Adana Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif yönetim kurulunun azli istemli davada mahkemelerin yetkisizliğini ve genel kurulun münhasır yetkisini belirten ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı, kendisine tahsis edilen bağımsız bölümün mülkiyetinin devredilmemesi, fahiş aidatlar ve yönetim kurulunun kooperatifin mali ve hukuki durumu ile ortak hakları açısından tehlike arz etmesi gerekçeleriyle kooperatif yönetim kurulunun görevden azledilmesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42. maddesi uyarınca yönetim kurulunu seçme ve dolayısıyla azletme yetkisinin münhasıran genel kurula ait olduğunu, mevcut yasal düzenlemelerde mahkemelere yönetim kurulunu görevden azletme konusunda hak veya yetki tanınmadığını belirterek, istemin dinlenme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : █████████ Esas - ███████ KararDAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. DAVA : Kooperatif Yönetim Kurulunun AzliİSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ Esas- ███████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 22.12.2025 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine tapu iptali ve tescil ve kooperatif yönetim kurulunun azli istemli dava açmıştır. Dilekçeye göre; ... Mahallesi 403 ada 1 parsel F blok 1 No.lu bağımsız bölüm davalı kooperatif tarafından davacıya tahsis edilmiştir. Ödemeler yapılmasına rağmen bağımsız bölümün mülkiyeti davacıya intikal ettirilmemiştir. Fahiş aidatların ödenmemesi üzerine davacı, kooperatif üyeliğinden ihraç edilmiştir. İhraç kararının iptali için açılan dava derdesttir. Kooperatif yönetiminin görevde kalması hem ortakların hakları hem de kooperatif tüzel kişiliğinin mali ve hukuki durumu açısından tehlike arz ettiği ileri sürülerek ... Mahallesi 403 ada 1 parsel F blok 1 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kooperatif yönetiminin görevine son verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava arasında bir bağlantı bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Sınırlı Sorumlu ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesi özetle; davacının evvelce ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında kooperatife kayyum atanması talebi ile açtığı davanın reddedildiğini, dava konusu hakkında verilmiş bir mahkeme kararı varken yeniden dava açılmasının hukuka aykırılığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesi'nin █████/2026 günlü ara kararında özetle; davacı vekilinin tapu iptali ve tescil talebine yönelik dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 42. Maddesi uyarınca Yönetim Kurulunu seçme yetkisi Genel Kurul’a aittir. Yönetim Kurulu en çok 4 yıl için seçilebilir. 1163 sayılı Kanunda ve TTK’nun anonim şirketlere ilişkin düzenlemesinde mahkemelere yönetim kurulunu görevden azletme konusunda hak/yetki tanınmamıştır. Bir başka ifadeyle kooperatif ortakları yönetim kurulunun görevden alınması için Genel Kurulu harekete geçirme hak/imkanları bulunmakla birlikte bu konuda mahkemelere başvuru hakları bulunmamaktadır. Bu nedenlerle istemin dinlenme imkanı bulunmadığından reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukukî ilişkinin sujesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usulî bir kavramdır. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı Kanun ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur. Kooperatif yönetim kurulunun azline ilişkin davanın azli istenen yönetim kurulu üyelerine karşı açılması gerekir. Bir başka ifadeyle bu davada kooperatif tüzelkişiliğine pasif husumet (davalı olma sıfatı) düşmemektedir. Somut davada azli istenen yönetim kurulu üyeleri davalı olarak gösterilmemiştir. Sonuç itibariyle yönetim kurulunun azli istemi yönetim kurulu üyeleri hasım gösterilerek yöneltilmediğinden istemin pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kayyum atanması talebinin yanlış gerekçeyle red edildiğini, mevcut kooperatif yönetiminin kooperatif ve ortaklar aleyhine hareket ettiği, bu nedenle kayyum atanmasının gerekli olduğu ileri sürüldüğünü, husumet yokluğu gerekçesinin hatalı olduğunu, tüzel kişiline yöneltildiğini, yönetim kurulu üyelerine ayrıca husumet yönetilmesinin zorunlu olmadığını, kooperatif yönetiminin usulsüz işlemler yaptığını, müteahhit ve yönetim arasında çıkar ilişkisi bulunduğunu, kooperatif aleyhine icra takipleri ve işlemler yürütüldüğünü, mahkeme kararlarının uygulanmadığını, bilirkişi raporları ve resmi kayıtların iddiaları desteklediğini, dosyanın tefrik edilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, Kooperatif Yönetim Kurulunun Azli istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde "davalı kooperatifin yönetiminin görevine son verilerek yerine ehil kişilerden oluşan bir kayyım heyeti atanmasına" karar verilmesinin talep edildiği, bu haliyle kooperatif yönetim kurulunun görevine son verilmesi talebinin yönetim kurulu üyelerinin azli istemine ilişkin olduğu ve azli istenilen kooperatifin yönetim kurulu üyelerine yöneltiltesi gerektiği, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin azli talebi bakımından davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen davanın reddine ilişkin karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ Esas- ███████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından YENİDEN HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır