İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinden, kooperatif üyeliğinden istifa sonrası oluşan ek ödeme borcu ve icra takibine itirazın iptali davası hakkında istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatifin, genel kurul kararlarıyla belirlenen ek ödemelerin tahsili amacıyla başlattığı icra takiplerine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı eski ortak, 2014 yılında konutunu satıp 2017 yılında noter aracılığıyla kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve bu tarihten sonra doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağını savunurken, ilk derece mahkemesi, davalının 2017deki istifasının tek taraflı ve muhataba ulaşmakla hüküm doğuran bir işlem olduğuna ve kooperatifin istifa sonrasında davalıyı genel kurullara çağırdığını kanıtlayamadığına hükmederek, davalının sorumluluğunun istifa tarihi itibarıyla sona erdiğini değerlendirmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17.10.2023
NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 25.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 25.06.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin 05.11.2011 tarihinden beri ortağı konumunda olduğunu, kooperatifte .... Blok Daire 3 numaralı 3+1 daire ile .... Blok 3 ve 7 numaralı 1+1 dairelerin olmak üzere 3 dairenin hak sahibi olduğunu, 14.01.2018 tarihinde gerçekleştirilen 2017 hesap yılı Kooperatif Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararlar ile kooperatif üyelerine ödemeleri için ek ödeme tahsis edildiğini, davalının ödemekle yükümlü olduğu bedelleri ödemediği için Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E ve Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E sayılı dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra takiplerine yapılan itirazının iptalini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davanın alacaklıya ulaştığı tarihten sonra bir yıl içinde açılmadığını, arabuluculuk görüşmesinin 04.03.2019 tarihinde sonlandığını, davanın zamanaşımına uğradığını, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E sayılı dosyasında borcun sebebi olarak 01.03.2018 faiz başlangıç tarihli, █████████ E sayılı dosyada 15.07.2019, 15.08.2019, 15.09.2019 faiz başlangıç tarihli borç yazıldığını, █████████ E sayılı dosyada borcun neden kaynaklandığı da açıklanmadığını, kooperatif borçlarında zaman aşımı süresi beş yıl olduğunu, dava konusu kooperatif hissesine karşılık gelen konutu 31.03.2014 tarihinde satarak tapu devrini yaptığını, kooperatif yetkililerinin hisse devrini yapmaması sebebiyle Karşıyaka 3. İcra Dairesi'nin ██████████ E sayılı dosyasını ödemek zorunda kalındığını, davalının Foça Noterliği'nin 10.08.2017 tarihli, 4796 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden istifasını davacıya bildirdiğini, ihtarnamenin 14.08.2017 tarihi'nde davacıya tebliğ edildiğini, davalının kooperatif üyeliğinin 14.08.2017 tarihinde sonlandırıldığını, davalının 2018 yılı genel kurulundan sonra doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, davacının istifa eden üyenin inşaat maliyetleri sebebiyle sorumlu olamayacağını, müvekkilinin 2014 yılında konutu borçsuz bir şekilde satmasından sonra üyelik devrini yapmayan kooperatif karşısında istifa etmek zorunda kaldığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün █████████ E ve Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E sayılı icra takip dosyalarında ödeme emrine itiraz dilekçesinin ve icra müdürlüğünün takibin durdurulması kararının davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bir evrak bulunmadığından, davanın İİK'nun 67/1 maddesi uyarınca 1 yıllık sürede açıldığı, kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda TBK'nın 147/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, bu sürenin borcun muaccel olduğu tarihten başladığı, dava konusu yapılan alacağa ilişkin davacı kooperatifin 14.01.2018 ve 15.06.2019 tarihli genel kurul kararlarında belirlenen parasal yükümlülüklerin talep edildiği anlaşıldığından dava tarihi itibari ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı ortağın kooperatif yönetim kurulunun █████/2011 tarih ve 64 sayılı kararı ile ortak olarak .... blok 24 nolu bağımsız bölüm için ortaklığa kabul edildiği, 2014-2015 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarında davalının isminin bulunmadığı, 2016 yılı genel kurul toplantısında davalının isminin yeniden ortak cetveline kaydedildiği, davalı tarafından kooperatifdeki taşınmazın █████/2014 tarihinde üçüncü kişiye satıldığı, davacının █████/2017 tarihli Foça Noterliğinin 04796 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ortaklıktan istifasını davalı kooperatife bildirmiş olduğu, davalı kooperatif tarafından ise ulaşan ihtarnameye rağmen herhangi bir karar alınmadığı, keza istifa işleminden icra takip tarihine kadar olan döneme ilişkin 2017 - 2019 faaliyet yıllarına ait genel kurul toplantısı için davalıya yapılan çağrı evraklarının örneklerinin davacı kooperatif tarafından ibraz edilemediği, kooperatif ortaklığından istifanın tek taraflı yenilik doğurucu bir işlem olup, muhataba ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, olayda, davalı tarafın kooperatif ortaklığından istifa ettiğini savunmasına, davacı kooperatifin davalının adını ortak cetvelinden çıkarması ile istifa işlemini kabul etmesine ve 2015-2016 yılları için gerçekleştirilen genel kurul hazirun cetvelinde davalı ortağın isminin yer almamasına, sonraki yıllarla ilgili genel kurul hazirun cetvelinde davalının ismi mevcut ise de, kendisine çağrı evrakı gönderildiğine dair bir delil ve belge sunulamamasına göre davacı kooperatifin davalı ortağın ortaklıktan istifasını benimsediği, tarafların ortak iradesinin bu yönde uyuştuğu, böylece istifa ile davalının kooperatif üyeliğinin sona erdiği, kooperatif üyeliği sona eren davalıdan kooperatif üyelik ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacağın istenmesinin mümkün olmadığı, istifanın davacı kooperatif tarafından benimsenmesi ve davalı tarafından davacı kooperatife bildirilen █████/2017 tarihli istifa ihtarnamesine rağmen davalı ortağın 2018 ve 2019 yıllarında gerçekleştirilen genel kurul hazirun cetvelinde isminin yer almasının hiçbir hukuki sonucunun olmadığı, bu durumda, icra takip tarihleri itibari ile halen kooperatif nezdinde ortaklık sıfatı bulunmayan davalıdan aidat alacağının istenmesi mümkün olmadığı, öte yandan davacı kooperatifin icra takibini kötü niyetli olarak yaptığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı tarafça açılan davanın ayrı ayrı reddine, davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, yerel mahkemece icra takip tarihleri itibari ile kooperatif nezdinde "ortaklık sıfatı bulunmayan "davalıdan aidat alacağının istenmesinin mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı üyenin Kooperatif üyeliğinden istifa hakkını haksız ve hukuka aykırı şekilde Kooperatifin korunması ilkesine aykırı şekilde kullandığını, Kooperatiflerde ortaklar arasında "eşitlik ilkesi" hakim olup, açık kapı ilkesinin mutlak bir serbestlik anlamında olmayıp üyenin Kooperatiften çıkışının Kooperatife zarar vermemesi gerektiğini, davalı üye gibi birçok üye Kooperatiften menfaatini elde ettikten sonra Kooperatif inşaatı tamamlanmadan diğer üyelerin daireleri, ortak alanların inşası bitirilmeden Kooperatiften istifa etmeye çalıştığını, bu durumun Kooperatifi zor duruma soktuğunu, Kooperatif, inşasını tamamlamak, yönetimsel giderlerini tamamlamak ve karşılamak için üyelerine ek ödemeler, aidatlar yüklemek durumunda kaldığını, davalının istifasının Kooperatiften elde etmiş olduğu konutunu "iade etmedikçe" söz konusu konuta ilişkin mali yükümlülüklerinin sona ermeyeceğini, davalı üyenin gerçekleştirmiş olduğu herhangi bir üyelik devrinin söz konusu olmadığını, Kooperatif henüz tamamlanmadan tasfiye aşamasına geçilmeden; bir takım ödemelerin doğacağı sabit iken davalının üyelik menfaatini elde ettikten sonra sadece taşınmaz devri gerçekleştirerek istifa etmesinin davalının kötüniyetle hareket ettiğini gösterdiğini, davalıya müvekkili Kooperatif tarafından 2017-2019 faaliyet yıllarına ait genel kurul toplantısı için çağrı evrakları tebligatlar yapıldığını, bunların Kooperatif kayıtlarında mevcut olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatifin 2014 yılında tapu satışı yapıldığı ve durum kooperatife bildirildiği halde işlem yapmayarak davalının üyeliğini düşürmeyerek, haksız olduğunu bilerek davalıdan haksız tahsilat yaptığını, alacaklar için açılan takibin 1 yıllık yasal süresi içerisinde yapılmadığını, itirazın iptali davası açma süresinin İİK.67 maddesi gereğince itirazın tebliğinden itibaren başlayacağı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğunu, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, ortaklıktan kaynaklı kooperatif alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda davalı, kooperatif ortaklığı nedeniyle kendisine isabet eden konutu dava dışı şahsa sattığını, kooperatif üyeliğinden de istifa ettiğini belirterek, kooperatif ortaklığından kaynaklı alacaktan sorumluluğu bulunmadığı iddiasıyla davacı kooperatif tarafından başlatılan icra takiplerine itiraz etmiştir.
Yerleşik yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kooperatif ortaklığı nedeniyle edinilen taşınmazın devri ile kooperatif üyeliğinin devrinin birbirinden farklı kavramlar olduğu, tapu devri suretiyle taşınmazın satılmasının kooperatif dışında gerçekleşen harici bir işlem olup, ortaklık nedeniyle edinilen taşınmazın, ferdi mülkiyete geçildikten sonra tapu devri yoluyla satılmasının direkt olarak kooperatif ortaklığının da devredildiği anlamına gelmeyeceği, bu nedenle devirden sonraki ortaklık borçlarından sorumlu olmak istemeyen kooperatif ortağının taşınmazı sattığı esnada, ortaklığın da devralınmasını şart koşması gerektiği, bunun için üyeliğin devri hususunda bir sözleşme akdedilerek, söz konusu üyelik devrinin kooperatif yönetimine yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, somut olayda, davalı tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği noktasında yeterince araştırıma yapılmadığı, bu durumda kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği konutu başkasına satan davalının kooperatif ortaklığının devri konusunda yazılı bir sözleşmeyle kooperatif yönetimine başvurma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin kooperatif kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi araştırması ile tespit edilmesi gerekirken, mahkemece yanlış ve yanılgılı gerekçe ile belirtilen şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazının bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!