İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Bayilik Sözleşmesinin Haksız Feshi, Tüp İadesi, Kar Mahrumiyeti ve Cezai Şart Talepli Tazminat Davasının Islah Edilerek Arttırılması.
Özet: Davacı, davalı ile arasında imzalanan 5 yıllık bayilik sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce ve haksız olarak feshedildiğini, davalının sözleşme gereği iade etmesi gereken 17.880 adet LPG tüpünü teslim etmediğini ve bu süreçte başka bir bayilik faaliyetinde bulunduğunu iddia ederek, sözleşmenin haksız feshi, iade edilmeyen tüpler nedeniyle doğan cezai şartlar ve kar mahrumiyeti sebebiyle başlangıçta 16.000 TL talep ettiği tazminat miktarını, bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesiyle toplam 4.518.949,90 TLye yükseltmiş ve bu miktarın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında █████/2016 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin sona erme tarihinin █████/2021 olduğunu, ancak davalının sözleşmenin sona erme tarihinden önce █████/2020 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği ihtarname ile kendisine tanınan çalışma şartları ile mevcut rekabet ortamında zarar ettiğini ve bu şartlar altında bayilik ilişkisinin sürdürülemez hale geldiğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmeyi fesih gerekçelerine bakıldığında hiçbir veriye ve hesaba dayanmayan soyut gerçekleş ile sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğinin görüldüğünü, kaldı ki █████/2020 tarihinde davalının iş yerinde tespit yaptıklarını, bu tespitte davalının başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini yaptığı, işyerinde hala müvekkili şirketi ait dolu ve boş tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davacının zilyetliğinde müvekkili şirketi ait 10.178 adet 2 kg'lık, 7.019 adet 12 kg'lık, 420 adet 24 kg'lık, 263 adet 45 kg'lık olmak üzere toplam 17.880 adet LPG tüpü olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşmenin sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkiline teslim etmesi gerekmesine rağmen cevap dilekçesini verdikleri tarih itibarı ile teslim edilmediğini, bayilik sözleşmesinin 20/e maddesine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmelidir, teslim etmediği taktirde ... A.Ş nin beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğduğunu, bu tüplerin imalat bedellerinin kendilerince tespit edilemediğini, imalat bedelinin ...AŞ den sorulmasını ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile talep edebilecekleri cezai şart tutarının tespit edilmesini talep ettiklerini, ayrıca davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak feshi nedeni ile müvekkilinin zararına neden olduğunu, bu nedenle bayilik sözleşmesinin 21/a maddesine göre müvekkilinin uğradığı müspet zararı tazmin etmek zorunda olduğunu, sözleşmenin olağan şartlar altında devam etseydi davalının LPG satışına devam edeceğini ve müvekkilin de kar etmeye devam edecekken sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması nedeni ile müvekkilinin bu kardan mahrum kaldığını, müvekkilinin kar mahrumiyetinin yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitini talep ettiklerini, ayrıca davalı şirketin sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshine neden olduğundan cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu beyan ederek öncelikle fesih tarihindeki tüp imalat bedellerinin dava dışı... Şti'den sorulmasını talep ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat taleplerini, bilirkişi tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere 1.000,00 TL, kar mahrumiyete taleplerini bilirkişi tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere 5.000,00 TL, cezai şart taleplerini bilirkişi tarafından hesaplandığında arttırmak üzere şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL nin fasih ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ederek dilekçesinde dosyada alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin iade edilmeyen tüplerden kaynaklı 1.762.010,90 TL, davalıdan talep edebileceği cezai şart bedelinin 2.745.794,00 TL olduğu ve davalıdan talep edebileceği kar mahrumiyetinin aylık 11.145,00 TL olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde toplam 16.000 TL olarak talep ettikleri tazminatın, bu hesaplamalar doğrultusunda 4.502.949,90 TL arttırarak toplam 4.518.949,90 TL olarak ıslah ettiklerini ve bu miktar üzerinden harcı yatırdıklarını beyan ederek sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı tazminat alacaklarının toplam 4.518.949,90 TL nin ıslah tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya Cevabında:Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil şirket arasında 30.09.2016 tarihinde İzmir/Konak bayiliği için İpragaz A.Ş. Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Bayiliği Anlaşması ve Genel Şartnamesi ile bayilik ilişkisi kurulduğunu, akaryakıt piyasasında dağıtıcının tip sözleşme hazırlama mecburiyeti bulunduğunu, bunun sebebi, LPG Piyasası Kanunu’nun 4/g maddesinde yer alan dağıtıcının, esas faaliyetlerine ilişkin tip sözleşme örneklerini EPDK’ya bildirme yükümlülüğünün olmasından olduğunu, hatta dağıtıcı, bu mecburiyet kapsamında, tip sözleşmede daha sonradan yapacağı değişiklikleri de yürürlüğe koymadan önce EPDK’ya bildirmek zorundadır. Bu sebeple akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından, dağıtım ağına dâhil olacak bayilere imzalatılmak üzere, sözleşme kurulmadan önce, tek taraflı standart sözleşmeler hazırlanmaktadır. Uygulamada, tip sözleşme olarak adlandırılan bu metinler ile akaryakıt bayilik sözleşmesine ilişkin genel hükümler ve yükümlülükler düzenlendiğini, müvekkil şirket ve davacı arasında da önceden davacı tarafından hazırlanan standart bir sözleşme imzalandığını, davacı tüm bayileri ile aynı sözleşmeyi akdettiğini, yapılan tüm sözleşmelerde yalnızca davacı tarafından doldurulan sözleşme başlangıç ve bitiş tarihlerinde bir farklılık görüldüğünü, sözleşme içinde bayinin tüzel kişi olması durumunda gibi sözleşmenin karşı tarafın tüzel kişi mi gerçek kişi mi olacağının dahi belli olmadığını soyut ve genel ifadelerin yer aldığını, sözleşmenin davacı tarafından çok sayıda benzer sözleşmede kullanma amacıyla hazırlanarak müvekkil şirket ile müzakere edilmeksizin imzalanmış olması nedeniyle TBK 20.maddesi uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun açık olduğunu. Hiçbir şekilde davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme hükümlerine dayalı olarak talep edilen tazminatın, cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiğini, davacının haksız rekabet oluşturacak şekilde başka bayilere uyguladığı imkanların müvekkil şirketin müşteri kaybına sebep olması, müvekkil şirket tarafından iletilen iş geliştirme ve destek taleplerinin geri çevrilmesi, müvekkil şirkete uygulanan LPG fiyatları ve yeterli miktarda tüp verilmemesi, müvekkil şirkete verilen pirim vadinin yerine getirilmemesi gibi davacının tutum ve davranışları ile zaman içinde meydana gelen sektördeki genel daralma sebebiyle müvekkili şirketin ekonomik anlamda bir çöküş yaşaması üzerine müvekkili şirketin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini ... 3. Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile haklı nedenle feshettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeyi feshetmeyerek, davacı ile bayilik ilişkisini devam ettirmesi onu adeta iflasa sürükleyeceğinden, varlığını devam ettirmek için sözleşmenin haklı nedenle feshi zorunluluğunun doğduğunu, fesih öncesi müvekkili şirketin sözleşmenin devamı için davacı şirket yetkilileri ile görüştüğünü, yaşadıkları olumsuz durumları anlattıklarını ve çözüm için iş geliştirme fikirlerini paylaştıklarını davacı şirket yetkililerin bu problemler ve çözüm için getirilen önerilere karşı ilgisiz tutum sergilemeleri neticesinde feshin kaçınılmaz olduğunu, fesih ihtarında da belirtikleri üzere ... bölgesinde ve müvekkili şirketin bölgesinde faaliyette bulunan ve hakim durumdaki bir firmaya müvekkili şirketle kıyaslanamayacak derecede iyi imkanların tanındığını, bu tutum yanında ülke genelinde olduğu gibi ... bölgesinde de doğalgaz kullanımının arttığını tüplü LPG kullanımı ve satışlarının önemli ölçüde azaldığını, davacı tarafın ticari ilişkinin devam ettiği süre boyunca, müvekkil şirketi desteklemeyerek, müvekkil şirket aleyhine diğer bayilerine imkanlar tanıyarak kusurlu davranışlarıyla sözleşmenin haklı nedenle feshine sebep olduğunu, davacının müvekkil şirket bayiliklerine teslim ettiğini iddia ettiği tüplere ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin sona erdiği tarihte müvekkili şirketin zilyetliğinde davacıya teslim etmesi gereken tüp bulunmadığını, bu husus göz önüne alınarak davacının her tüp başına sözleşmenin fesih tarihindeki imalat bedeli kadar tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacının dilekçesinde müvekkili şirkete çeşitli cins ve ebatlarda tüp teslim ettiğini belirtiğini, ancak müvekkil şirkete teslim edildiğine dair bir teslim tesellüm belgesini dosyaya sunmadığını, dosyaya sundukları makbuz ve listelerin delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, hiçbir şekilde davacının iddia ettiği sayıda ve miktarda tüpün müvekkil şirket tarafından teslim alınmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyada yer alan dekontlar incelendiğinde tüplerin, müvekkil şirket ile hiçbir ilgisi olmayan farklı farklı birden çok kişi tarafından teslim alındığının görüldüğünü, ancak bu bu şahısların müvekkil şirketi temsile yetkili kişiler olmadıkları gibi müvekkili şirket ile hiçbir bağlarının bulunmadığını, öte yandan tüp teslimatının ancak depozito karşılığı yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece tüplerin teslimine ilişkin iddialarının kabulü halinde dahi bu tüplerin depozito karşılığında teslim edilmiş olacağının dikkate alınması gerektiğini, davacının müvekkili şirketten bir alacağı olduğu kanaatine varılması halinde depozito bedellerinin mahsubunu talep ettiklerini, özellikle yapılacak bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defter ve kayıtlarının müvekkil şirket tarafından ödenen depozito bedelleri ve buna ilişkin belgeler bakımından detaylı bir şekilde tetkik edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinden sözleşmenin 21/a maddesine dayanak kar mahrumiyeti talebinde bulunduğunu, hiçbir şekilde davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için sözleşmenin süresinden önce feshedildiğinin kabulünde dahi sözleşme ile belirlenen sürenin dolmasına kısa bir süre kalmışken sözleşmenin feshedilmiş olduğu gözetilerek davacının hakkaniyete aykırı kar mahrumiyeti talebinin reddi ve reddine ve tenkisine karar verilmesi gerektiğini, zira kar mahrumiyeti talebinin dayanağı olarak gösterilen sözleşmenin 5 yıl geçerli olacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşme süresinin yarısından fazla bir zaman boyunca üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiği ve davacının davranışlarının feshe sebebiyet verdiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği dikkate alınarak davacının kötü niyetli olarak talep ettiği kar mahrumiyeti talebinin reddi gerektiğini, davacının bölgede kaç tane bayisinin olduğu, müvekkil şirket ile arasındaki bayilik ilişkisi sona erdikten sonra davacının yeni bir bayilik sözleşmesi yapıp yapmadığı araştırılarak müvekkil şirket tarafından satılamayan ürünlerin davacının başka bayileri tarafında da satılabileceğinin gözetilmesi gerektiğini, başka bir bayi yok ise davacının o bölgede yeni bir bayi tesis etmesi için gerekli süre belirlenerek hakkaniyete uygun bir karar verilmesi gerektiğini, zira davacı tarafından yeni bir bayilik sözleşmesi yapıldı ise kazanç kaybının yeni bayi ile anlaşma tarihine kadar hesaplanması, fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, bu bölgede müvekkili şirketin bilgisi dahilinde 10 bayi bulunduğunu, bunların içinde sözleşmenin feshinden sonra açılmış bir bayinin de bulunduğunu, davacının sözleşmenin feshi sonrası müvekkili şirket aracılığı ile satamadığı tüpleri yeni açtığı bayi ve diğer 9 bayi ile satabileceğinin açık olduğunu, taraflar arasındaki cezai şarta ilişkin hükümlerin geçerli olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin 21/b maddesi ile belirlenen cezai şart hükmünün müvekkili şirketin ekonomik anlamda mahvına sebep olacak nitelikte olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davacıya verilen depozito bedelleri ve teminatların bulunduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek tespitlere göre müvekkilinin davacıdan olan alacaklarının davacıya ödediği depozito bedellerinin ve verdiği teminatların bu davadaki taleplerden mahsubunu talep ettiklerini, zire müvekkili şirket tarafından davacıya verilmiş banka teminat mektupları bulunduğunu beyan ederek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden, davacının taleplerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan ve müvekkili şirket uhdesinde iadesi gereken herhangi bir tüp olmadığı gözetilerek davanın tümden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, kar mahrumiyetine ilişkin hesaplama yapılırken sözleşme ile belirlenen sürenin bitmesine kısa zaman kaldığı ve emsal yargı içtihatlarında yer alan hesaplama yöntemleri gözetilerek hakkaniyete uygun bir hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin taleplerin reddini, yine mahkeme ceza koşulunu hükümsüz sayabileceği ya da ceza koşulunun indirilmesine karar verilebilecek olması sebebiyle terdirtli olarak öncelikle genel ahlak kurallarına aykırılık sebebi ile söz konusu tutara yönelik talebin hükümsüz sayılması ve cezai şart talebinin reddi, aksi halde öncelikle hükmedilecek tutarın █████/2016 tarihindeki parekende satış fiyatı üzerinden ve mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde en yüksek LPG alımının yapıldığı ay belirlenerek buna göre bir hesaplama yapılması, akabinde bu tutarın talebe konu sözleşmenin toplam süresi ile bitişi için kalan sürenin oransal olarak hesaplanması doğrultusunda azaltılması ve bu şekilde bulunacak tutarın da en az %50 oranında tenkisi ile davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, mahkemece bu taleplerinin kabul görmemesi ve davacının müvekkil şirketten bir alacağı olduğu kanaatine varılması halinde, müvekkil şirketin davacıdan olan alacaklarının davacıya ödediği depozito bedellerinin ve verdiği teminatların karşılıklarının hükmedilecek tutardan mahsubu, zaman aşımına uğramış tüm taleplerin zaman aşımı nedeniyle reddini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER;Ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamıGEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmenin haksız nedenle feshine rağmen iade edilmeyen LPG tüp bedelleri, cezai şart ve kar mahrumiyeti istemine ilişkindir. Taraflar arasında 30.09.2016 tarihli, 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım bayilik sözleşmesi imzalamıştır. Buna göre sözleşmenin sona erme tarihi 30.09.2021'dir. Davalı sözleşmenin sona erme tarihinden önce, 14 Şubat 2020 tarihinde gönderdiği ihtarname ile; kendisine tanınan çalışma şartları ile mevcut rekabet ortamında zarar ettiğini, başka bayilere haksız rekabet oluşturacak şekilde haklar tanındığı, yeterli miktarda tüp verilmediği, prim vaadinin yerine getirilmediği ve bu şartlar altında bayilik ilişkisinin sürdürülemez hale geldiğinden bahisle sözleşmeyi feshetmiştir. Davacı, davalının zilyetliğinde mülkiyeti davacıya ait 10.178 adet 2 kg.'lık, 7.019 adet 12 kg.'lık, 420 adet 24 kg.'lık, 263 adet 45 kg.'lık, toplam 17.880 adet LPG tüpü mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşmenin sona erme tarihinden 15 gün içinde davacıya teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen teslim edilmediğini, sözleşmenin 20/e maddesine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmediği takdirde ... A.Ş’nin beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki imalat bedeli kadar cezai şart talep etme ve sözleşmenin 21/e maddesine göre kar mahrumiyeti talep etme hakkı doğduğunu belirterek tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat, kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinde bulunmuştur.Yapılan bilirkişi incelemesi ile sektörde bir miktar daralma olduğu anlaşılmıştır. Sektörel daralma ve diğer bayiler ile farklı anlaşmalar mahkememizce ve bilirkişi incelemesinde fesih için haklı sebep olarak kabul görmemiştir. Bunun dışında fesih nedeni olarak ileri sürülen hususlar ispatlanamamıştır. Davalı taraf sözleşmeyi haklı neden olmadan fesih etmekle davacının uğramış olduğu kar kaybı ve cezai şart ile iade edilmemiş tüp bedellerinden sorumlu tutulmuştur.Davalıya teslim edilen tüp sayısının ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı tüp sayısına ilişkin tek taraflı tutmuş olduğu yardımcı kayıtları sunmuştur. Bu kayıtların tek taraflı tutulması ve ticari defter ve kayıtlarda yer almaması ve ticari ilişkinin 2005 den beri devam ediyor olması bu süreçte bir kısım tüplerin iade edilmiş olmasının ticari teamül gereği olması nedeni ile bu kayıtlarda yer alan sayılara tek başına itibar edilmemiştir. Bununla birlikte davalıya ait alım faturaları dikkate alındığında ve ticari teamül gereği bir miktar tüpün satılması için davalıya teslim edilmesinin ticari hayatın zorunluluğu olması karşısında davalıya bir miktar tüpün teslim edildiği kabul edilmiştir. (Aynı şekilde İstanbul BAM 14 HD ... E., ... K.,) Bu tüplerin, davacıya iade edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davalıdadır. Davalı bu tüplerin iade edildiğini ispatlar delil sunamamıştır.Davacı tarafın yardımcı kayıtlarla teslim edildiğini belirttiği sayılar ve ticari teamüller gözetilerek teslim edildiği belirtilen tüplerin % 10 u kadar tüplerin teslim edilmediği kabul edilmiştir. Buna göre teslim edilmeyen 2 kg tüp sayısı 1.550 adet (x51,05=79.127,50 TL), 12 kg tüp sayısı 747 adet (x102,09= 76.261,23 TL), 24 kg tüp sayısı 122 adet (x186,96=22.809,12 TL) ve 45 kg tüp sayısı 32 adet (x316,11=10.115,52 TL) olmak üzere iade edilmeyen toplam tüp sayısı 2451 adet ve toplam miktarı ise 188.313,37 TL olarak hesaplanmıştır. Her bir tüp adedinin birim fiyatı 21.20.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun 3. Sayfasında yer alan tablodaki verilere göre belirlenmiştir. Davacının ticari defterlerinde 121.917,61 TL tüp depozito bedelinin ödenmiş olduğu kayıtlıdır. Davalı cevap dilekçesi ile mahsup talebinde bulunmuş olup, mahsup talebi sehven hüküm fıkrasına yansıtılmamış olmakla kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkiye sebebiyet vermemek için bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Bilirkişi incelemesi ile aylık kar mahrumiyeti 11.145,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf yeni bir bayi ile sözleşme imzalamak için makul olan süre için kar mahrumiyeti talebinde bulunabilir. Mahkememizce bu süre 3 ay olarak kabul görmekle birlikte taleple bağlı kalınarak 1 aylık için talep edilen kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bilirkişilerden iade edilmediği iddia edilen tüp sayısının ticari teamüle uygun olup olmadığı, ticari teamüle uygun değil ise teamüle uygun olan ortalama tüp sayısının ne kadar olması gerektiği hususunda bilirkişi heyetinden alınan 13.04.2026 tarihli ek raporda davacının iade edilmediği belirttiği tüp sayısının ticari teamül ile örtüşmediği belirtilmiştir. Bilirkişiler tarafından tüp sayısı kesin olarak belirlenemediğinden bilirkişi raporunda tespit edilen tüp bedellerine göre mahkememizce takdir edilen adet tüp sayısına göre resen hesaplama yapılmıştır.25.06.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davalı şirketin ödenmiş sermayesinin 8 kat fazlası kadar öz varlığı sahip olduğu davalının 10.000.000 TL ye kadar ödeyeceği cezai şartın şirketin mahfına sebep olmayacağı tespit edilmiştir.Sözleşmenin 21. Maddesinde, bayi. son bir yıl içinde İpragaz’dan aldığı LPG'nin en yüksek aya ait ton miktarının, sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg’lık tüplü LPG'nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulunacak LHG perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunan bedeli, İpragaz’a cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği kararlaştırılmıştır. Davalının son 1 yılda en yüksek LPG alımını Ekim 2019 ayında 278.055 kg ile yaptığından, 12 kg ile bölünmesi ile 1 adet 12 kg LPG tüp fiyatı ile çarpılması sonucu tazminat tutarının hesaplanması gerekmektedir. İzmir ilinde fesih tarihinde 12 kg’lık tüplü LPG’nin perakende satış fiyatı 118,50 TL olduğundan 278.055 / 12 X 118,50 = 2.745.794 -TL cezai şart talep hakkı hesaplanmıştır.Islah dilekçesinde tüm alacak için ıslah tarihinden faiz talep edilmiştir. Bu nedenle hüküm altına alınan tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmiştir. HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile 188.313,37 TL tüp bedelleri, 2.745.794,00 TL cezai şart ve 11.145,00 TL kar mahrumiyetinin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alınması gereken 201.190,19 TL nispi karar harcından peşin + Islah harcı toplamı 77.773,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 123.416,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 424.882,81 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 238.317,65 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafından yatırılan toplam peşin + ıslah harcı toplamı 77.773,24 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı, 20.960,00 TL bilirkişi ücreti. 1.485,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 22.507,20 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 14.669,20 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 7- Taraflarca yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Katip ... (e-imza)