süre verilmiş olduğunu, ihyası talep edilen şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini ve .... tarihli, .... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinde resen terkin edildiğinden ötürü davada husumeti sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunduklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile ilgili şirketin ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili █████/2026 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Dava ; ... sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: ... sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.Dava konusu, ... sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin adresinin, ... Cad. .... Sk. No: ... ...//... olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; ... sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup,dava ... sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Tarih ve .... E. - ... K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin ... sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca █████/2015 tarihinde davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından "adresinin ve durumunun tespit edilememesi" nedeniyle sicilden re'sen terkin edildiği görülmüştür.Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında, üçüncü kişiler tarafından .... sayılı TTK' nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, ... sayılı TTK' nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. (Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .... Tarih ve .... E. - .... K. sayılı ilamı) İş bu davadaki talep, şirketin terkin yapılmasına itiraz olmayıp, devam eden yargılamalar yönünden ihya edilmesi olduğundan, bu talepte mahkememizce ... sayılı TTK' nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde kabul edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirket yönünden Antalya .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ihyası istenen şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, ihyası istenen şirketin ilgili davalarda taraf olduğu, ilgili dosyalarda ihya davası açmak üzere süre verildiği, davaların derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.... sayılı TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi olan ... (TCKN: ...)'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Davacı vekili celsedeki beyanında yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığın beyan etmiştir. Yine, davalının terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği gözetildiğinde, kanuni görevini yapan davalının vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Tarih ve .... E. - .. K. sayılı ilamı)Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken .... tarihinde .... Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ...'nin sicildeki terkin kaydının Antalya .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyalarının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket yetkilisi ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'nün ... Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi ve ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,4-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Başkan ... ¸e-imzalıÜye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı