İç mimarın şifahi eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, vekilin istinaftan feragat yetkisinin vekaletnamede bulunup bulunmadığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, iç mimarın davalıya ait konut tadilatı ve projelendirme işleri için yapılan şifahi eser sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli alacağı talebini içermekte olup, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmişken bölge adliye mahkemesi davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle kararı kaldırarak davayı reddetmiş; davacı ise davalının istinaftan feragat dilekçesi sunmasına rağmen bölge adliye mahkemesinin bu feragati dikkate almayıp davayı esastan reddetmesinin hatalı olduğunu ileri sürmekte, incelenen vekaletnamede davalı vekilinin "davadan ve temyizden feragat" yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra
dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin iç mimar olduğunu, davalıya ait dairenin tadilat, projelendirme ve uygulama işlerinin yapımı konusunda şifahen anlaşma yaptıklarını 2014 yılı Temmuz ayında işe başladığını; iş bedeli olarak 80.110,00 TL'nin taşeronlara ödendiğini, ... Odası Ücret Tarifesi gereğince, bu bedelin %20'si olan 16.022,000 TL'nin kendi hakedişi olduğunu 2.880,00 TL KDV'si ile birlikte toplam 18.880,000 TL alacağının ödenmediğini bu miktarın temerrüt tarihi olan 17.11.2025'ten itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının 80.110,000 TL olan iş bedelini tahsil ettiğini, davacıya borçlu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı evinde yapılan tamir ve tadilat işlerinin ihtarnameler safhasında bahsi geçen 80.000,00 TL'lik bedel ile uyumlu olarak bilirkişilerce yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafın taşeron ödemelerine ilişkin olarak da 80.110,00 TL'lik faturaları ve belgeleri dosyaya sunduğu, taşeron ödemelerine ilişkin bilirkişilerce tespit edilen iş bedelinin %20'sinin mimar hizmet bedeli olarak hesaplanması gerektiği, KDV dahil 18.880,00 TL bedelli alacağı için davacının dava açtığı, davacı alacağının sübuta erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği 18.11.2020 tarihli kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dava Bölge Adliye Mahkemesince davalıların, davacının sözlü akdi ilişki kapsamında ayrıca mimarlık hizmetinin de verildiği ve bunun ayrıca ücretlendirildiği hususunu yasal ve kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; davalı vekilinin 31.01.2024 tarihli dilekçesiyle istinaf isteminden feragat ettiğini bildirdiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince vaki feragatin dikkate alınmayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmak suretiyle davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu kararın tavzihini talep etmelerine rağmen bu istemlerinin de Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2026 tarihli ek kararı ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda; davacının şifahi sözleşme gereği yapmış olduğu işin bedelinin tahsili için açtığı davanın yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında 28.01.2026 tarihinde hüküm kurmuştur.
Davalı vekili Avukat ...'ın 31.01.2024 tarihli dilekçesinde istinaf başvurusundan feragat ettiklerini beyan ettiği, bu beyanının değerlendirilmesi bakımından davacı vekilinin verdiği 05.02.2026 tarihli tavzih dilekçesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.02.2026 tarihli ek karar ile davalı vekili Avukat ...'ın ibraz ettiği vekaletnamede "istinaftan feragat" veya
"kanun yollarından feragat" yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle bu yetkileri içeren vekaletnameyi sunması için davalı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, ancak davalı vekili işbu vekaletnameyi ibraz etmemiştir.
Davacı vekili, bu kez ek kararı temyiz ederek kararın bozulmasını ve davalının istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenerek feragat sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ek karara karşı yapılan temyiz başvurusu incelemesinde; davalı vekili Avukat ...'ın mübrez 21.02.2018 tarihli vekaletnamesinde "...davadan ve temyizden feragat" yetkilerinin bulunduğu; bahsi geçen yetkilerin söz konusu "istinaf başvurusundan feragat" yetkisini de kapsayıcı nitelikte olduğu; bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2026 tarihli kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılmış, bahsi geçen kararın kaldırılarak, davalı vekilinin istinaf isteminden feragat ettiğine dair dilekçesinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı ... yararına bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2026 günlü EK KARARI'NIN kaldırılmasına,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!