Hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası araç onarım gecikmesi, araç mahrumiyet ve serviste oluşan ek hasar kaynaklı alacak davası.
Özet: Davacı şirket, tek taraflı trafik kazası geçiren aracının davalı servis şirketinde onarımı gecikmesi ve bu süreçte akü-şarj arızası meydana gelmesi sebebiyle, araç mahrumiyet bedeli ile oluşan hasarlar için kaza kaynaklı zarardan sigorta şirketini, tamir sürecindeki arızadan ise hem sigorta hem de servis şirketini müteselsilen sorumlu tutarak tazminat talep ederken; davalı sigorta şirketi, onarım bedelinin büyük kısmının ödendiğini, taleplerin fahiş ve belirsiz alacak davasına uygun olmadığını, diğer davalı şirket ise aracın ithalatçısı veya üreticisi olmaması nedeniyle husumet yokluğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ---------- plakalı araç 06.03.2023tarihinde — -------- ili--------- ilçesinde seyir halinde iken öndeki aracın aniden durması neticesinde öndeki araca çarpmamak amacıyla yol kenarında bulunan direğe çarpmış olup tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, 06.03.2023 tarihinde davalı -------- şirketine başvuru yapıldığını, 30.05.2023 tarihine kadar yedek parça tedariki kaynaklı onarımın geciktiğini, 30.05.2023 tarihinde son durum bilgisi talep edildiğini ancak makul ve yasal sürelerin çok üzerinde bir sürede aracı teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen ---------Ş. müvekkili maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, bunun yanı sıra; müvekkil-şirkete ait araçta meydana gelen şarj hasarı aracın davalı ---------Ş. bünyesinde bulunduğu esnada meydana geldiğini, araçta meydana gelen şarj hasarından davalı ---------Ş. sorumlu olduğunu, aracın aküsünün arızalı olup olmadığı hususu diğer davalı sigorta şirketince aracın ---------Ş.'ne tesliminden önce tanzim edilen ekspertiz raporunda herhangi bir şekilde tespit edilmediğini, konu akü-şarj hasarı aracın ---------Ş. uhdesinde bulunduğu esnada meydana geldiğini, bu sebeple, konu hasardan davalı ---------Ş. Sorumlu olduğunu, müvekkil-şirkete ait araçta meydana geldiği belirtilen akü-şarj arızasının trafik kazasından kaynaklı olması hususunun kabulü halinde meydana gelen zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği: müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen akü-şarj arızasının trafik kazasından kaynaklı olmaması durumunda ise aracın 06.03.2023 tarihinden itibaren çekici ile diğer davalı --------- şirketine teslim edildiği ve uhdesinde bulunduğundan meydana gelen zarardan dolayı her iki davalı da sorumlu olduğunu, müvekkil-şirkete ait araç yaklaşık 9 aydır onarım beklediğinden ötürü meydana gelen araç mahrumiyet bedelinden davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu dokuz aylık süre içerisinde davalı sigorta şirketinde yalnızca kısmi süreli olarak ikame araç hizmeti sağlandığını, bunun dışında ise aracın süresi içerisinde tamir edilmemesinden dolayı olarak müvekkil-şirketin aracını kullanmaktan mahrum kaldığını belirterek; Araçta meydana gelmiş olan akü arızasının, konu kaza sebebi ile meydana geldiğinin tespiti halinde; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunan şimdilik 100-TL hasar bedelinin tahsiline, akü arızasının tamir sırasında meydana gelmiş olduğunun tespiti halinde; her iki davalının da sorumluluğunun mevcut olması sebebi ile müteselsilen her iki davalıdan hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ---------- plakalı aracın onarımının mümkün olmaması durumunda aracın rayiç bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanmak suretiyle tespiti davalı sigorta şirketinden tahsiline, araç rayiç bedelinin tahsilinin mümkün olmadığının kabulü halinde, aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, başvuran tarafın aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacı tarafın aracında meydana gelen uyuşmazlık konusu hasar anlaşmalı serviste aynen tazmin yoluyla giderilmiş olup, bu kapsamda ilgili servise toplamda 435.754,98-TL onarım bedeli ödenmiş olmakla, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketçe ödenmesi gereken tüm tutar ödendiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu ve davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe faturalı tüm giderler KDV dahil ödenmiş olmakla; davacı tarafça faturası ibraz edilmeyen bakiye hasara ilişkin KDV talebi haksız olduğunu, poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini de belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ----------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu aracın üreticisi, satıcısı ve ithalatçısı olmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, tespite konu aracın "grey market " olarak tabir edilen, müvekkili şirket tarafıdnan ithalatı sağlanmamış olan "paralel ithalat" bir araç olup bu noktada ayıp iddiaları bakımından ithalatçı, satıcı, üretici sıfatı ile sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün olmadığını, talep sahibinin üretimsel ayıp iddialarını aracı satın aldığı ithalatçı nezdine hukuki anlamda yöneltmesi gerekmekte olup husumet itirazlarının mevcut olduğunu, dava konusu edilen talepler üretici, ithalatçı ya da satıcı olmayan müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyecek olup araç ile ilgili olarak herhangi bir ayıplı hizmet de söz konusu olmadığını, davacı yanın şikayetleri gerçeği yansıtmamakta ve haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Uyuşmazlığın, davacının aracının aküsünde meydana gelen arızanın █████/2023 tarihli kaza sırasında mı, aracın kaza sonrası --------- uhdesinde onarımı sırasında mı gerçekleştiği, yoksa üretim hatası mı olduğu, söz konusu arızanın giderilip giderilmediği, henüz giderilmemiş ise giderilebilecek nitelikte olup olmadığı, bu arızanın ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıp niteliğinde ise gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, ağır kusur bulunup bulunmadığı, aracın rayiç değerinin tahsili, bu olmazsa ayıpsız misli ile değiştirilmesi gerekip gerekmediği, hasar bedeli ve aracın tamir için serviste kaldığı süre boyunca uğranılan araç mahrumiyet bedeli miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dava konusu ---------- model aracın ---------- Şti tarafından davacı ------------ Şirketi'ne 30.10.2020 tarihinde 1.300.000,00 TL bedelle satıldığı, söz konusu aracın yetkili distribütör tarafından ithal edilmeyen grey market bir ürün olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu aracın 06.03.2023 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde hasarlandığı, 07.03.2023 tarihinde davalı ---------- tarafından onarım için servis girişinin yapıldığı, aracın kaza neticesinde oluşan dış gövde hasar onarımlarının 07.06.2023 tarihinde tamamlandığı, teslim öncesi yapılan şarj sonucunda aracın 85 km menzile kadar şarj olduğu, yapılan tespit ve batarya modülü değişim işlemleri neticesinde aracın 20.10.2023 tarihinde davacı yana teslim edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; dava konusu arızanın meydana gelen kaza sonucu hasarlanmasından kaynaklanmadığı, bataryaya kullanıcı müdahalesinin de mümkün olmadığı durumları da göz önünde bulundurulduğunda arızanın üretim kaynaklı olduğu ve ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği, mevcut ayıbın aracın satın alımı esnasında tüketici tarafından yapılacak basit bir inceleme ile tespitinin mümkün olmadığından gizli ayıplı olduğu, hasarın onarımdan da kaynaklanmadığı belirtilmiştir.
6502 sayılı yasanın 11. Maddesi gereğince, hizmetin eksik ve ayıplı verilmesi halinde hizmet sağlayıcının tüketiciye karşı sorumluluğu düzenlenmiş olup, yine aynı kanunun 58. Maddesi ve bu madde gereğince çıkartılan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin 14. Maddesi gereğince servis hizmetinin eksik ve ayıplı verilmesi halinde üretici, ithalatçı ve yetkili servis istasyonlarının tüketiciye karşı müteselsilen sorumluluğu düzenlenmiştir.
-Davacı tarafın, davaya konu aracın ayıplı olması hukuksal nedenine dayalı talebinin incelenmesinde;
Davadaki talepler terditli olarak ileri sürülmüş olup davada asli ve fer'i terditli ileri sürülüş biçimine göre talepler yönünden değerlendirilme yapılması mahkememiz açısından yasal zorunluluktur. Taleple bağlılık ilkesine göre ve HMK md 111 kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, ilk sıradaki asli talep olan "rayiç bedelin tahsili" talebi ve terditli taleplerden "aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi" 818 sayılı BK, TBK ve TTK'nın satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre ancak aracın satıcısı veya ithalatçısına karşı ileri sürülebilecek nitelikte talepler olup, davalıların arasında satıcı ve ithalatcı bulunmadığından, bu talepler yönünden pasif hususmet yokluğu nedeniyle red kararı vermek gerekmiştir. Yine her ne kadar davacı tarafça hasar bedeli talep edilmiş ise de söz konusu hasarın servis hizmetinden kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklı olduğu anlaşıldığından yarıca onarım bedeli davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğundan bu talep yönünden de pasif hususmet yokluğu nedeniyle red kararı vermek gerekmiştir.
-Davacı tarafın, davaya konu araca servis hizmetinin eksik ve ayıplı verilmesi hukuksal nedenine dayalı talebinin incelenmesinde;
Somut olayda; davalı ---------Ş.'nin servis hizmetini vermesi nedeniyle yukarıda değinilen düzenlemeler gereğince davada taraf sıfatı bulunmakta olup, dava konusu aracın, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'ne göre, azami onarım süresinin 45 iş günü olduğu, somu olayda dava konusu aracın 07.03.2023 tarihi başlangıç olmak üzere azami 11.05.2023 tarihinde teslim edilmesi gerektiği, aracın 20.10.2023 tarihinde teslim edildiği göz önünde bulundurulduğunda araç hak mahrumiyetinin 5 ay 9 gün olduğu, bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu aracın aylık kiralama tutarının 95.000 TL, günlük kiralama bedelinin ise 3.167 TL olduğu, toplam kiralama bedelinin rapor tarihi itibariyle (5x95.000) * (9x3.167) — 503.503,00 TL; dava tarihine göre ise 353.405,87 TL olacağı, davacı vekilinin araç mahrumiyet bedeli talebi yönünden bu miktar üzerinden talep arttırım dilekçesi sunduğu anlaşılmakla bu talep yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı -----------Ş.' tarafından █████/2023 ile █████/2023 tarihleri arasında 18 gün süre ile araç tahsis edilmiş olduğu, bu sürenin mahsup edilmesi gerektiği beyan edilmiş ise de; bilirkişilerce araç mahrumiyet bedeli 11.05.2023 — 20.10.2023 tarihleri arasında 5 ay 9 günlük süre için hesap edilmiş olup hesaplama yapılan tarih davalı firma tarafından sunulan Geçici Araç Tahsis Sözleşmesi'nin geçerli olduğu tarihten sonra başladığından bu beyanlara itibar edilmemiştir.
Davacının davalı ----------Ş. Yönünden açmış olduğu davadan ise feragat etmiş olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
Davanın davalı ----------Ş. yönünden feragat nedeniyle REDDİNE,
Davacının "hasar bedeli", "rayiç bedelin tahsili" ve "aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi" taleplerinin davalı ---------Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin davalı -----------Ş. yönünden KABULÜ İLE, 353.405,87 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ------------Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 24.141,15 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL ile tamamlama harcı 6.035,29 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 17.678,26 TL'nin davalı --------Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 6.890,49 TL (peşin - başvuru - tamamlama ) harç masrafının davalı ----------Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 15.351,9 TL yargılama gideri masrafının davalı ----------Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 56.544,94 TL vekalet ücreti alacağının davalı ----------Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ---------Ş.'den tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı ---------... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!