Hazine adına kayıtlı ham toprak vasıflı taşınmazın zilyetlikle iktisabı davasında, eksik inceleme, çelişkili beyanlar ve imar-ihya durumu araştırılmadan verilen tapu iptali ve tescil kararının bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, hazine adına tescilli taşınmazın davacı tarafından zilyetlikle iktisap edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve istinaf başvurusunun reddine dair yerel mahkeme kararlarını bozarak, davacının aktif dava ehliyeti, miras yoluyla intikal, rızai taksim, taşınmazın dere yatağı niteliği, imar-ihya süreçleri ve zilyetliğin başlangıcı gibi kritik hususlarda yeterli ve bilimsel nitelikte araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirtmiş, bu nedenle tapu ve kadastro müdürlüğünden bilgi alınması, çeşitli uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak hava fotoğrafları üzerinden detaylı inceleme ile taşınmazın geçmiş ve mevcut niteliği ile zilyetliğin şekil ve süresinin tespiti gerektiğini vurgulamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ...ilçesi köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın senetsizden davalı ... adına 965, 19... , ham toprak vasfıyla tespit edilmiş, kadastro tespit tutanağının 26.11.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; 1 01... parselin tespit tarihine kadar 35-40 yılı aşkın bir zamandan beri davasız ve aralıksız olarak davacının zilyetlikle tasarrufunda olan taşınmazın kadastro çalışmalarında tespit bilirkişilerin yanlış beyanları sonucu ham toprak vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit ve tescil olunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazı dava tarihinden geriye dönük olarak en erken 1973 yılından bu yana 20 yılı aşkın bir süre ekonomik amaca uygun kullanımda bulunduğu, esasen taşınmaz tarla niteliğindeyken kadastro çalışmalarında ham toprak vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, davacının taşınmazın mülkiyetini 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre zilyetlikle iktisap ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazı kiraya vermek suretiyle taşınmaz üzerindeki hakimiyetini devam ettirdiğine, taşınmazın etrafının şahıs taşınmazları ile çevrili olup zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece zilyetliğin hukuki niteliğini ortaya koymaya elverişli yeterli araştırma yapılmaksızın, eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; dinlenen tespit bilirkişi ve mahalli bilirkişi beyanlarında dava konusu taşınmazın davacının ve davacının babası ....'ın kullandığına yönelik çelişkili beyanların bulunduğu görülmekle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın miras yoluyla intikal edip etmediği ve rızai taksimin varlığı hususları yeterince araştırılmadığı, fen bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazın doğusu ve kuzeyinin kısmen dere olduğunun tespit edilmesine rağmen buna ilişkin jeoloji raporu alınmadığı, dava konusu taşınmaz bölümünde imar-ihyanın ne zaman başladığının ve ne zaman tamamlandığının değerlendirilmediği ayrıca taşınmazın tespit harici bırakılma nedenin araştırılmadığı görülmektedir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmek için dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, mahallinde fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi ve 3 kişilik jeoloji mühendisi bilirkişilerin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; jeodezi veya fotogrametri uzmanına çekişmeli taşınmazın dava tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait ve 3 ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, dere yatağı niteliğinde olup olmadığının, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyaya ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, bir diğer ifade ile taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmaz bölümünün toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve tarımsal niteliğini belirten, taşınmaz üzerinde bir zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini, zilyetliğe ara verilip verilmediğini irdeleyen, taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeolog bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın aktif ya da kuru dere olup olmadığı, sınırındaki dere ile arasında kot farkı bulunup bulunmadığı, taşınmazın dereden kazanılıp kazanılmadığı, öncesinin dere yatağı olup olmadığı, derenin aktif etki alanında kalıp kalmadığı ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını belirten rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye, taşınmazların kadastro paftası ve DSİ tarafından yapılan taşkın koruma setlerini ve kamulaştırma sınırlarını göstermeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita hazırlattırılmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek davacı lehine dava tarihine kadar zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Mahkemece; yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda kapsamlı araştırma ve inceleme yapılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!