Danıştay, Gelir Vergisi Kanunu 40. maddesi uyarınca ihracat götürü gider indiriminde belgeleme zorunluluğu olmadığına dair istinaf kararını onadı.
Özet: Bir ihracat şirketinin kurum kazancının tespitinde, yurtdışı faaliyetlerinden elde ettiği hasılatın binde beşini aşmayan götürü gider indirimini, fiilen harcama yapıldığının veya bu harcamaların muhasebe kayıtlarına işlendiğinin ispatı aranmaksızın kullanabileceği yönündeki ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararı, idare tarafından yapılan temyiz başvurusunun reddedilmesi suretiyle onanmış, böylece Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesi kapsamında götürü gider indiriminin koşulsuz uygulanabileceği tespiti kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihracat faaliyetleri kapsamında yurtdışında yapılan harcaması bulunmadığı halde götürü gider olarak hesaplanan tutarı kurum kazancından indirim konusu yaptığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 1.323.746,09 TL götürü gider tutarının 2018 yılı beyannamesinden çıkartılarak gelecek yıla devreden toplam Ar-ge indiriminin aynı tutarda azaltılması yönünde idarece tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 5. bölümünde, mükelleflerin yurt dışındaki işlerle ilgili belgesiz giderlerinin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi, bu giderlerden hasılatın binde beşine tekabül eden kısmının kanunen kabul edilen gider olarak gösterilmesi gerektiği belirtilerek götürü gider uygulamasına yönelik bir açıklama getirilmiş ise de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği hususu herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiği dikkate alındığında, götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcama olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığından davacı şirketin, kurum kazancının tespitinde 2018 yılında yaptığı ihracatlardan elde ettiği hasılatın binde beşini götürü gider olarak indirime konu etmesinde herhangi bir yasal engel olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının götürü gider uygulamasından faydalanabilmesi için giderlerin yapılması ve yasal defterlere harcama kaydının işlenmesi gerektiği, yurtdışında bu türden bir gider yapılmaksızın söz konusu uygulamadan yararlanılamayacağı, haksız iade alınan 1.323.746,09 TL'nin mahsuben kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.