Danıştay Üçüncü Daire, şirketin sahte fatura düzenlemesinden kaynaklanan ÖTV ve KDV kamu alacakları için kanuni temsilciye yönelik ödeme emrinin tebligat usulü ve temsilcinin sorumluluk sınırlarını inceliyor.
Özet: Sahte belge düzenleme fiilleriyle oluşan vergi borçları nedeniyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebligatında usulsüzlük iddiaları ve borcun şirketten tahsil edilememesi üzerine, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi tebligat usulsüzlüğünden iptal kararı verirken, Bölge İdare Mahkemesi, vergi ve ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun ilanen tebliğ edildiği ve borcun şirketten tahsil imkanının kalmadığı tespitinden hareketle, davacının yalnızca kanuni temsilci olduğu belirli dönemlere ve bu dönemlerdeki sahte belge düzenleme fiillerinden kaynaklanan alacaklardan sorumlu tutulabileceğine karar vererek ödeme emrini kısmen iptal, kısmen reddetmiştir.

T.C.D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ███████Karar No : █████████TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulun bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen kararın, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nca bozulması üzerine davayı yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, ... Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden alınmayan 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ edildiği olayda, tebliğin şirketin adresinde gerçekleştirilemediğine ilişkin █████/2015 tarihli adres tespit tutanağında, tebliğ edilmeye çalışılan ödeme emirlerine dair bilginin bulunmadığı bir başka ifadeyle adres tespit tutanağının, tebliğ edilmeye çalışılan ödeme emirleriyle ilişkilendirilmediği dolayısıyla adreste bulunamama durumunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 102. ve devamı maddelerindeki usule uygun olacak biçimde saptanmadığı dikkate alındığında adres tespit tutanağının, ilanen tebliğe dayanak alınamayacağı bu nedenle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin ilanen tebligatın usulüne uygun olmadığı ve alacağın şirket nezdinde kesinleşmediği sonucuna ulaşıldığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emri içeriğindeki amme alacaklarının, ... Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin █████/2011 ile █████/2012 tarihleri arasında sahte belge düzenlediği ve karşılığında haksız yere özel tüketim vergisi iadesi aldığı faturalar dolayısıyla 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanun'u ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanun'u çerçevesinde vergi ziyaına sebep olduğu tespitlerini içeren vergi tekniği raporu uyarınca tanzim edilen vergi inceleme raporlarına istinaden yapılan tarhiyatlardan kaynaklandığı, şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak adreste bulunamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında adına kayıtlı iş makinesi olduğu ancak bu araçlar üzerinde başkaca alacaklılar tarafından daha önce tesis edilen hacizler bulunduğu, borç miktarı dikkate alındığında şirketten borcun tahsil edilemeyeceğinin idarece tespit edildiği, şirketin bu eyleminden ancak kanuni temsilci olduğu dönemler ile davacının sorumlu tutulabileceği bu durumda █████/2011- █████/2012 tarihleri arasında kanuni temsilci sıfatını haiz olan davacı, ödeme emri içeriğindeki 2011 yılının Aralık, 2012 yılının Ocak ve Şubat dönemine ait özel tüketim vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve ferilerinin tamamından, 2011 yılına ait kurumlar vergisi, aynı yılın Kasım-Aralık, 2012 yılının Ocak- Mart dönemine ait vergi ziyaı cezası ve ferileri ile 2012 yılının Mart dönemine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve ferilerine ait alacaklardan ise kanuni temsilci olduğu tarihlerde şirket tarafından sahte belge olarak düzenlendiği tespit edilen belgelerden kaynaklı olanların ödenmesinden sorumlu tutulabileceği, kanun temsilci olmadığı tarihlerde (█████/2011 tarihi öncesi, █████/2012 tarihi sonrası) şirketin sahte belge düzenleme eyleminden kaynaklı amme alacakları yönünden ise takip edilmeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin, 20 ila 28, 31 ila 45. satılarında yer alan amme alacakları yönünden dava reddedilmiş, 1 ila 19, 29, 30. satırlarında yer alan alacaklar yönünden ise davacının temsil yetkisi bulunduğu kıst dönem aralığında şirketin sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklı olan kısım yönünden dava reddedilmiş, kalan kısım yönünden ise ödeme emri iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, bozma kararında, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kamu alacağının şirketin mal varlığından tahsil imkanı bulunup bulunmadığı, kendisinin bu borçlardan sorumlu olup olmadığı ve amme alacağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususlarının araştırılarak karar verilmesi istenildiği, değinilen bu hususlar incelenmeden Vergi Dava Dairesince karar verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.