İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Faaliyet Başlatamayan ve Ortaklar Arasındaki Şiddetli Husumet Nedeniyle Fesih ve Tasfiyesi İstenen Şirket Davasında Bilirkişi Raporu Değerlendirmesi.
Özet: Yüzde yetmiş hissedarı olduğu anonim şirketin diğer ortağı ve münferit yetkilisinin, şirketin kuruluş amacına uygun faaliyet göstermemesi, sermayeyi kötüye kullandığı şüphesi ve taraflar arasındaki kişisel husumetler nedeniyle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini iddia eden davacı, şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesini talep etmiştir; davalının davaya cevap vermediği yargılamada, sunulan deliller ve bilirkişi raporu ışığında şirketin zarar ettiği tespit edilmiş, ancak davacının dava tarihi itibarıyla Türk Ticaret Kanununun 531. maddesi uyarınca fesih davası açmaya yeterli paya sahip olup olmadığının, pay defterinin dosyada bulunmaması nedeniyle belirlenemediği bildirilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Şirketin Fesih Ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş. 08.12.2008 tarihinde, oto temizliği işi ile iştigal etmek üzere kurulmuş olduğunu, şirketin sermayesi 900.000TL olup %70’i müvekkiline, %30’u ...’a ait olduğunu, ... şirketin münferit imza yetkilisi olarak şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin kuruluş amacı SADECE, “Özel bir takım makinalarla araçların iç ve dış bakımlarını yapmak” olduğunu, halihazırda şirket merkezi olarak görünen “...” adresinde bulunan dükkanın kiralanmış olduğunu ancak o günden bugüne ne makineler alınmış olduğunu , ne de bunun için herhangi bir girişimde bulunulmuş olduğunu, sadece sermaye koyma yükümüyle işe giren ve işin takibinin diğer ortak ... tarafından yapılacağına güvenen müvekkilinin, yakın zamanda, ...’ın aslında bu işi hiç yapmayacağını, tek amacının sermayesini kullanmak olduğunu farkettiğini, bu süreçte gelişen bazı olaylar neticesinde, müvekkili, ... aleyhine -başkaca konulardan- hem alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olduğunu, hem de muhtelif suç duyurularında bulunmuş olduğunu, ortaklık ilişkisi çekilmez hale gelmiş olduğunu, şirketinin iki ortağı halihazırda, başkaca konularda ve ağır ithamlarla, ağır hukuki husumetler içerisinde olduklarını, bu durumda müvekkilinin, işbu ortaklık ilişkisini devam ettirmesinin kendisinden beklenemeyeceği ortada olduklarını, tarafların bir araya gelmelerine, bu şirketin devam etmesine imkan bulunmamakta olduğunu, ... yetkili müdür olduğu için, şirket ile ilgili tüm kararları tek başına alma yetkisine sahip olduğunu, bu yetkiler aynı zamanda şirketi borçlandırma yetkisini de içerdiğini, müvekkili, şirketin sermayesinin de ortadan kaybolduğuna inanmakta olduğunu, bu konuda hiçbir şekilde bilgi alamamakta olduğunu, taraflar arasındaki husumetin yanında, aradan geçen yaklaşık 18 aylık süreçte, şirketin kuruluş amacını yerine getireceğine dair en ufak bir emare dahi ortada olmadığını ve tarafların amaçladıkları ticari faliyeti yerine getirmelerinin de mümkün olmaması hasebiyle şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmişlerdir, ancak iş bu dava süresince ve kesinleşme kararına kadar geçerli olmak üzere, müvekkilinin şirket ortağı olması sebebi ile yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmaması için borç ve yükümlülüklerinin dondurulması yönünde de tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davlıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dava, davalı ... ... A.Ş.'nin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş ve davaya cevap vermediğinden davacının bildirdiği deliller celp edilmiş ve dava dosya mübrez delillerle sonuca varılmıştır.
Davalı şirketin sicil kaydı celp edilmiş, tetkikinden davalı şirketin yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Davacının ihtiyati tedbir talebinin mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve Genel Kurul toplantısına ilişkin belgelerin incelenmesi bakımından, davalı şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti, haklı sebeple fesih ve tasfiyesi koşulları oluşmuş ise tasfiye memuru atanması ve yetkilerinin belirlenmesi hususlarında bilirkişilerden rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;
"Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, hukuki nitelendirme ve nihai takdiri tamamıyla muhterem Mahkemeye ait olmak üzere;
Davalı ... ... A.Ş.'nin yasal ticari defterlerinden 2022 ve 2023 yıllarına ait Yevmiye Defterinin dava dosyasına ibraz edildiği, ibraz edilen 2022 ve 2023 Yıllarına ait Yevmiye Defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nun 64. maddesinin üçüncü fıkra hükmüne göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, şirketin 2022 yılında 4.059,03.-TL, 2023 yılında ise 332.135,04.-TL Zarar (Net) ettiği görülmüş,
Davacının davalı şirkette kuruluş aşamasından 9670 paya sahip olduğu, anonim şirketlerde pay devirleri sicile tescil ve ilan edilmediğinden, davalı şirketin pay defterinin de dosya kapsamında bulunmaması sebebiyle, davacının dava tarihi itibariyle davalı şirketteki pay oranının tespitinin mümkün olmamış, bu sebeple TTK m. 531 uyarınca haklı sebeple fesih davası açmak için davacının yeterli paya sahip olup olmadığı dosya kapsamından tespit edilememiş,
Taraflar arasındaki yargıya yansımış uyuşmazlıkların, iki ortaklı bir anonim şirkette ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesine sebep olabileceği, davalı şirket genel kurulunun usulüne uygun olarak toplantıya çağrılması ve toplantının gerçekleşmiş olması ihtimalinde davacının sahibi olduğunu iddia ettiği % 70 pay karşılığı kullanacağı oyun şirketin feshi kararı alınması gerekli nisabı tek başına sağlamayacağı görülmüş,
Haklı sebebin var olup olmadığının ve TTK m. 531 çerçevesinde fesih yerine alternatif çözümlere karar verilmesinin muhterem Mahkemenin takdirinde olduğu neticelerine ulaşılmıştır." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından mahkememizde açılmış bulunan işbu davada davalı şirketin %70 oranında pay sahibi olduğu iddiası ile TTK m.531'e dayalı olarak işlevsiz kaldığı iddiası ile dava konusu şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talep edilmiştir.
6100 sayılı TTK m.531/1 "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmünü içermektedir.
Mahkememizce celp ve incelenen davalı ...'nin ticaret sicil kayıtlarına göre İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-5 sicil numaralı davalı şirketin yönetim kurulu başkanının ticaret sicile şirketin █████/2022 tarihinde tescilinden itibaren ... olarak kayıtlı olduğu, bankaya davalı şirketin yevmiye defterinde █████/2022 tarih itibariyle şirket sermayesinin %70'inin davacıya ait olduğu ve %30'unun ...'a ait olup bunun aksine bir delil sunulmadığı gibi banka kayıtları ile de yatırılan sermayenin sabit olduğu görülmekle, davacının iddiasının aksine bir delilin de bulunmadığı dikkate alınarak işbu davanın açılmasını sağlayacak miktarda %10 hissenin üzerinde hisse sahibi olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Buna göre, davacının davalı şirkette %70 pay sahibi olduğundan davacı açmakta hukuki yararının olduğu ve davalı şirketin adresinin mahkememiz yargı çevresinde olduğundan yine mahkememizin yetkili olduğu, somut olayda şirketin son tescilinin █████/2022 tarihinde yapıldığı, şirketin tek imza yetkilisi olan ...'ın davacının genel kurul taleplerine karşılık vermemesi ve genel kurulun yapılamaması ve taraflar arasında dosyamıza celp edilen bir çok cezai ve hukuki davaların olması ortaklığı devam ettirebilecek durumunda olunmaması, şirketin devamlılığı bakımından şirketi ayakta tutacak birlikteliğin mümkün olmaması karşısında İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-5 sicil numarası ile kayıtlı olan ...'nin TTK'nın 531 maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine, karar verilmesinde, şirketin devamında tarafların bir menfaatinin olduğu belirlenemediği gibi taraflar arasında yargıya yansıyan pek çok uyuşmazlığın bulunması karşısında, şirkette güven ilişkisinin sona ermiş olduğunun kabulü ile, gayrifaal şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği mahkememizce benimsenmiştir.
Sonuç olarak, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memuru olarak ... ... ... (TC: ...) atanmasına, tasfiye memuru için aylık 15.000 TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 90.000-TL tasfiye ücretinin karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna bildirilmesine, tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten tasfiye sırasında karşılanmasına, karar kesinleştiğinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinin ve tasfiyeye girmiş olduğunun ve tasfiye memurunun tescil ve ilanına dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
a)İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-5 sicil numarası ile kayıtlı olan ...'nin TTK'nın 531 maddesi gereğince FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak ... ... ... (TC: ...) ATANMASINA,
3-Tasfiye memuru için aylık 15.000-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 90.000-TL tasfiye ücretinin karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna BİLDİRİLMESİNE,
4-Tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten tasfiye sırasında KARŞILANMASINA,
5-Karar kesinleştiğinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinin ve tasfiyeye girmiş olduğunun ve tasfiye memurunun TESCİL VE İLANINA,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL ile 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat posta ve bilirkişi ücreti toplamı 13.442,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına,
11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İSTANBUL BAM ilgili dairesinden istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!