Danıştay, komiser yardımcısının resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı sarsma iddiasıyla verilen disiplin cezasının, eylemin suç tanımına uymadığı gerekçesiyle iptal kararını onadı.
Özet: Bir komiser yardımcısının, resmi araçla yetkisiz olarak ilçe dışına çıkma eylemi nedeniyle hakkında "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsmak" fiilinden tesis edilen altı ay kısa süreli durdurma disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, eylemin sübut bulmasına rağmen ilgili disiplin tüzüğü maddesindeki suç tanımına uymadığı, yani "tipiklik" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle cezayı iptal etmiş; Danıştay da davalı idarenin temyiz itirazlarını reddederek bu kararı onamış ve böylece disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         ███████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : ███████
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Şırnak ili, Güçlükonak İlçe Emniyet Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde davacının, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 ve 15. maddeleri uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şırnak Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, .../... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin █████/2024 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı tarafından 21 Nisan'da ... Köyü'ne resmi araçla gitmediği, PTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde de durumun anlaşılacağı beyan edilmiş ise de, disiplin soruşturma dosyasında bulunan ... günlü, ... sayılı yazı içeriğinden aracın gittiği güzergahta PTS ve Mobesse kayıtlarının bulunmadığının anlaşıldığı; dosyada bulunan tutanak ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde davacının 21 Nisan'da ilçe merkezine yaklaşık 10 km uzaklıktaki ... Köyü'ne resmi araçla gittiği anlaşılmakta ise de, bahse konu eylemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi kapsamında "Hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" şeklindeki suç tanımına uyduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, bu çerçevede disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacı hakkında eylemine uyan başkaca mevzuat hükmü uyarınca yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının eyleminin birkaç cezayı içinde barındırdığı, davacının lehine uygulama yapılarak Tüzük'ün 7/B-1. maddesi kapsamında ceza verildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin hukuka olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacıya; "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin cezası esas alınarak,16 ay uzun süreli durdurmanın bir alt cezası olan 6 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesi üzerine açılan davada, İdare Mahkemesince; davacının disiplin cezası ile tecziye edilmesine sebebiyet veren eyleminin "█████/2014 ve █████/2014 tarihlerinde herhangi bir görevlendirme ve olur olmadan İlçe Emniyet Amirliğine ait araç ile ilçe dışına çıkmak suretiyle görev yerini izinsiz olarak terk etmek" olduğu ve bu eylemin sübut bulduğu belirlenip, işlemi; tipiklik unsuru açısından hukuka uygun bulunmadığı, öte yandan, davacı hakkında eylemine uyan başkaca mevzuat hükmü uyarınca yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle iptal ettiği, bu kararın sadece davalı idarece temyiz edildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesi kararı ile sübut bulan eylemin karşılığının, davalı idarenin belirlediği temel ceza olan, 16 ay uzun süreli durdurma disiplin cezasından daha ağır olduğu, zaten davalı idarenin; eylemin karşılığının daha ağır bir cezayı gerektirdiği ancak bilinçli olarak, davacının lehine olmak üzere 16 ay uzun süreli durdurma cezası üzerinden karar verildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yargılamanın bu aşamasında; davacının sübut bulan eylemlerinin karşılığı disiplin cezasının, dava konusu işlemle belirlenenden daha ağır olduğu açıklığa kavuşmuştur.
Aleyhe hüküm yasağı olarak adlandırılan kural, Anayasanın 36. maddesinde ifadesini bulan hak arama hürriyetinin varlığını, diğer bir ifade ile, ilgililerin, ihlal edildiğini düşündükleri haklarını korumak amacıyla herhangi bir endişe taşımaksızın dava açabilmelerini sağlamaya yönelik bir araç niteliği taşımaktadır. Bu kural uyarınca, Anayasal bir hak olan dava hakkını kullanarak, hakkında tesis edilen idari işlemin iptali için dava açan kişinin, yargı kararı ile dava konusu işlemden daha ağır bir hukuki durumla karşı karşıya bırakılması söz konusu olamaz.
Davacının disiplin cezası ile cezalandırılması işleminde dayanak alınan kural, tipiklik koşulunu sağlamamakla birlikte, disiplin cezasına konu olan fiilin karşılığının, dava konusu idari işlemle belirlenenden daha ağır disiplin cezasının veilmesini gerektirmesi kaşısında; aleyhe hüküm kurma yasağı uyarınca, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Aksi hal, kesin hükmün sonuçları ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince, davalı idarece daha ağır disiplin cezası verilmesi sonucu doğuracağı, bu durumun da davacının dava açmadan öncekinden daha ağır bir yaptırımla karşılaşmasına neden olacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin talebi doğrultusunda, temyiz isteminin kabulü ile işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!