Sahte vekaletnameyle başlatılan icra takibi sonucu ihaleyle el değiştiren taşınmazın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, mümkün olmazsa güncel bedelin tahsili istemi.
Özet: Davacı, sahte vekaletname ile başlatılan hileli icra takibi sonucu taşınmazının düşük bedelle satılarak önce alacaklıya, ardından onun eniştesi olduğu iddia edilen üçüncü bir kişiye devredildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel talep etmiş; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermişse de, istinaf mahkemesi ilgili takibin muvazaalı olduğuna ve yetkisiz temsil eylemine katıldığı iddia edilen davalıların sahteciliğe veya üçüncü kişiyle el birliğine dair delil bulunmadığına, davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında nedensellik bağının kurulamadığına hükmederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kabul kararını hatalı bulmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Davacı; davalı ... ve ...’nin İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ██████████ takip numaralı dosyası ile 31.05.2006 tarihinde aleyhine icra takibi başlattıklarını, takibin başlatıldığı gün sahte vekaletname ile vekil tayin edilen davalı avukat ...’nin ödeme emrini kabul edip sürelerden feragat ederek dosyayı kesinleştirdiğini, ayrıca haczedilecek malı belirtip hacze muvafakat da verdiğini, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ████████ talimat numaralı dosyasında 20.11.2009 tarihinde, maliki olduğu dava konusu 5 34... parsel sayılı taşınmazın alacağın temliki ile alacaklı hale gelen davalı ...’a alacağına mahsuben ihale edildiğini, Şişli 3. İcra Hukuk Mahkemesine █████████ Esas sayılı davası ile tebligatın usulsüzlüğünü ve vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmelerine rağmen bunun dikkate alınmadığını, Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas numaralı dosyası ile ihalenin feshini talep ettiğini ancak o davanın da reddine karar verildiğini, dolandırılarak 500.000,00 TL değerindeki taşınmazının 94.000,00 TL bedelle satıldığını, vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığını ve o tarihte dışında olduğunu, İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, bu arada davalı ... adına tescil edilen taşınmazın üç gün sonra eniştesi olduğunu öğrendikleri davalı ...’e muvazaalı olarak devredildiğini, bedelin de çok düşük olduğunu, icra dosyasında temlik alan ve verenlerin adreslerinin aynı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa güncel bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; davacının iddialarını ihalenin feshi davasında ileri sürdüğünü ve reddedildiğini, kesin hüküm olduğunu, tapu iptali ve tescili davasının kayıt malikine açılması gerektiğini, kendisinin İcra Müdürlüğünde yapılan satışta tescile hak kazandığını, temlik belgesini borçluya tebliğe çıkardığını, 2006 yılında başlatılan takip için 10.08.2007 tarihinde ... aracılığıyla avukata 10.000,00 TL, kardeşi ... aracılığıyla da 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, takipten haberdar olunduğunu, davacının iddiasının aksine ikamet adresinin Büyükçekmece olduğunu, davalı ...’i öncesinde tanımadığını, temlikin gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davalı ... ile akrabalığı bulunmadığını, temlikin muvazaalı olmadığını, gerçek bir satış olduğunu, yatırım amaçlı gayrimenkul arayışına girdiğini, dava konusu taşınmazı da emlakçı aracılığıyla aldığını, 162.000,00 TL bedelin davalı ...’a ödendiğini, ihalenin feshi davasının reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; ağır ceza mahkemesinde yargılamanın devam ettiğini, davacının hileli olarak avukat olmasına rağmen kendisini taraf olarak davaya dahil ettiğini, davacının kardeşleri ile birlikte nasıl bir hile ile dava açtıklarının ceza davasındaki imza incelemeleri ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; davacının kendisinden ve diğer davalı ...’den borç aldığını, borcun ödenmemesi üzerine teminat olarak bir taşınmazına haciz işlenmesini teklif ettiğini, kendilerinin de kabul ettiğini, bunun üzerine vekil tayin ettiği avukatın işlemleri yaptığını, alacağını davalı ...’a temlik ettiğini, avukat olan ... ve diğer davalı ...’i tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, iddianın ispat edildiği, son kayıt maliki davalı ...’in de tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ..., davalı ... vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, davalı ...'a istinaf karar harcı ve başvurma harçlarını yatırması için muhtıra çıkartıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde harç ikmalinin yapılmadığı gerekçesiyle 13.09.2021 tarihli ek karar ile davalı ...’ın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; İlk Derece Mahkemesince iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, kayıt maliki ...'in kararı istinaf etmediği, ilgili takibin muvazaalı olduğuna dair delil bulunmadığı, davalılardan istinaf kanun yoluna başvuran ... ile takipte davacıyı temsil eden vekil ... yönünden yetkisiz temsilin söz konusu olduğu ancak sahtecilik eylemine katıldıklarına, üçüncü kişi ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında nedensellik bağının ispat edilemediği, anılanlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, kayıt maliki ...’in istinaf kanun yoluna başvurmadığı, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılacağından yargılama harç ve giderlerinden anılanın sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; "...dosya içeriğinden; davalı ... vekili avukat ... ve avukat ...’nın 06.05.2016 tarihinde vekillikten çekildikleri, 27.07.2016 tarihli dilekçe ile avukat ...’in davalı ... vekili olarak sisteme kaydedilmesini talep ettiği, 05.10.2016 tarihli celsede vekaletname eklenilmediği belirtilerek vekaletname sunulması halinde vekillikle ilgili karar verileceği yönünde ara karar kurulduğu, UYAP’ta .... Noterliğinin 11.07.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin yer aldığı, anılan vekaletnamede davalı ...’in avukat ..., ... ve ...’u vekil tayin ettiği görülmüştür. Somut olayda; davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiği 13.02.2024 tarihli dilekçe ile hem eski hale getirme talebinde bulunduğu hem de İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf ettiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Hâl böyle olunca, davalı kayıt malikinin eski hale getirme talebi ve istinaf itirazlarının diğer istinaf başvuruları ile birlikte değerlendirilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ... vekilinin eski hale getirme talebinin HMK'nın 95. vd. maddeleri uyarınca kabulüne karar verilerek istinaf incelemesine geçildiği; somut olayda, davalılardan ... ve ... tarafından davacı ... aleyhine İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün █████████ (Şişli 1. İcra Müdürlüğünün █████████) esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibe konu alacağın takip alacaklılarınca ...'a temlik edildiği, davacı adına düzenlenen .... Noterliğinin 31.05.20 02... yevmiye sayılı vekaletnameye istinaden borçlu/davacı vekilinin vekaletnamedeki yetkilere dayanarak borca itiraz etmediği, takibin kesinleştirildiği,vekilin davaya konu taşınmaza haciz konulmasına muvafakat ettiği; anılan vekaletnamedeki imzanın borçlu/davacının eli ürünü olmadığı, Büyüküçekmece 1.İcra Müdürlüğünün █████████ talimat sayılı dosyası ile davaya konu taşınmazın açık artırma sonucu borca mahsuben temlikle takip alacaklısı haline gelen ...'a ihale edildiği, borçlu/davacı tarafından açılan ihalenin feshi davasının süre yönünden reddine karar verilip yasa yollarından geçerek kesinleştiği; taşınmazın davacının kimlik bilgileri kullanılarak düzenlenen sahte vekaletname ile sürelerden feragat ve hacze muvafakat sonucu kesinleşen takip sorası davaya konu taşınmazın ... adına tescil edilmiş olması nedeniyle bu davalının ilk el konumunda olduğu, bu nedenle iyi niyetli kabul edilemeyeceği, ... adına oluşan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın ... adına tescil tarihi 28.05.2013 olup ...'ın taşınmazı iki gün sonra 30.05.2013 tarihinde 162.000,00 TL bedelle ...'a satış suretiyle temlik ettiği; dava konusu 5 34... parsel sayılı taşınmazın 211, 63... alanlı olup tapuda arsa niteliği ile kayıtlı ise de üzerinde, 4 katlı her katta birer daire bulunan yapı bulunduğu, taşınmazın temlik tarihinde 684.968,62 TL değerinde olduğu; davalı ...'un ise resmi senette belirtilen 162.000,00 TL bedel haricinde ödemede bulunduğunu iddia etmediği; basit bir araştırma ile taşınmazın rayiç değerini öğrenilebileceği, taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir fiyatla satışını sorgulamadığı, iyiniyetli kabul edilemeyeceği, aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulünde hukuka aykırı yön bulunmadığı, davalı ... 'un ve takipte borçlu/davacıyı temsil eden vekil ...'ın (yetkisiz temsil söz konusu olmakla birlikte) sahtecilik eylemine katıldıklarına, üçüncü kişi ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, davacının zararı ile anılanlar arasında nedensellik bağı ispat edilemediğinden haklarındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı ...‘un istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle davalı ... adına oluşan tescilin yolsuz olduğu, taşınmazı ...’dan temlik alan kayıt maliki davalı ...’un da iyi niyetli olmadığı kabul edilerek tapu iptali ve tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, tüm davalıların el ve işbirliği içinde hareket etmeleri sonucu davacının zararlandığı gözetildiğinde diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi ve bu davalıların da diğer davalılarla birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerekirken, anılan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi, ayrıca İlk Derece Mahkemesinin tüm davalılar yönünden davanın kabulüne ilişkin 10.03.2021 tarihli hükmünün davalı ... tarafından istinaf edilmediği de gözetildiğinde bu hususun da göz ardı edilmesi doğru değil ise de anılan husus temyiz konusu yapılmadığından yanılgıya değinilmekle yetinilmiş, davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 38.936,70’er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davalılar ... ve ...’dan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.