Ehliyetsizlik ve hile iddialarına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, eksik harç yatırılmaması nedeniyle dosyanın açılmamış sayılmasına dair bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının kısıtlı olması nedeniyle ehliyetsizlik ve hile iddialarıyla taşınmazların tapu kaydının iptali ve adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince eksik harcın süresinde yatırılmaması gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmiş, nihayetinde temyiz incelemesi sonucunda da Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onanarak, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmeksizin usuli eksiklik nedeniyle davanın kesin olarak sonlandığına hükmedilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/5 E., ████████ K.
Dava; ehliyetsizlik ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vasisi vekili; kısıtlı ...’ın hastalıkları ve yaşı nedeniyle uzun süredir kendi işlerini yapamadığını, 2009 yılında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunda kendisine, "sınırda mental işlevsellik" tanısı konulduğunu, bu nedenle kısıtlandığını ve kızı ...’in vasi olarak atandığını, vasinin yaptığı araştırmada kısıtlı babasının taşınmazlarını satış suretiyle devrettiğini gördüğünü, kısıtlının kardeşleri ... ve ...’ın hile ve aldatmaları ile kısıtlının taşınmazlarının davalı ...’na devrinin sağlandığını, davacının kardeşi ... ile davalı ...’in ortak iş yaptıklarını, ...’in taşınmazları kötü niyetli olarak diğer davalılar ... ve ...’e devrettiğini, ehliyetsizlik ve irade sakatı nedenleriyle yapılan tüm devir işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava konusu 2 62... ve 12 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı kısıtlı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; vasi ... tarafından vesayet makamından izin alınmadan dava açıldığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti yönünden eksiklik olduğunu, taşınmazların satış tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 8 yıl olduğunu, bu süre içerisinde davacı tarafça ileri sürülen iddiaların öğrenilmediğinin belirtilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini , kendisinin kayıt maliki olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ...; taşınmaz bedellerinin banka kanalıyla davalı ...'e ödendiğini, kendilerinin davacıyı ve ailesini tanımadığını, davacıya vasinin 2020 yılında atandığını, davacının kısıtlanmadan 5 yıl önce akli melekesinin ne durumda olduğuna ilişkin dosyada bir kanıt bulunmadığını, vesayet dosyasındaki raporda dahi vasi tayini değil, yasal danışman atanmasının önerildiğini, vasinin taşınmazların elden çıkarıldığını 2020 yılında öğrendiğini, davacının iradesinin sakatlanmasının üzerinden 9 yıl geçtiğini, hak düşürücü sürenin dolmasından sonra davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafa eksik harcı yatırmak üzere süre verildiği, eksik harcın yatırılmadığı, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, aradan 3 ay geçmesine rağmen eksik harç yatırılarak dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vasisi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vasisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!