Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteminde, kadastro tespitlerinin kesinleşmesinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin onanması.
Özet: Mirasbırakana ait olduğu iddia edilen taşınmazların kadastro tespiti sonucu üçüncü kişiler adına tescil edilmesi nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu tespit ederek davanın usulden reddine karar vermiş; bu ret kararı, davacının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince onanmış ve temyiz incelemesi sonucunda da yüksek mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Varto Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; Muş ili, Varto ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 363, 87, 244, 245, 2 50... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına istinaden ... adına tespit edildiği, tespite itiraz edilmemesi üzerine kadastro tutanaklarının 3.12.1974 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazların ... adına tescil edildiği, ...’ın da 1992 yılında taşınmazları bağış suretiyle davalı oğlu ...’a devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı; 363, 87, 244, 245, 2 50... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babasına ait olduğunu, murisin sağlığında taşınmazlarını paylaştırdığını, ... Köyünde bulunan taşınmazlarını kendisi ile kardeşi ...’ye bıraktığını, ancak murisin ölümünden sonra 1964 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu taşınmazların davalının babası olan ... adına tespit ve tescil edildiğini, ...’ın da taşınmazları davalıya devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı; taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşmesinin üzerinden 40 yılı aşkın zaman geçtiğini, davacının zamanında yapılan tespitlere itiraz etmediğini belirterek davanın reddine savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile; kök murisin 20.07.1963 tarihinde öldüğü, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tespitlerinin ise 03.12.1974 tarihinde kesinleştiği, bu durumda muris muvazaası söz konusu olamayacağı, kadastro tespitlerinin hatalı yapıldığına ilişkin iddiada bulunulduğunun kabulü gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının 03.12.1974 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 31.10.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.