İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin konkordato projesi kapsamındaki alacak miktarının hüküm ile gerekçe arasındaki maddi hata düzeltme talebinin reddine dair ek kararının istinafını inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, konkordato projesi tasdik edilen bir şirketten olan alacağın miktarının tespiti davasında, ilk derece mahkemesince hüküm ile gerekçe arasında oluşan alacak miktarı çelişkisini maddi hata olarak düzeltme talebinin, istinaf yoluyla giderilebileceği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davalının bu ek kararın kaldırılması ve gerçek alacak miktarının doğru şekilde tespit edilmesi yönündeki istinaf başvurusunu incelemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022 (Ek Karar)NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ek kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın geçici mühlet tarihi itibariyle alacağının 2.455.641,00-TL olarak kabul edilmiş olmasına rağmen kararın gerekçesinde 2.288.495,75-TL olarak kabul edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın geçici mühlet tarihindeki alacağının 2.288.495,75-TL olarak tespit edilmesine rağmen kararın gerekçesinde 2.455.641,00-TL olduğunun tespit edildiğinin belirtilmiş olduğunu, maddi hata sonucu mahkememizce verilen hüküm ile hüküm gerekçesi arasında çelişki oluşacağından söz konusu maddi hatanın giderilerek tashihine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda ek karar ile, "Dosyanın tetkikinde HMK 304 uyarınca hükümdeki hatanın düzeltilmesi mümkün olduğundan talebin gerekçeye yönelik olması ve istinaf yoluyla düzeltilmesinin mümkün olması nedeniyle talebin reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketçe davacı tarafın geçici mühlet tarihi itibariyle alacağı 2.455.641,00-TL olarak kabul edilmiş olmasına rağmen kararın gerekçesinde 2.288.495,75-TL olarak kabul edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın geçici mühlet tarihindeki alacağı 2.288.495,75-TL olarak tespit edilmesine rağmen kararın gerekçesinde 2.455.641,00-TL olduğunun tespit edildiğini, maddi hata sonucu mahkemece verilen hüküm ile hüküm gerekçesi arasında çelişki oluşacağından taraflarınca söz konusu maddi hatanın giderilerek tashihine karar verilmesini, mahkeme kararının gerekçe kısmında 2.288.495,75-TL yerine maddi hata ile 2.455.641,00-TL olarak yazılmış olup, söz konusu durum yalnızca anılan tutarların hatalı yazımından kaynaklandığını, mahkemenin 18.08.2022 tarihli ek kararında talebin gerekçeye yönelik olması ve istinaf yoluyla düzeltilmesinin mümkün olması gerekçeleri ile gerekçeli kararda yer alan maddi hataların tashihi taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacı bankanın geçici mühlet tarihindeki alacağının 2.288.495,75-TL olduğunu, davalı şirketçe davacı tarafın geçici mühlet tarihi itibariyle alacağının 2.455.641,00-TL olarak kabul edilmiş olduğunun tüm dosya kapsamından ve bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmakta olduğunu, kararın gerekçesinde içeriği doğru belirtilmesine rağmen tutarların yanlış yazılmasının düzeltilebilir maddi bir hata niteliğinde olduğunu, gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında yer alan maddi yazım hatasının kararın amacına uygun olarak düzeltilmesini, mahkemece eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile hüküm tesis edilmiş olduğundan tashih taleplerinin reddine dair 18.08.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, konkordato projesi tasdik edilen şirketten olan ve çekişmeli hale gelen alacağın İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 308/b maddesi uyarınca tespiti ile konkordato projesine dahil edilmesine yönelik alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, ek karar ile de, HMK 304 uyarınca hükümdeki maddi hatanın düzeltilmesi mümkün olduğundan ve talebin gerekçeye yönelik olması ve istinaf yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğundan talebin reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca açılan dava, niteliği itibariyle konkordato projesinin tasdiki kararı ile sıkı bağlantı içerisindedir. İİK'nın 308/b maddesi uyarınca uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için mahkeme tarafından tasdik edilmiş bir konkordato projesi bulunması gerekir.Davalı şirket tarafından konkordato başvurusu yapılması üzerine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında 07.05.2018 tarihinde davalı şirket hakkında geçici mühlet, 14.07.2020 tarihinde de konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. Bu kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesince 30.06.2021 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı karar ile konkordatonun tasdikine ilişkin karara yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, temyiz yasa yoluna başvurulmaması üzerine karar, 18.10.2021 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı banka konkordato yargılamasında alacak kaydı için yaptığı başvuruda, 13.02.2019 tarihi itibariyle 3.503.513,00 TL alacağı bulunduğunu belirterek genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tamamının konkordato nisabına dahil edilmesini istemiş ise de alacak talebinin 2.445.641,00 TL'lik kısmı kabul edilmiştir. Davacı tarafça, çekişmeli alacak hale gelen 1.047.872,00 TL'nin konkordato projesine dahil edilme istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 27.03.2017 tarihinde 2.500.000,00 TL tutarında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davalı şirkete 05.05.2017 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında 60 ay vadeli ticari kredi kullandırıldığı, geçici mühlet 07.05.2018 tarihinde davacının, 2.024.640,68 TL ana para, 251.290,55 TL faiz, % 5 BSMV 12.564,52 TL olmak üzere toplam 2.288.495,75 TL alacağı olduğu, davalı şirketçe nisaba kabul edilen alacak miktarının 2.455.641,00 TL olduğu, bu durumda alacağın fazlasının nisaba kabul edildiği tespit edilmiştir. Hükmün tavzihi ile tashihi şartları, 6100 sayılı HMK'nun 304. ve 305. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, tashih için karar içeriğinden anlaşılan ancak basit hesap ya da yazım hatası nedeniyle hükümde oluşan bir hatanın bulunması; tavzih için ise, açık olmayan ya da birbiriyle çelişkili olan hüküm kısımlarının bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, gerek tavzih gerekse tashih yoluyla, mahkeme kararında yer almayan yeni bir yükümlülüğün taraflara yüklenmesi ya da bir hakkın taraflara sağlanması mümkün değildir.Yine söz edilen yasanın 305/2. maddesinde ise "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" denilmek suretiyle bu husus açıkça ifade edilmiştir.Somut olayda, her ne kadar Mahkemece karar gerekçesinde davacının geçici mühlet tarihi itibariyle alacağının 2.288.495,75 TL olarak kabul edildiği, mahkemece alınan ve itibar olunan bilirkişi raporuna göre ise davacı bankanın geçici mühlet tarihindeki alacağının 2.455.641,00 TL olduğunun tespit edildiği, belirtilmişse de, davacını geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen asıl alacak miktarı 2.288.495,75 TL olup, bu miktardan fazlasına 2.455.641,00 TL'nin konkordato projesine dahil edildiği gözetildiğinde, gerekçede maddi hata yapıldığı, kararın sonucu itibariyle doğru olduğu görülmüştür.Davalının ek karara karşı yaptığı istinaf itirazları hükmün gerekçesinde yapılan maddi hataya ilişkin olduğundan, HMK'nun 304. ve 305. Maddelerine göre tashih ve tavzihi de mümkün olmadığından istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile 651,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026