Ticari hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağının ihlali iddiasıyla eski işçiden 10.000 Euro cezai şart tahsilini talep eden tazminat davası.
Özet: Bir işveren, eski teknik tasarım uzmanı çalışanına karşı, hizmet sözleşmesindeki iş akdi sonrası 24 ay boyunca rakip firmalarda çalışmama veya rekabet etmeme yasağını ihlal ettiği iddiasıyla 10.000 Euro cezai şartın tahsili talebiyle tazminat davası açmıştır; davalı ise bu yasağın süresinin dolduğunu ve sözleşmedeki ilgili hükmün geçerliliğinin tartışmalı olduğunu, tanık beyanlarına göre sözleşmenin prosedür gereği ve müzakere edilmeden imzalatıldığını savunurken, mahkeme rekabet yasağının ihlal edilip edilmediğini ve cezai şartın oluşup oluşmadığını değerlendirmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekilinin ---. İş Mahkemesine ait --- esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket bünyesinde teknik tasarım uzmanı sıfatı ile █████/2011 - █████/2021 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığını, davalının iş akdinin devamı sürecinde işverenle rekabet etmemesi aslen sadakat borcu içinde yer alan asli bir yükümlük olduğunu, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 10. Maddesinde davalının hizmet sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 24 ay süreyle müvekkil şirket ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektöründeki diğer işletmelerde çalışmamayı ... beyan ve taahhüt ettiğini, davalının taahhüdüne uygun davranmazsa 10.000,00 Euro cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini beyanla taraflar arasında imza altına alınan iş sözleşmesindeki rekabet yasağının ihlalinden doğan 10.000,00 Euro cezai şart alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin ---. İş Mahkemesi'ne ait ---- esas sayılı dosyasına sunduğu davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı firmada davacı tarafın ikrar ettiği gibi farklı tarihlerde çalıştığını, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan tarihsiz hizmet sözleşmesinin müvekkilinin davacı firmada ilk kez çalışmaya başladığı █████/2011 tarihinde sırada imzalatıldığını, hizmet sözleşmesinde belirtilen 24 aylık sürenin de geçmiş olduğundan rekabet hükmünün bulunmadığını,--- İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında işveren aleyhine açılmış davalarının bulunduğunu, işbu davanın bekletici mesele yapılmasını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
---. İş Mahkemesinin --- esas ---- karar sayılı █████/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzii edilmiş olmakla dosya mahkememizin ---- esasına kaydedilip incelendi.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, işveren tarafından ilgili is sözleşmesi gereğince rekabet etmeme yasağına aykırı davranıldığı iddiasına dayalı olarak sözleşme ile belirlenen cezai şarta bağlı alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.Dava, işveren tarafından ilgili is sözleşmesi gereğince rekabet etmeme yasağına aykırı davranıldığı iddiasına dayalı olarak sözleşme ile belirlenen cezai şarta bağlı alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır. Davacı vekili dilekçesinde özetle davalı işçinin, müvekkili ile olan iş sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme yasağına aykırı hareket ederek hizmet sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 24 ay süreyle müvekkili şirket ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmama ve sektöründeki diğer işletmelerde çalışmama şeklindeki taahhütlerine aykırı davrandığını iddia etmiştir.
Mahkememiz ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin sona ermesini müteakip davalı tarafın aynı sektör ve iş kolunda faaliyet gösteren firmada çalıştığı iddiasına dayalı olarak açılan davada rekabet yasağına bağlı olarak cezai şartın oluşup oluşmadığı, şeklinde olduğu belirlenmiştir.Aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek celse ara kararı gereğince davacı ve davalı yanın tanıklarının dinlenilmesi için tebligat çıkarılmasına ve talimat yazılmasına karar verilmiş bildirilen tanıkların beyanları dosya arasına alınmıştır. Ayrıca ----- İş Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak dava ve cevap dilekçeleri ile rapor tanzim edilmiş ise bilirkişi raporunun birer suretlerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesi istenilmiş ilgili evraklar dosyamız arasına alınmıştır.
(2) numaralı celsede dinlenen davalı tanıklarından ..., "Ben davalı asille davacı firma bünyesinde 5,5 sene teknik tasarım mühendisi olarak çalıştım, kendisi de teknik tasarım mühendisidir, daha sonra ilgili birimin sorumlusu olmuştur, asansör tasarımı yapıp, üretime veriyorduk, teknik tasarım mühendisinin yaptığı şey üç boyutlu bir programda çizim yaparak bunları üretime vermektir, üretim, aynı şirketin fabrikasında yapılmaktadır, ---- yurt içinde çalışıyordu, Türkiye'nin her yerine iş yapıyordu diye biliyorum, biz üretim kısmında olduğumuzdan coğrafi alanda bir sınırlama olup olmadığı hususunda tam bilgiye sahip değilim, ben kendi iş sözleşmemi yaparken cezai şarta ilişkin hükmü gördüm, bunu sorduğumda bunun bir prosedür olduğunu, geçerliliğinin bulunmadığını söylediler, her hangi bir müzakere olmadı, bana sunulan sözleşmeyi imzalamıştım, doğrudan görmedim ancak diğer mühendislerinde aynı sözleşmeyi imzalatıldığını tahmin ediyorum, yaklaşık 1 sene önce davalı işten ayrıldı, ayrılma nedenini tam olarak bilmiyorum, ancak anlaşamadıklarını duydum, şu an ---- çalıştığını biliyorum, orda Ar-ge bölümünde mühendis olarak çalıştığını biliyorum, dedi.
(Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu); bana iş sözleşmesi imzalatılırken bunu imzalamazsan işe alınmazsın şeklinde doğrudan bir beyanda bulunulmadı, ancak imzalamamam halinde işe alınmayacağımı biliyordum,
(Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu); şu an bende --- aynı bölümde çalışıyoruz, bizim yaptığımız şey sektörde müşterilerin talepleri doğrultusunda ar-ge çalışması yaparak siparişe uygun ürün üretmektir, bu Arge çalışmalarını sektördeki diğer firmalarda yapıyorlar,
----- daha çok yurt dışında Avrupa'da çalıştığını biliyorum, ben pazarlama kısmında olmadığımdan tam bilgiye sahip değilim, yurt içinde çalışıp çalışmadıklarını bilmiyorum,
(Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu); ---- makinedeki tasarım merkezinde ben çalıştım, Bakanlık destekli tasarım merkezinde de aynı işi yapıyorduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanıklarından ..., "Benim taraflar ile herhangi bir husumetim yoktur, davalı ile davacı firmada yaklaşık 10 sene birlikte çalıştık, ben şu an ayrı bir kompresör firmasında çalışıyorum, aynı bölümde çalıştık, davalı benim şefimdi, o dönem mühendis değildim ancak şu an mühendisim, bizim olduğumuz bölüm kabin tasarımı ve hesaplama yapıyordu, davalı işten ayrıldığında ben hala çalışıyordum, ben davalının mali haklarının yetersizliği nedeni ile işten ayrıldığını biliyorum, davalı şu an ---- isimli bir firmada çalışıyor, ne iş yaptığı hususunda tam bilgim yok, aynı işi yapmadığını söyledi, doğrudan bir bilgiye sahip değilim, ben davacı şirkette sözleşme imzalarken sözleşme hükümleri müzakere edilmemişti, 2011 yılının Mart ayında sözleşmeyi imzalamıştım, ancak bundan belli bir süre geçtikten sonra bir kağıt daha imzalatılacağını söylediler, prosedür gereği olduğunu söylediler, bende imzaladım, bazı çalışanlar fotoğraflamışlar, ben çok üzerinde durmamıştım, o dönemde İnsan kaynakları bunun bir prosedür olduğunu söylemişti, ---- Makinenin çalıştığı bölgeleri tam bilmiyorum, ancak yurt dışı 1-2 firma olduğunu biliyorum, ancak genel olarak yurt içinde çalışılıyordu, satış personeli olmadığımız için bu konunun ayrıntısına vakıf değilim;
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; sözleşme imzalandığı sırada çok kalabalık olduğu için imza atıp çıktım, sözleşme maddelerini irdelemedim, sözleşmenin kaç sayfa olduğunu hatırlamıyorum, mühendisler asansörlerin standartlarına göre tasarımcının kendi hayal gücü ve şirketlerin uygulamaları ile şekillenen bir durumdur, arge ile ticari sır mahiyetinde bir bilgi ortaya çıkmaz, makine işi olduğu için belli kapasitelerde farklı ürünler üretilebilir, bu dünyanın her yerinde böyledir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
--- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne davacı tanıklarının dinlenilmesi için yazılan talimat (istinabe) dosyası çerçevesinde 23/6/2023 tarihli celsede dinlenen tanık ..., "Ben halen davacı ---- Makine şirketinde tasarım ofisinde çalışıyorum. ---- bizimle birlikte çalışıyordu. Tasarım ofisinde sorumlu olarak çalışıyordu. Ancak müdür değildi. İşe girerken bir takım belgeler ve sözleşmeler imzalatıyordu. Ancak imzalanan sözleşmelerin detaylarını çok bilmiyorum. Sözleşme türlerini de bilmiyorum. Yaklaşık 2 yıl kadar önce davalı kendi davacı şirkete ihtar çekerek işten ayrıldığı ve işe gelmeyeceğini bildirmiş. Ben de aynı departmanda çalıştığım için haberim oldu. Daha sonra duyduğumuz başka bir asansör firmasında çalışmaya başlamış. Firma bildiğim kadarıyla-- taraflarındaymış. --- firmasıdır. Her iki firmanın çalışma alanları aynıdır. Daha doğrusu davacı firma Türkiye'nin her yerine iş yapmaktadır. Davacı firma asansörle ilgili tüm kompanentleri üretip montajcı firmalara satıyoruz. Dava dışı ---- firması da bizimle aynı işi yaptığını biliyorum. Davalı tasarım bölümünün başında olduğu için şirketin ürünün imalatı için tüm tasarım detaylarına sahipti. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Aynı celsede dinlenen bir diğer davacı tanığı ... ise, "Ben halen davacı ----- şirketinde üretim müdürü olarak çalışıyorum. Tasarım ofisi bana bağlıdır. ---- bizimle birlikte çalışıyordu. Tasarım sorumlu olarak çalışıyordu. İşe girerken bir takım belgeler ve sözleşmeler imzalatıyordu. Ancak imzalanan sözleşmelerin detaylarını çok bilmiyorum. Sözleşme türlerini de bilmiyorum. Yaklaşık 1 yıldan fazla oldu davalı kendi davacı şirkete ihtar çekerek işten ayrıldığı ve işe gelmeyeceğini bildirdi. Sebebini bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla davacı firmadan ayrıldıktan hemen sonra başka bir asansör firmasında çalışmaya başlamış. Firma bildiğim kadarıyla ---- taraflarındaymış. ----- firmasıdır. Her iki firmanın çalışma alanları tamamen aynıdır ve aynı sektördeyiz. Davacı firma Türkiye'nin her yerine iş yapmaktadır. Davacı firma asansörle ilgili tüm ekipmanları üretip montajcı firmalara veriyor. Dava dışı ----- firması da bizimle aynı işi yaptığını yani asansör ekipmanlarını ürettiğini biliyorum. Davalı tasarım bölümünün başında olduğu için şirketin ürünün imalatı için tüm tasarım detaylarına sahipti. Davalı pozisyonu gereğince davacı firmanın özel üretim yöntemlerini biliyordu. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.---- İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının işbu davanın davalısı olan ..., davalısının ise işbu davanın davacısı olan ----- olduğu, işçilik alacaklarına ilişkin açılan davada uyuşmazlığın, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, davacının davalı işverenlikten fazla mesai, yıllık ücretli izin ve ücret alacağının bulunup bulunmadığı, birleşen dava yönünden davacının davalı işverenlikten hafta tatili alacağının bulunup bulunmadığı şeklinde belirlendiği; iş akdinin haklı nedenle feshi halinde sözleşme ile kararlaştırılan rekabet etmeme yasağının ortadan kalkacağı, bu nedenle işverenin cezai şarta bağlı tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünün,----İş Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyasında görülen uyuşmazlığın çözümüne bağlı olduğu belirlenmiş ve 6100 sayılı Yasanın 165/f.1 hükmü gereği anılı dosya sonucunun bekletici mesele yapılmasına, kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir.
"(...) Türk Borçlar Kanunu'nun 447. ( Eski Borçlar Kanunun 352.maddesi ) maddesinde; “Rekabet yasağı, iş verenin bu yasağı sürdürmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmiş ise sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın iş veren tarafından veya iş verene yüklenebilen bir neden ile işçi tarafından fesih edilirse, rekabet yasağı sona erer.” hükmünü içermektedir. Bu durumda, davacı iş verenin rekabet yasağına aykırılıktan ötürü dava açabilmesi için işçinin kusuru ile haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmiş olması gerekir
Somut olayda, davalının iş akdini haklı olarak feshettiği ilk derece mahkemesi ve ---- Bölge Adliye Mahkemesi --Hukuk Dairesi’nin 21.06.2018 tarih,---- sayılı kararı tespit edildiğinden davacı iş verenin rekabet yasağı sözleşmesi sebebiyle tazminat istemi yerinde değildir" ----.Hukuk Dairesi'nin --- Esas,---- Karar sayılı ilamı).
Bekletici mesele yapılan dosyada Mahkemesince 4/7/2023 tarihinde karar verilmiş ve "... 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine göre, işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi haklı bir fesih sebebidir. Hükümde belirtilen ücret kavramı geniş anlamda ücret olarak anlaşılmalıdır. İşçinin ödenmeyen fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği sabit olmakla; davacının ücretinin eksik ödenmesi, ödenmemesi veya geç ödenmesi; işçi için iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih sebebi olarak kabul edilmesi gerektiğinden, davacının iş akdini haklı nedenle feshetmiş olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı kanaatine varılmıştır" denilmek suretiyle iş sözleşmesinin ... tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ilgili istinaf dairesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiği, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği tekrar tespit edilmekle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Sözleşmenin, haklı bir sebep olmaksızın iş veren tarafından veya iş verene yüklenebilen bir neden ile işçi tarafından fesih edilmesi halinde, yukarıda yer alan yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere rekabet yasağı sona ereceğinden yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yasal şartları oluşmaya davanın reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 3.112,19 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.380,19 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından sarf edilen 36,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!