İdare tarafından ödenen işçilik alacaklarının, kamu ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu kapsamında sorumlu yüklenici şirketlerden ticari avans faiziyle rücuen tahsiline ilişkin tazminat davası.
Özet: Davacı idare, kamu ihale kanunu kapsamında kendilerinden iş alan yüklenici davalı şirketlerin çalıştırdığı bir işçinin açtığı dava sonucunda ödemek zorunda kaldığı işçilik alacakları, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden oluşan meblağın, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca aslen sorumlu olan davalı şirketlerden rücuen tahsilini talep etmektedir; nitekim ödenen toplam tutarın bir kısmı başka bir firmadan tahsil edildikten sonra kalan 38.193,68 TLnin, kamu zararı oluşmaması adına, işçinin çalıştığı dönemlere ve sorumluluk oranlarına göre ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan geri alınmasını istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların müvekkili idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale ile iş alan şirketlerin işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiklerini, davalıların ve alt yüklenicilerin müvekkili idareden iş aldıkları dönemlerde, çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve idarelerince ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunun hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduklarını, davalı şirketlerin çalıştırmış olduğu işçinin açmış olduğu dava neticesinde idarelerince ödenen tüm hak ve alacakların rücuen davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketler ile müvekkili idare arasında Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idarelerince karşı dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde ... 25. İş Mahkemesi ...Esas ... Karar sayılı ve █████/2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, ayrıca yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin ödenmesine karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verilerek dosyanın kesinleştiğini, karar ile dava dışı işçi ... vekili tarafından, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile idarelerine aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğunu, mezkur karar konusu yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri toplamı 50.126,36- TL icra dosyasına idareleri tarafından ödeme yapıldığını, ödenen meblağının dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre tespit edilen farklı yüklenici firmalardan tahsil edilmesi için müvekkili idare ilgili birimleri ile yapılan yazışmalar neticesinde dava dışı işçinin, çalışmış olduğu ...Ltd.Şti.'deki çalışma dönemine denk gelen 11.932,68- TL'lik tutar mezkur firmadan tahsil edilmiş olduğunu, bakiye 38.193,68- TL'nin kamu zararı oluşmaması adına davalı şirketlerden tahsili gerektiğini, yargılama sırasında dava dışı işçinin SGK kayıtları celbedilerek çalıştığı dönemler ve şirketler dikkate alınmak suretiyle, davalıların dava konusu ödenen bedellerden sorumluluk miktarlarının bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmesini ve belirlenen sorumluluk miktarları dikkate alınarak dava konusu alacaklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla toplam 38.193,68-TL bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline, idaremiz tarafından ödenen ilam karar harcı ve diğer harç ve giderlerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...Şirketi, ... Şirketi - (Yeni Unvan:... Şirketi), Tasfiye Halinde ... Şirketi, ...Şirketi, ... Şirketi tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 25. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 9. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden dava dışı ...'ün sigortalılık tescil ve hizmet kaydı tespiti, iş yeri unvan listesi, sigortalı işe giriş bildirgesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesi,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09.03.2024 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.01.2026 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 08.03.2026 tarihli bilirkişi ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, dava dışı işçi ...'e ödenen işçilik alacaklarının davalılardan çalıştıkları döneme denk gelecek şekilde alt işverenlerden rücu istemine ilişkindir.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicilerin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının, yıllık izin ücretinin ve dönemsel alacakların dava dışı işçi ...'e ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi █████/2018 tarih ... Esas ... Karar, █████/2018 tarih ... Esas ... Karar, █████/2017 tarih ... Esas... Karar).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ... Esas... Karar sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli... E. ... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre; dava dışı işçinin davalılardan Tasfiye Halinde .... Şti ile ...Şti Adi Ortalığı'nda █████/2010-█████/2012, ... Şti'de █████/2012-█████/2012, ... Şti.'de (yeni unvan... Ltd. Şti'de) .., .... San Ltd. Şti'de █████/2012-██████/2012 ve █████/2014-█████/2015, ... Tic. Ltd Şti'de █████/2012-█████/2014 tarihleri arasında çalıştığı, işçinin davacı nezdindeki çalışmasının █████/2015 tarihinde sonlandığı, ... 25. İş Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı sayılı kararı ile ... aleyhine işçilik alacaklarına hükmedildiği, kararın kaldırılması sonrası ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kaldırma ilamına uygun olacak şekilde ödeme icra emri düzenlendiği, kaldırma kararında geçen asıl alacak ve ferileri ile toplam 40.172,06-TL üzerinden icra emri düzenlendiği, davacı yanca icra dosyasında 38.473,76-TL'nin █████/2021 günü, 10.262,36-TL'nin █████/2021 günü olmak üzere toplam 48.736,12-TL ödeme yapıldığı ancak icra dosyasından yapılan kapak hesabının 50.126,36-TL olduğu, eksik ödemenin sebebinin vergi dairesine ödenen / vekalet ücreti KDV tevkifattı tutarından kaynaklandığı, netice olarak davacı yanca toplam yapılan ödeme tutarının 50.126,36-TL olduğu ve söz konusu işçilik alacaklarının rücuen tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde, davacı işverenin sorumluluğuna dair bir hükme yer verilmediğinden, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle davalı şirketler işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden işçilik alacakları nedeniyle sorumludur.
Dosya kapsamında bilirkişi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen ve ödenen alacağın tamamından sorumlu olduklarının kabulü halinde ve şirket birleşmeleri de gözetilerek 8.456,63-TL'nin Tasfiye Halinde .... Şti ile ...Şti Adi Ortalığı'ndan, 12,94-TL'nin ... Ltd. Şti'den, 2.770,30-TL'nin ... Ltd. Şti.'den (yeni unvan .... Ltd. Şti'den), 12.841,83-TL'nin .... Şti'den, 13.718,72-TL'nin ... Ltd Şti'den tahsilinin gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği, anılan bilirkişi tarafından düzenlenen raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerine, genel hukuk prensiplerine, tanzim edilen bilirkişi ... tarafından hazırlanan kök ve ek raporuna ve celp edilen tüm delillere göre, 6098 sayılı TBK'nın 167.maddesinde (818 sayılı BK'nın 147. maddesi) müteselsil sorumlular arasında rücu ilişkisinin düzenlendiği, borcun tamamını ödeyen davacının yapmış olduğu ödemenin çalıştırılan dönemlere isabet eden ve hesap edilen oranlarda davalılara rücuen tahsil hakkının bulunduğu, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi (...) çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen alacağın tamamından sorumlu oldukları kanaatine varılmış ve ve rücu miktarları da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-8.456,63-TL'nin Tasfiye Halinde ... Şti ile .... Şti Adi Ortalığı'ndan,
12,94-TL'nin ... Ltd. Şti'den,
2.770,30-TL'nin ... Şti.'den (yeni unvan ...Ltd. Şti'den),
12.841,83-TL'nin ...San Ltd. Şti'den,
13.718,72-TL'nin ... Tic. Ltd Şti'den, ödeme tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (37.800,42-TL) üzerinden alınması gereken 2.582,15-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 652,26-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 1.929,89-TL harcın 215,87-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde .... Şti.'den, 216,54-TL'sinin davalı ... Şti Adi Ortalığı'ndan, 141,44-TL'sinin davalı .... Ltd.Şti. (yeni unvan...Şti.)'den, 655,64-TL'sinin davalı ...San Ltd. Şti'den, 700,40-TL'sinin davalı ...Şti'den, alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 652,26-TL peşin harcın 72,96-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti.'den, 73,18-TL'sinin davalı ... Şti Adi Ortalığı'ndan, 47,80-TL'sinin davalı ....Şti. (yeni unvan ...Şti.)'den, 221,60-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti'den, 236,72-TL'sinin davalı ... Şti'den, alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.325,00-TL posta ve tebligat gideri ile 14.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.325,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 20.115,72-TL'nin, 2.250,12-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... Şti.'den, 2.257,01-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti Adi Ortalığı'ndan, 1.474,23-TL'sinin davalı ... Şti. (yeni unvan ... Ltd. Şti.)'den, 6.833,86-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti'den, 7.300,50-TL'sinin davalı ... Ltd Şti'den, alınarak davacıya verilmesine, kalan 209,28-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 37.800,42-TL vekalet ücretinin 4.228,31-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... Şti'den, 4.241,26-TL'sinin davalı ... Şti Adi Ortalığı'ndan, 2.770,30-TL'sinin davalı ...Tic. Ltd Şti'den, alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.623,11-TL'nin, 181,56-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'den, 182,12-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti Adi Ortalığı'ndan, 118,95-TL'sinin davalı ....Şti. (yeni unvan ...Şti.)'den, 551,41-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti'den, 589,07-TL'sinin davalı ... Tic. Ltd Şti'den,
b)Davanın red oranına isabet eden 16,89-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!