Danıştay 4. Daire, Muğla Bodrumdaki turizm konaklama tesisi kapasite artışı projesine ilişkin ÇED gerekli değildir kararına karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddini onadı.
Özet: Bir meslek odası tarafından Muğla Valiliğinin Bodrumdaki bir turizm konaklama tesisi kapasite artışı projesine ilişkin verdiği "ÇED gerekli değildir" kararının iptali talebiyle açılan davanın, idare mahkemesince ilanlardaki özel dava açma süresi belirtilmediği için genel 60 günlük dava açma süresi esas alınarak süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacının projenin bütüncül değerlendirilmesi gerektiği ve davanın süresinde olduğu yönündeki temyiz itirazları Danıştay tarafından reddedilerek ilk derece mahkemesinin kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... ValiliğiVEKİLİ : Av. ...MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının, █████/2023 - █████/2023 tarihleri arasında Muğla Valiliği, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi ilan panolarında askıya çıkarıldığı ve internet sitelerinde ilan edildiği, ilan metinlerinde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği, askı ilan süresinin sona erdiği █████/2023 tarihini izleyen günden itibaren altmış (60) günlük genel dava açma süresi içinde en son █████/2024 tarihinde davanın açılması gerekirken, █████/2024 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının ilgili mahalle muhtarlığında ilan edilip edilmediğine ilişkin Mahkeme ara kararı üzerine bilgi ve belge gönderilmemiş ise de, davacının bahse konu mahalle halkından biri olmadığı, başka bir deyişle bölgede yaşayan yerel halk kavramı içine girmediği, Türkiye çapında faaliyet gösteren bir meslek kuruluşu olduğu dikkate alındığında, kararın mahalle muhtarlığında ilan edilmemesi usulü bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ÇED kapsamındaki projenin, kara tarafındaki ..., ..., ..., ... ve ... parseller üzerinde yapılacak Turizm Konaklama Alanları ve Konut Alanları ile “entegre” bir proje olduğu, toplam yüz ölçümü 332.120,83 m2 olan bu 4 parsel üzerinde yapılacak turizm konaklama tesisleri (oteller, tatil köyleri ve/veya turizm kompleksleri ve benzeri) ile toplu konut projelerinin de ÇED Yönetmeliği kapsamında olduğu, ÇED sürecinin kümülatif değerlendirilmeyerek, her bir parsel ayrı ayrı farklı projelermiş gibi değerlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin EK-1 ve EK-2 eşik değerlerinin altında gösterilerek ÇED Kapsam Dışı yazısı alındığı, 2023 yılında ise, ... ada ... parsel için "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildiği, "ÇED Kapsam Dışı" kararı alınan parsellere de Belediye tarafından Yapı Ruhsatları düzenlendiği, somut olayda ÇED sürecindeki kümülatif etkiler doğrultusunda her bir parselin aynı proje kapsamında olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, davanın süre aşımı nedeniyle iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1-Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.2-Davalı Yanında Müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.