Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı temlikin muvazaalı olduğunun tespitiyle yerel mahkeme kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Mirasbırakanın, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla önce eşine, ardından eşi tarafından oğullarına devredilen taşınmazın tapu iptali ve tescili talepli davada, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; murisin tüm mirasçılarını gözeten bir mal paylaştırma kastının bulunmadığı, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalıların satışa ve paraya ihtiyacı olduğuna dair savunmalarının ispatlanamadığı tespit edilerek davanın kabulüne ve davacıların miras payları oranında tapu kaydının iptaliyle adlarına tesciline yönelik verilen kararın hukuka uygun olduğu onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava muris muvaazası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.Davacılar; mirasbırakan ...'nın 25 parsel sayılı taşınmazını eşi ...'ye temlik ettiğini, ...'nin de mirasbırakanın ölümünden kısa bir süre sonra taşınmazı davalı oğullarına temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapunun iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Davalılar; mirasbırakanın diğer çocuklarına tapulu ve tapusuz taşınmazlar bıraktığını, ...'nin taşınmazı sattıktan sonra hacca gittiğini ve satıştan 17 yıl sonra öldüğünü, davacıların annesi ...'nin bu durumu bildiği için herhangi bir talepte bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; "murisin paylaştırma kastının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; murisin, davalılar dışındaki mirasçılarına taşınmaz ya da malvarlığı değeri kazandırmasının bulunmadığı, davacıların annesine muristen kaldığı iddia edilen bir adet taşınmazın murisin ölümünden sonra ormandan çıkarıldığı, muris hayatta iken orman vasfında olduğu, murisin tüm mirasçılarını kapsar, hak dengesini gözeten, kabul edilebilir mal paylaştırdığının söylenemeyeceği, başka bir deyişle dava konusu taşınmazları davalı çocuklarına temlikindeki iradesinin mirasçıları arasında mal paylaştırmak olmadığı, kayıtlar ile doğrulanmayan davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, murisin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak çekişmeli yeri önce eşine devrettiği, eşi tarafından da bu devir işlemine yakın bir tarihte erkek çocukları ... ve ...'e devredildiği, mirasçılar arasında da mal paylaşımına ilişkin yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, murisin hacca gitmek için paraya ihtiyacı olduğunun ispatlanamadığı, davalılar dava konusu taşınmazın kendi birikimleriyle alındığını iddia etmiş iseler de buna ilişkin somut delil ibraz edemedikleri, kök muris ...’nın deniz yollarından emekli olduğu, gelirinin bulunduğu, kaldı ki murisin paraya ihtiyacı varsa daha az değerli küçük taşınmazını satabilecekken en değerli ve büyük taşınmazını eşine satarak ihtiyacını karşılamasının olağan olmadığı, davalı eşin de taşınmazı aldıktan kısa bir süre sonra oğullarına devrettiği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle hükmün (1). fıkrasındaki dava konusu 25 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tescilin davacıların miras payları oranında iptal edilerek davacılar adına tescilinden sonra, kalan payların yarısının davalı ... üzerinde, yarısının da (davalı ... adına kayıtlı olup, ...’nın ölümü ile mirasçılarına payları oranında intikal ettiğinden dolayı) ... mirasçılarının miras payları oranında üzerlerinde kalacak olmasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usule, kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 37.629,96 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.