İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının icra takibine konu faturaya dayalı ticari borçlu olmadığını savunduğu menfi tespit davasında, bilirkişi raporuyla eski şirket yöneticisi olarak sorumluluğunun araştırılması.
Özet: Bu menfi tespit davasında, davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan ve üçüncü taraf tasfiye halindeki bir şirkete kesilen faturalara dayandırılan icra takibine itiraz ederek davalı ile ticari bir ilişkisi olmadığını ve takibin kötü niyetli olduğunu iddia etmiş; mahkemece atanan bilirkişi heyeti ise davalının üçüncü şirkete kestiği fatura tutarlarının icra takibindeki borç miktarıyla uyumlu olduğunu, davacının bu şirkette müdürlük görevlerinde bulunduğunu ancak şahsına ait ticari işletme kaydına rastlanmadığını, ticari defterlerin incelenmesinde ise zorluklar yaşandığını belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA DEĞERİ : 1.818.841,05 TLDAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin ilanen tebliği yoluyla takibin kesinleştiğini, icra dosyasının incelenmesinde, takibin müflis ... San. Deri Tic. A.Ş. isimli şirketle yapılan 2016 yılına ait tarihli faturaya dayandığını, müvekkilinin adının da hiçbir gerekçe ve belge gösterilmeden takibe eklendiğinin görüldüğünü, müvekkilinin takip alacaklısı ... Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle borç doğuran bir ilişkisi olmadığını, takibin borç ikrarı içeren bir belgeye dayalı olarak yapılmadığını, davalının açık bir şekilde kötü niyetli olduğunu, beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında davacının davalı şirkete borcunun bulunup bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin dayanağının olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin tespiti ile takibin haksız ve kötüniyetli bir şekilde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir.Dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip sayılı dosyası celp edilmiş yapılan incelemede davalı tarafından davacı ile dava dışı tasfiye halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine █████/2023 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ilan yoluyla tebliğ edildiği, takibin █████/2024 tarihinde kesinleştiği, devamında davacı aleyhine haciz yapıldığı, █████/2024 tarihli haciz tutanağına göre davacı üzerinde bulunan 36.400,00-TL'nin haczedildiği anlaşılmakla taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına ilişkin arabuluculuk tutanağı düzenlendiği görülerek işbu davanın mahkememizde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi bakımından █████/2025 tarihli ara karar ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve bilirkişiler Mali Müşavir ..., YMM Dr. ..., Borçlar Hukukçusu ... marifetiyle;"1-Dava konusu .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra takibine konu kesinleşen takipten davacının, davalı şirkete borçlu olup olmadığının tespiti, 2-Cari hesap ilişkisinin dayanağı fatura ve irsaliyenin mevcut olup olmadığı , varsa hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı, mal teslimi veya hizmetin verilip verilmediği, 3-Takibin haksız veya kötüniyetle yapılıp yapılmadığının belirlenmesi,4-Taraflar lehine icra inkar / kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti"hususlarında inceleme icra edilmesi istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2026 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı kök raporlarında özetle;"Tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere;Davalı şirket ... Deri Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti'i tarafından dava dışı Tasfiye Halinde ... San. Ve Tic, A.Ş.'ne 2016 yılında tanzim etmiş olduğu faturaların toplamı 29.12.2023 tarihli .... İcra Dairesi 2023/ ... E dosyasındaki takipteki borcun sebebi cari hesap alacağı 290.741,00 USD ile uyumlu olduğu,Davacının şirketin Vergi Dairesi olan Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Deftedarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 21.10.2024 tarih ve E-...-250.02.01 (...)-... nolu yazısında; davacının, 01.01.2004—31.12.2004 tarihleri ve 01.01.2005 -31.12.2005 tarihleri arasında kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya lcasingi vb. faaliyetinde bulunduğu (Gms mükellefi olduğu) tespit edildiği ve herhangi bir usulde defter tutmadığı tespiti yapıldığı,Davacının şirketin Vergi Dairesi olan Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Deftedarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün anılan yazısında yer alan tüzel incelenmesi sonucu dava 31.12.2010 ile'07.04.2014 tarihleri arasında dava dışı şirkette şirket müdürlüğü, genel müdürü ve yönetim Kurulu başkanlığı yaptığı,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.10.2024 tarih ve .../... nolu yazısında davacı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanmadığı,Davalı şirket ... Deri Sanayi ve Tic. Ltd.Şti ile dava dışı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul dışında bulunduğundan ticari defter ve kayıtları yerinde incelenemediği,Menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacağın varlığını iddia eden davalı (alacaklı) üzerinde olduğu, buna karşın davalı tarafın davaya cevap vermedi;Takip talebinde borcun sebebinin “Cari Hesap Alacağı” olarak gösterildiği, ancak 6102 sayılı TTK m. 89/2 uyarınca geçerlilik şartı olan yazılı bir cari hesap sözleşmesinin taraflar arasında akdedildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı,Takip dayanağı olarak sunulan 16.08.2016, 20.08.2016 ve 27.08.2016 tarihli üç adet faturanın da dava dışı ... SAN. TİC. A.Ş. adına düzenlendiği, faturalarda davacı ...'ın isminin yer almadığı, davacı adına düzenlenmiş veya tebliğ edilmiş herhangi bir fatura, irsaliye veya mal teslim tutanağına rastlanmadığı, bu nedenle davacı ile davalı arasında borç doğurucu bir ticari ilişkinin varlığının ispat edilemediği,Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı yanın alacağın varlığını ve davacı ...'ın bu borçtan şahsen sorumlu olduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında davacı ...'ın davalı ... Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne borçlu olmadığı,Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebi bakımından; davalının, borçlu şirketin yanı sıra şirket yetkilisi/ortağı olan davacıya karşı takibe girişmesinin İİK m. 72/5 anlamında "kötüniyet" teşkil edip etmeyeceği hususunda; Yargıtay uygulamasında sermaye şirketi ortaklarına/yöneticilerine yapılan takiplerde alacaklının salt bu nedenle kötüniyetli sayılmayacağına dair kararların bulunduğu gözetilerek, davalının takibe girişmekte haksız olduğu sabit olmakla birlikte kötüniyetli olup olmadığı konusundaki nihai takdirin Sayın Makeme'ye ait olduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; işbu davaya konu borçlu olunmadığının tespitine yönelik başlatılan icra takibinde, borcun sebebi olarak █████/2016 düzenleme tarihli, █████/2016 ödeme tarihli cari hesap alacağı gösterilmiş olup takip dayanağı belgeler olarak davalı tarafından dava dışı tasfiye halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine "kürk süet deri" açıklaması ile █████/2016 - █████/2016 - █████/2016 tarihli faturalar tanzim edildiği, kur üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde toplamda 290.741,62 USD cari hesap alacağının bulunduğu, başlatılan icra takibindeki alacağın bu tutarla uyumlu olduğu görülmüş ise de ilgili faturaların dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlendiği, davacının takibe konu faturalarda borçlu olarak gözükmediği anlaşılmıştır. İcra takibinde borcun kaynağı her ne kadar cari hesap alacağı olarak düzenlenmiş ise de cari hesap sözleşmesi TTK Madde 89'da "İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir." şeklinde düzenlenmekte olup maddenin ikinci fıkrasında sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlanmıştır. Buna göre gerek mahkememize gerekse icra takibine sunulu belgeler arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, yalnızca dava dışı şirkete yönelik düzenlenen üç adet fatura sunulduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı, defterlerini ibraz etmediği, davalı tarafa ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 220 ve 222. maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmaları, bilirkişi incelemesi gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını, inceleme mahallinde hazır bulundurmaya veya öncesinde yasal mazeretlerini bildirmeyenlerin ticari defter inceletme ibraz istemlerinden vazgeçmiş sayılacakları hususunun ara karar ile tebliğen ihtarına rağmen, davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve şirket merkezleri konumunun şehir dışında olması nedeniyle yerinde incelemenin de yapılamadığı, bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, davanın menfi tespit davası olduğu dikkate alındığında HMK 190 gereğince ispat yükünün kural olarak hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran yani alacağın varlığını iddia eden davalı(alacaklı) üzerinde olduğu, buna rağmen davalı tarafça davacı ile arasında herhangi bir fatura, irsaliye, mal teslim tutanağı veyahut mal veya hizmet teslimine ilişkin bir belge sunulamadığı anlaşılmakla taraflar arasında borç ilişkisinin varlığı ispat edilemediğinden davanın kabulü ile dava konusu icra takibine dayalı olarak yapılan hacizler neticesinde █████/2024 tarihli haciz tutanağı ile davacıdan tahsil edildiği anlaşılan 36.400,00 TL'nin davacıya iade edilmesine karar verilmiştir.Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli yazı cevabı ile davacının dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde █████/2010-█████/2014 tarihleri arasında Genel Müdür; iflas halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde █████/2014-█████/2015 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı görülmüş ise de davacının TTK hükümlerine göre şirketin borçlarından sorumluluğu bulunmamakta olup davacı vekili, müvekkilinin sorumluluğu olmamasına rağmen müflis şirketle birlikte davacıya yönelik başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olmasından bahisle kötüniyet tazminatı talep ettiği görülmüş ise de söz konusu talebin İİK'nın 72. Maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespite ilişkin olduğu anılan madde uyarınca; davanın borçlu lehine neticelenmesi halinde alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerektiği, ancak davacı-borçlu aleyhine, icra takibi başlatıldığı sırada davalının kötü niyetli olduğu mevcut dosyadaki delillerle ispatlanamadığından, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yasada düzenlenmiş ise de, bu tazminatın verilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerektiği, oysa davacının icra takibinin borçlusu olan müflis şirketin ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu, takibin şirket borcundan kaynaklı olarak yapılmış olduğu ve davalı yan tarafından iddia edildiğinden sorumlunun tespit ve takdiri mahkemeye ait olmakla kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce sonuç olarak; davacının dava dışı ... .. AŞ'nin aleyhine davalı şirket tarafından yapılan icra takibinde, hiçbir sebep ve gerekçe gösterilmeden takip borçlusu olarak yer verilmesi sebebiyle, takip borçlusu şirketin aleyhine düzenlenen iki fatura ve cari hesap ilişkisi nedeniyle yapılan takipte davacının borçlu gösterilmesini gerektiren bir sebep ortaya konmadığından davacı borçlu şirketin ortak ve temsilcisi olsa dahi doğrudan icra takibinde taraf olarak gösterilmek suretiyle sorumluluk yoluna gidilemeyeceği mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda, özellikle davacının borçtan şahsen sorumlu olduğunu, davalı icra takibi başlatan alacaklının ispatlaması gerektiği, ...'ın ticaret sicilde gerçek kişi işletme kaydına rastlanmadığı, bu nedenle cari hesap alacağı sebebine dayalı icra takibinde 6102 sayılı TTK 'nın m.89/2 gereğince geçerli bir yazılı cari hesap sözleşmesinin de dosyaya ibraz edilmemiş bulunması karşısında davacı ile davalı borçlu arasında borç doğurucu bir ticari işlem de tespit edilemediğinden dava konusu icra takibinde davacının davalı alacaklıya borcu bulunmadığına ilişkin menfi tespit davasının kabulü ile, davacının dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının İİK 72 maddesi gereğince tespitine, yapılan haciz sırasında anılan icra dosyasıyla ilgili █████/2024 günlü haciz tutanağına göre toplam 36.400 TL paranın haczedildiği anlaşılmakla, davacıya ait paranın haczine esas takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilerek icra dosyasına mahsuben tahsil edilen 36.400 TL'nin dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kötüniyet tazminat talep etmişse de, davacının icra takibinin borçlusu olan müflis şirketin ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu, takibin şirket borcundan kaynaklı olarak yapılmış olduğu ve davalı yan tarafından iddia edildiğinden sorumlunun tespit ve takdiri mahkemeye ait olmakla kötüniyet tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜ İLE, 1-Davacının dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının İİK 72 maddesi gereğince TESPİTİNE,2-Yapılan haciz sırasında anılan icra dosyasıyla ilgili █████/2024 günlü haciz tutanağına göre toplam 36.400 TL paranın haczedildiği anlaşılmakla, davacıya ait paranın haczine esas takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilerek icra dosyasına mahsuben tahsil edilen 36.400 TL'nin dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,3-Davacı kötüniyet tazminat talep etmişse de, davacının icra takibinin borçlusu olan müflis şirketin ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu, takibin şirket borcundan kaynaklı olarak yapılmış olduğu ve davalı yan tarafından iddia edildiğinden sorumlunun tespit ve takdiri mahkemeye ait olmakla kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,4-Alınması gerekli 124.245,03 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 31.061,26 TL harcın düşümü sonucu kalan 93.183,77 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 31.061,26 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 31.488,86 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 272.637,75 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 24.177,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... e-imzaÜye ... e-imza Üye ... e-imzaKatip ... e-imza