Sigorta şirketinin trafik kazası sonrası sürücü değişikliği ve alkol şüphesi iddiaları ile ödeme yapmadığı kasko hasar tazminatı davası bilirkişi raporları ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda.
Özet: Davacı, tek taraflı trafik kazasında ağır hasar gören aracının tazminatını talep ederken, davalı sigorta şirketinin sürücü değişikliği ve alkol şüphesi iddialarıyla ödemeden kaçınmasını ve uyguladığı haksız iskontoları reddetmiş; yapılan incelemelerde sürücünün kusurlu, ehliyetli ve alkolsüz olduğunun, hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunun ve sigortacının ticari anlaşmalarına dayalı iskontoların, özellikle hibrit araçlarda güvenlik bileşenlerinin tam bedelle değişiminin zorunluluğu karşısında geçersiz olduğunun tespit edilmesiyle, davacının gerçek zararının iskontosuz piyasa rayiçleri üzerinden karşılanması gerektiği ortaya konulmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının şirkete ait olan ve --------- plakalı, henüz 7 aylık olan --------- aracın, 14.01.2023 tarihinde tek taraflı bir trafik kazası neticesinde ağır mekanik hasara uğradığını, kaza sonrası yapılan ekspertiz incelemesinde toplam hasar bedelinin 142,594,94 TL olarak tespit edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin haksız gerekçelerle (sürücü değişikliği ve alkol şüphesi iddialarıyla) tazminat ödemesinden imtina ettiğini beyan ettiğini, sigorta şirketinin "şüpheden" öteye geçmeyen iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaza sonrası tutulan resmi raporların ve tanık beyanlarının kazanın oluş şeklini doğruladığı vurgulandığını, davacının, sigorta şirketinin kendi anlaşmalı servisleri üzerinden uyguladığı fahiş iskontoların "gerçek zararı" yansıtmadığını belirterek; Yargıtay içtihatları doğrultusunda iskontosuz piyasa rayiçleri üzerinden hesaplanan hasar bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi vekili özetle: meydana gelen kazanın oluş şekli ve zamanı itibarıyla (gece 03:00, tek taraflı çarpma) "sürücü değişikliği" yapıldığına dair kuvvetli şüpheler bulunduğunu, sürücü olduğu iddia edilen ---------- sigortalı - şirketin resmi çalışanı olmadığını, bu durumun kasko poliçesi genel şartları uyarınca teminat dışı haller teşkil edebileceğini savunarak davanın reddini talep ettiğini, savunmanın devamında; davacı tarafından talep edilen 142.594,94 TL tutarındaki hasar bedelinin fahiş olduğu, şirket nezdinde yaptırılan ekspertiz incelemesine göre gerçek zararın iskontolar sonrası 77.149,04 TL olarak hesaplandığını, davalı vekili, kaza sonrası sürücünün alkol muayenesi ve kimlik tespiti süreçlerine dair araştırmaların tamamlanmadığını, sigortalı aracın kullanım amacına aykırı şekilde üçüncü kişilere tahsis edildiği iddiasıyla, davalı şirketin herhangi bir tazminat ödeme veya temerrüt sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
08.03.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava dosyasında kazanın başka bir mahalde gerçekleştiğine, hasar ile kazanın uyumsuz olduğuna, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen araştırma raporunda sürücü değişikliği yapıldığı şüphesinin olduğu ancak davalı sigorta şirketinin iddia ettiği gibi sürücü değişikliğine dair tutanakta belirtilen --------- haricinde başka bir kişi olduğuna dair ispata yönelik belgelerin olmadığı, kaza anına dair herhangi bir kamera/fotoğraf olmadığı, sürücünün ehliyetli ve alkolsüz olduğu dikkate alındığında meydana gelen hasarın Kasko Genel Şartları A.5 maddesinde belirtilen teminat dışı haller içerisinde olmadığı, teminat dışında kaldığına dair aksine dava dosyasında tespit / belge olmadığından dava konu hasarın kasko poliçesi teminat kapsamı içinde olduğu, davalı --------ş sigortalısı ---------- plakalı araç sürücüsü -------- yol 00 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, --------- plakalı, --------- model, ---------- marka, --------- model, beyaz renkli, hususi otomobil, araç , olduğu; Dava dosyasında onarım faturası bulunmadığı, dosyada bulunan kaza krokisi, hasar fotoğrafları beraber değerlendirildiğinde; yedek parça toplam 65.419,04 TL ve işçilik 11.730,00 TL olmak üzere hasar bedeli toplam 77.149,04 TL dava konusu kaza ile uyumlu olduğu; hasarın, kasko poliçesi teminat kapsamı içinde olduğu yönünde rapor sunulmuştur. 09.03.2026 tarihli Makina Mühendisi Bilirkişi raporunda özetle: Hasarın beyan edilen kaza şekliyle tam uyumlu olduğu ve poliçe teminatı içinde kaldığını, kusur hususunda takdiri sayın mahkeme reisine ait olmak üzere Sürücünün % 100 oranında asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiğini, önceki raporlarda uygulanan iskontoların yerinde olmadığını, iskonto uygulamasının, davalı sigorta şirketinin uyguladığı 42.165,56 TL'lik (KDV hariç) parça iskontosu, sigortacı ile anlaşmalı servis arasındaki ticari bir protokolün sonucu olduğunu, bu indirimin, serbest piyasa koşullarında yedek parçaya erişen bir üçüncü şahıs veya kurum (Davacı) için geçerli olmadığını, Yedek Parça”nın Orijinalliği : Hasarlı parçalar arasında yer alan Ön Süspansiyon Traversi ve Komple Sol Aks gibi güvenlik bileşenleri, hibrit teknolojili bir araçta "eşdeğer" veya "çıkma" parça kullanımını teknik olarak imkansız kıldığını, bu parçaların tam bedelle (iskontosuz) değişimi, aracın kaza öncesi teknik kondisyonuna dönmesi için bir mecburiyet olduğunu, takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere Yargıtay'ın güncel içtihatları ve mühendislik prensipleri gereği; 91.035,87 TL olan iskontolu bedelin "Gerçek Zararı” karşılamadığı, hükme esas alınması gereken tutarın 140.791,23 TL (İskontosuz/Rayiç) olduğu kanaatine varılan bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Mülga TTK'nun 1293. maddesinde kara sigortaları bakımından sigorta ettirenin tedbir alma mükellefiyeti düzenlenmiştir. Buna göre sigorta ettiren zararı önlemeye ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükelleftir. Tedbirin alınmaması halinde anılan maddenin son fıkrasında Mülga TTK'nun 1292/son fıkrasına atıf yapılmaktadır. Bu durumda ise sigorta ettiren gerekli tedbirleri almamış ise, eğer kasıtlı olarak bu şekilde davranmışsa sigorta tazminatını isteme hakkını yitirecek, kusuru ihmal derecesinde olursa,ihmalin ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğu sigorta bedelinden indirime gidilecektir. Paralel düzenleme Kasko Genel şartları B-2 de de yer almaktadır.Yine TTK'nun 1429. maddesine göre, sigortacı aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararların tazmin ile yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı yana ait --------- plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi bulunduğu, araçta 14.01.2023 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, araçta hasar oluştuğu ve davalı sigorta şirketine hasarın ihbar edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 1427/2 madde hükmü gereğince ihbar tarihinden itibaren 45 gün geçmesi ile davacının alacağının muaccel hale geldiği, davacı şirketin davalı sigorta şirketine 16.08.2023 tarihinde ihbarda bulunduğu, bu tarihten itibaren 45 gün sonra, 29.09.2023 tarihinde alacağın muaccel hale geldiği değerlendirilmiştir.Tüm dosya kapsamı ile 09.03.2026 tarihli Makina Mühendisi Bilirkişi raporu ve 08.03.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; Sürücünün ehliyetli ve alkolsüz olduğu dikkate alındığında meydana gelen hasarın Kasko Genel Şartları A.5 maddesinde belirtilen teminat dışı haller içerisinde olmadığı, teminat dışında kaldığına dair aksine dava dosyasında tespit ve/veya belge olmadığından dava konu hasarın kasko poliçesi teminat kapsamı içinde olduğu, hasar bedeli yönünden hükme esas alınan 09.03.2026 tarihli Makina Mühendisi Bilirkişi raporunda; iskontolu bedelin "Gerçek Zararı” karşılamadığı, hükme esas alınması gereken tutarın 140.791,23 TL (İskontosuz/Rayiç) olduğu yönündeki bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne 140.791,23 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizili ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-140.791,23 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizili ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.617,45 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.435,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.182,28 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 2.435,17 TL peşin/nisbi harcı, 26.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.265,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 29.970,02 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%98,74) dikkate alınarak; 29.590,92 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul durumuna göre 245,44 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 1.803,71-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3120 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%98,74) dikkate alınarak; 39,47 TL'nin Davacıdan ;3.080,53 TLnin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!