İzmir Harmandalı çöp sahasındaki heyelan riski sebebiyle atık depolama faaliyetlerinin durdurulmaması kararının can ve mal güvenliği tehdidi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak temyiz edilmesi davası.
Özet: Heyelan riski taşıyan İzmir Harmandalıdaki çöp sahasında, can ve mal güvenliğini tehdit eden tehlikeler devam ederken atık depolama faaliyetine başlanması üzerine, bu faaliyetin durdurulması ve güvenlik önlemleri alınması taleplerini reddeden belediye işleminin iptali davasında, mahkemeler bilimsel raporlarla desteklenen mevcut riskin büyüklüğünü ve alınan önlemlerin yetersizliğini vurgulayarak, bakanlıkça onaylanmış raporlarla güvenli alanlar veya koşullar belirlenmeden sahada depolama faaliyetine devam edilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve işlemin iptalini onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN : 1- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Çiğli ilçesi, Harmandalı Mahallesinde bulunan ve heyelan yaşanan çöp sahasına gerekli önlemler alınmadan yeniden çöp stoklanmaya başlanıldığından bahisle bu sahadaki çöp depolama işleminin durdurulması ve mevcut sahada gerekli can ve mal güvenliği önlemlerinin alınması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, uyuşmazlık konusu çöp sahasında düzensiz çöp stoklanması nedeniyle toprak kayması hareketlerinin devam ettiğinin ve söz konusu afet nedeniyle yollarda ve evlerde hasarların meydana geldiğinin, sahanın üst kotuna atık depolandıkça tehlikenin büyüdüğünün, toprakta oluşabilecek ani bir kırılma sonucunda sahanın kuzeybatısında yer alan yerleşim yerine atıkların akma tehlikesi bulunduğunun, davalı idarece heyelan riskinin azaltılabilmesi amacıyla yapıldığı belirtilen drenaj, kanal kazılması, yeraltı su seviyesinin düşürülmesi gibi işlemler ile diğer mühendislik önlemleri alınarak heyelanın önüne geçilemeyeceğinin davalı idarece bilimsel danışmanlık hizmeti alınan öğretim üyesi tarafından hazırlanan raporla da ortaya konulması karşısında, çöp stoklama işleminin durdurulması ve sahada gerekli can ve mal güvenliği önlemlerinin alınması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; olayın ve kararda yer alan mevzuatın birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava konusu Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisinde güncel bir heyelan tehlikesinin bulunduğu ve bu tehlikenin Harmandalı Mahallesinde ikamet edenlerin can ve mal güvenliğini tehdit ettiği ve bu haliyle sahada depolama faaliyetine devam edilmesinin heyelan riskinin artmasına neden olabileceği, nitekim davalı idarecede söz konusu tehlikenin giderilmesi hususunda bilimsel ve teknik çalışmalar yürütüldüğü ve bu kapsamda sahanın belli bir kısmında depolama faaliyetine son verildiğinin ifade edilmekte olduğu hususları bütün halinde değerlendirildiğinde; yürütülen çalışmalar neticesinde sahada kısmen ya da tamamen depolama faaliyetinde bulunulabileceğine ilişkin rapor tanzim edilmesi ve bu raporun gözetim ve denetim yükümlülüğü olan Bakanlıkça uygun bulunması halinde, tesiste depolama faaliyetine devam edilmesi gerektiği, belirtilen hukuki ve bilimsel koşullar oluşmadan tesiste depolama faaliyetine devam edilmesinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüreceğinden kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığı, tesiste depolama faaliyetinin durdurulması ve can ve mal güvenliğinin temini için gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin davacı başvurusunun reddine ilişkin işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davalı idarece ilgili bilimsel çalışmalarda Tesiste katı atık depolanmasına son verilmesi/kapatılmasına ilişkin bir ibare bulunmadığı iddia edilmiş ise de, gelinen süreçte heyelan riskinin mevcudiyeti karşısında, can ve mal güvenliğinin temini için öncelikle ilgili sahanın tamamında ya da bir kısmında depolama faaliyetine devam edilebileceğinin tespit edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, anılan iddianın hükme etki eder mahiyette görülmediği, bu durumda, dava konusu işlemin yer verilen gerekçe ile iptal edilmesi gerektiği, istinaf konusu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurularının yukarıda belirtilen değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın keşif ve bilirkişi incelmesi yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak verildiği, evsel atıkların depolanmasının zorunlu bir hizmet olduğu ve aksamadan devam etmesinde üstün kamu yararı bulunduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare yanında müdahil tarafından ise, dava konusu işlemin sebep unsuru bakımından hukuka uygun olduğu, temyize konu istinaf kararında sahanın hangi kısmında depolama faaliyetine devam edilecebileceğine ilişkin rapor alınması gerektiği gerekçesiyle verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, dava konusu işlemin İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesi uyarınca, ''müdahilin dava konusu sahada yürüttüğü ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyebilecek nitelikte olması sebebiyle'' temyize tabi işlemlerden olduğu görülmüş olup, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!