Mirasbırakanın vefatından önce yaptığı tapu devirlerinin muris muvazaası veya hile ile yapıldığı iddialarına dayalı tapu iptali, tescil ve tenkis talepli davada, gider avansı usulü hatasının düzeltilmesi sonrası mirasçıların mal kaçırma iddiasının ve saklı pay ihlalinin değerlendirilerek Yargıtayca onanan yerel mahkeme kararı.
Özet: Mirasbırakanın muvazaalı işlemlerle davalılara taşınmaz devri iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis talepli davada, mahkemenin eksik gider avansı nedeniyle usulden ret kararının bozulması sonrası yeniden yapılan yargılamada, taşınmazlardan birine yönelik davanın kabulüne, diğerine yönelik ise minnet duygusuyla yapılan gerçek bir devir olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş; temyiz incelemesinde, mahkemenin önceki bozma kararına uygun davrandığı ve tenkis istemi yönünden mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastının ispatlanamadığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/7 E., 2025/8 K. Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı; davalıların, kendileri ile birlikte yaşayan mirasbırakan ...’nin ilerleyen yaşından faydalanarak mirasbırakanın sahibi olduğu 1406 parsel sayılı taşınmazdaki 11 numaralı bağımsız bölümü muvazaa ile adlarına tescil ettirdiklerini, murise ait olan 1 ada 66 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payın da aynı şekilde davalı ... adına tescil edildiğini, davalıların hileli yollara başvurarak murisi kendi lehlerine tasarruf yaptırmaya mecbur ettiklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki hissesi oranında tapuya tesciline, mümkün olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiştir. Davalılar; davacının dilekçesinde hem hile, hem muvazaa hem de tenkisten bahsettiğini, iddialardan birini ileri sürmesi gerektiğini, 66 parselin bulunduğu yerde dava açılması gerektiğini, 11 numaralı bağımsız bölümün 1989 yılında ██████ payını muris, ██████ payının ... tarafından satın alındığını, murisin 1995 yılında çocukları ..., ... ve ... adına kayyum tayin ettirip 1406 parseldeki paylarını anılan çocuklarına temlik ettiğini, bedeli de çocukları adına ... ’ın ödediğini, 1406 parsel sayılı taşınmaz yönünden ... ’ın husumeti bulunmadığını, temliklerin muvazaalı ya da hileli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda HMK'nın 1 14... inci maddesi gereğince eksik gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “HMK'nın 324. maddesinde belirtilen delil ikamesi avansı, 114. maddenin "g" bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup dava şartı niteliğinde değildir. Somut olayda, Mahkemece eksik gider avansı için HMK’nın 120/2 maddesi gereğince eksikliği gidermek üzere davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesinin doğuracağı sonuçların hatırlatılması ve bu konuda uyarı yapılması gerekirken davacı tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Hâl böyle olunca, Mahkemece HMK’nın 114/g fıkrası ile 120/2 maddesi gözetilerek gider avansının tamamlanması konusunda davacı tarafa imkan tanınması ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazlardan 11 nolu bağımsız bölümü davalı ... ile murisin birlikte aldığı, muris tarafından davalı ...’a yapılan bir devir bulunmadığı, davalı ...'e ise dava konusu taşınmaz devredildiği dönemde davalının 18 yaşından küçük olduğu, taşınmazı davalının annesi ...’in kayyım olarak atanarak devrettiği, murisin sadece ikinci eşinden olan çocuklarına devir yaptığı, ilk eşinden olan kızı davacıya herhangi bir taşınmaz devretmediği, murisin davacı ile aralarının iyi olmadığı, görüşmedikleri; 1 ada 66 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise murisin 01.10.1998 tarihinde taşınmazın ½ payını davalı ...'a devrettiği, davalının dava konusu taşınmazın kendisine devredilmesinin gerçek bir satış olduğunu, murisin avukatlık bürosunda katiplik yaptığını, çalışmaları ve emekleri karşılığında dava konusu taşınmazın devredildiğini iddia ettiği, dinlenen tanık beyanları ve kolluk araştırması sonucunda davalının murisin yanında çalıştığı, murise yardımcı olduğu, murisin adına kayıtlı başkaca taşınmazların bulunduğu, bu taşınmaz yönünden mirasbırakanın amacının mal kaçırmak olmadığı, minnet duygusundan kaynaklı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... adına kayıtlı 11 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle tenkis isteği yönünden TMK’nın 565/4. maddesi uyarınca mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastı ile hareket ettiği hususunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 8.564,24 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.