İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ticari işletme devri için ödenen kaporanın iadesiyle ilgili itirazın iptali davasında usuli itirazları reddederek kararı onadı.
Özet: Bu karar, ticari şirket devri için ödenen 50.000 TLlik kaporanın iadesine ilişkin itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin kaporanın Türk Borçlar Kanununun 177. maddesi uyarınca bağlanma parası niteliğinde olduğunu ve sözleşme bozulsa dahi iadesi gerektiğini kabul ederek davayı haklı bulmasını onaylamıştır; davalının süresinde cevap vermemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf itirazları, dilekçeler aşamasında usulüne uygun cevap vermeyen tarafın sonradan delil bildirme hakkının olmadığını ve dosyadaki yazılı delillerin uyuşmazlığın çözümü için yeterli görüldüğünü belirterek reddedilmiş, böylece ödenen kaporanın iadesi ve takibin devamı yönündeki hüküm kesinleşmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU : İtirazın iptali ( Ticari işletmenin Satılması veya Devrinden Kaynaklanan )KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketi devralmak amacıyla davalı şirket yetkilisi ile görüştüğünü, şirketin 10.000.000,00 TL karşılığında devredilmesi hususunda şifahen mutabık kalındığını, devralınacak şirketin mali defterlerinin incelenmesi talebi üzerine davalı şirket yetkilisinin talebiyle 13.01.2023 tarihinde 50.000,00 TL'yi "kapora" açıklamasıyla davalı şirketin banka hesabına gönderdiğini, ancak ödemeden sonra davalı şirket yetkilisinin defter ve belgelerin incelenmesine izin vermediğini ve sözleşmenin kurulmasını imkansız hale getirdiğini, bu nedenle devirden vazgeçilerek kapora bedelinin iadesinin talep edildiğini, iade edilmemesi üzerine Karşıyaka 3. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 50.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, dekont açıklamasında bedelin "kapora" olarak gönderildiği, TBK'nın 177. maddesi uyarınca bağlanma parası (pey akçesi) olarak verilen kaporanın sözleşmenin yapıldığına kanıt teşkil ettiği, davalının bu bedelin cayma parası olduğunu ispatlayamadığı, sözleşmenin bozulmasında haklı olsun olmasın kaporayı veren tarafın iadesini talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Karşıyaka 3. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, likit alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya süresinde cevap vermemiş olmalarının HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkar ettikleri anlamına geldiğini, inkar çerçevesinde savunma ve delil sunma haklarının bulunduğunu, ön inceleme duruşması yapılmadan ve kendilerine tanık dinletme ile delil sunma imkanı tanınmadan doğrudan eldeki belgelere göre karar verilmesinin savunma ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE :Dava, ticari şirket hisselerinin devri amacıyla ödenen kapora bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı vekili, süresinde cevap dilekçesi sunmamış olmasının HMK m. 128 gereğince dava dilekçesindeki iddiaları inkar sayılacağını ve bu kapsamda delil bildirme haklarının kısıtlanarak karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca dilekçeler aşamasında usulüne uygun şekilde cevap vermeyen ve delil bildirmeyen tarafın, yargılamanın sonraki aşamalarında tahkikatı uzatacak şekilde delil bildirmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için dosyada mevcut yazılı delillerin yeterli görülmesi ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelendirme gerektirmesi karşısında, doğrudan karar verilmesinde davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez. Bu yöndeki usuli istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bağlanma parası (pey akçesi), sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu paradır. Kapora olarak da adlandırılan bu para cayma parası değildir. Sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para alacaktan düşülür. Bağlanma parasında olduğu gibi cayma parasının istenebilmesi için de sözleşmenin geçerli olması gerekmektedir. Çünkü cayma parası da bir fer'i (yan) borçtur. Bu sebeple sözleşme herhangi bir nedenle geçersiz ise artık cayma parasından da söz edilemeyecektir. Bağlanma parasının (pey akçesi) amacı, hem sözleşmenin yapıldığına delil oluşturmak hem de kısmi ifadır. Bağlanma parası, sözleşmenin geçerli olması için gerekli bir şekil şartı olmayıp sözleşmenin kurulduğu yönünde ispat aracıdır. Sözleşme yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa verilenin bağlanma parası (pey akçesi) olduğu karine olarak kabul edilir. Verilen paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.09.2022 tarih ve 2020/3-551 Esas █████████ Karar sayılı ilamı)Somut olayın incelenmesinde, dosyaya sunulan banka dekontundaki "hisselerin satın alınması için verilen kapora" açıklaması karşısında, söz konusu ödemenin bağlanma parası (pey akçesi) niteliğinde olduğu sabittir. Sözleşmenin kurulmaması veya bozulması durumunda, sözleşmenin kurulamamasında tarafların kusur durumuna bakılmaksızın bağlanma parasının iadesi gerekmektedir. Davalı tarafça bu paranın cayma parası olduğuna dair herhangi bir yazılı delil sunulmamış olup, sözleşmenin gerçekleşmediği de tarafların kabulündedir. Bu durumda davalının uhdesinde kalan bedelin iadesi zorunlu olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile takibin devamına ve likit alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.446,28 TL'den peşin alınan 862,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.584,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.