Danıştay, lüks araçların paravan şirketlere muvazaalı satışıyla vergi ziyaına yol açıldığı iddiasıyla kesilen üç kat KDV cezası ve özel usulsüzlük cezasına yönelik temyiz istemlerini reddetti.
Özet: Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren davacının, lüks araçları paravan firmalara muvazaalı satışlarla ÖTV matrahını aşındırarak KDV ziyaına neden olduğu tespitlerine dayalı olarak resen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesinin KDV tarhiyatını hukuka uygun bularak davanın bu kısmını reddetmesi ve özel usulsüzlük cezasını kaldırması yönündeki kararı, istinaf ve temyiz aşamalarında yapılan incelemelerde de hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVACI) ... Car Otomotiv VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Otomobil ve hafif motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti faaliyetiyle iştigal eden davacı tarafından, 2018 ila 2021 yıllarında ithal edilen bazı lüks araçlar paravan olarak faaliyet gösterdiğine ilişkin vergi tekniği raporu tanzim edilen ya da paravan olduğuna dair olumsuz tespit bulunan firmalara ilk iktisap öncesi muvaazalı araç satış ve tescil silsilesi oluşturmak suretiyle satılarak ilk iktisap kapsamında doğacak vergilerin asıl mükellefini gizleme ve tahsilini imkansızlaştırma saikiyle hareket edildiği bu kapsamda düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmayan sahte belge niteliğinde olduğu bu suretle ticari teamül gereği daha yüksek bir bedelle satılması gereken araçlara ait hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakılmak suretiyle özel tüketim vergisi matrahının aşındırılması amaçlanarak katma değer vergisinin ziyaa uğratıldığı tespitlerini içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden 2021 yılının Temmuz dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın matrahı yönünden bağlı olduğu 2021 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisine karşı açılan dava, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiğinden, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ibraz ettiği belgelerdeki yazılı kıymet ile beyan edilen kıymet arasında herhangi bir uyumsuzluk bulunmadığı, beyan edilen kıymetin gerçek satış bedeli olmadığını kanıtlayacak, yurt dışı araştırması, ihracatçı firmaya gönderilen fazladan bir para ya da başkaca somut bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle ithal ettiği araçların, ticari rakibi konumundaki Türkiye distiribütörü olan firma ya da firmalardan alınan tahmini ve de kesin olmayan kıymet bedelinin direkt gümrük kıymeti olarak kabulünün hakkaniyet gereği hukuka aykırı olduğu öte yandan adına fatura düzenlenen şirketler yönünden yapılan inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki olumsuz tespitler nedeniyle sözü edilen firmaların özel tüketim vergisini aşındırdığı iddia edilerek şirketlerinin dahil olmadığı aşama için adlarına vergi salınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.