COVID-19 pandemisi sebebiyle ertelenen fuar sözleşmesinden doğan tazminat davasında, ödenen bedelin iadesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu dava, halı üreticisi davacı şirket ile fuar organizatörü davalı şirket arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebini konu almaktadır; davacı, COVID-19 pandemisi nedeniyle gerçekleşemeyen fuar hizmeti karşılığında ödediği 81.785,00 TLnin yasal faiziyle iadesini talep ederken, davalı fuarın ertelendiğini ve iadeye gerek olmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi, fuarın davacı ile müzakere edilmeden ertelenmesi sebebiyle edimin imkansızlaştığına ve davacının bedelin iadesini istemekte haklı olduğuna hükmederek davalıdan 81.785,00 TLnin avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermiş, davalı ise fuarın daha sonra yapıldığını belirterek bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ███████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin halı üretimi alanında ithalat ve ihracat yaptığını, davalı şirketin ise fuar hizmeti sunduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında 29.03.2021 tarihinde fuar katılımcı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme karşılığında davalı şirket, .... Mayıs 2021 tarihleri arasında ...'da düzenlenecek olan... Fuarı için müvekkil şirkete bir stant oluşturmayı taahhüt ettiğini, müvekkil şirket ise bunun karşılığında 81.785,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkil şirket bu meblağı 23.07.2021 vade tarihli 36.803,52 TL bedelli, 23.08.2021 vade tarihli 36.803,52 TL bedelli çekler ve 8.170,96 TL'lik banka havalesi ile ödediğini, davalı şirket ... Mayıs 2021 tarihinde taahhüt etmiş olduğu fuar hizmetini COVID-19 pandemi yasakları nedeniyle fuar alanlarının da kapanması ile yerine getiremediğini, müvekkil şirkete de herhangi bir masrafın iade edilmediğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından .... Noterliğinin 30.12.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hizmetin ifa edilememesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ve ödenen 81.785,00 TL'nin iadesini talep edildiğini, taraflar arasında sözleşmenin feshi ile dava konusu olay nedeni ile müvekkil şirketin alacağı olan 81.785,00 TL'nin temerrüt (ihtarname) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, ...bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davalı şirket ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ... (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedilmediğini, COVİD-19 salgını nedeniyle fuar, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkil şirketin, fuarı haklı gerekçelerle erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların hakları aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususu da kararlaştırıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut davada taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı fuar katılımcısı, davalı ise fuar düzenleyicisidir. Taraflar fuar katılım sözleşmesi kapsamında ... Mayıs 2021 tarihleri arasında ...'da düzenlenecek olan... Fuarına katılım konusunda sözleşme imzalanmıştır. Ancak söz konusu sözleşme kapsamında kararlaştırılan fuar davalı tarafça covid 19 pandemisi sebebiyle gerçekleştirilmemiş ve ertelenmiştir. Ancak davalı tarafça yeni fuar tarihi davacı ile müzakere edilmemiştir. Covid 19 pandemisi sebebiyle dünya genelinde ve ülkemizde tüm etkinliklerin kısıtlandığı hususunda ve davalının da kararlaştırılan tarihte edimini elinde olmayan sebeplerle yerine getiremediği hususunda tereddüt yoktur ve bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Ancak davacı taraf ... Mayıs 2021 tarihlerinde gerçekleşecek olan fuara katılım için davalı ile sözleşme imzalamıştır ve bu nedenle yukarıda belirtilen yasal mevzuat gereği de davacının kendisi ile müzakere edilmeden farklı bir tarihte aynı ülkede veya başka bir ülkede düzenlenecek fuara katılmaya zorlanmasının kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenlerle davacının sözleşmede belirtilen tarihlerde yapılmayan fuara ilişkin davalı tarafça sözleşmede belirtilen edim yerine getirilmediğinden davacı tarafça ödenen bedelin iadesini talep etmekte hukuken haklı olduğu kanaatine varılmış ve açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça ifanın imkansızlaşmasına dayalı olarak sözleşmeden dönülmesi nedeniyle davalıya yapılan toplam ‭81.785,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu fuar 10-14 Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olup her ne kadar ertelenmesine ilişkin ihtar ile davacı tarafa yapılıp tebliğ edilmişse de davacı tarafın katılım sağlamadığını, haksız fesih nedeniyle ikame edilen davada kabul kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve kararın bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, gerek taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri gerekse fuarın geçekleştirildiği ve davacıya yer tahsisi yapıldığı dikkate alındığında fuara katılım sağlamayan davacının akdedilen sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu bedeli davalı şirkete vermesi gerektiğini, sözleşmede davalı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmakla davacının katılım sağlamadığı fuar bedelini haksız ve mesnetsiz olarak iadesi talepli olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının fuarların ertelenmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak ciddi zarara uğradığını, davalı şirket pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan davalı şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edip davalı şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, davalı şirketin, fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu ve fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını vermediğini, davacı taraf anonim şirket olması nedeniyle TTK'ya tabi olduğunu ve bu nedenle sözleşmenin sonuçlarından sorumlu olmadığına ilişkin iddianın yerinde olmadığını, davacının, ticari şirket olması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu'na tabi olduğunu, davacının tüm faaliyetlerinde ve dolayısıyla sözleşmenin kurulması hususunda basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, davacının fuar tarihinin değiştirilmesi halinde katılımcının sözleşmeden dönme ve bedelin iadesini talep etme hakkının söz konusu olmadığını, davalı şirket katılımcılardan aldığı paralar ile fuar organizasyonu harcamaları yaptığını, hukuka aykırı karar ile davalı şirket davalının iradesi dışında doğan, bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni fuarın ertelendiğini, taraflar arasında menfaatler dengesi dikkate alınması gerektiğini ve ahde vefa ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, fuarın uzak bir tarihe ertelenmesinde davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, bahsedilen "1 ay" kuralı sebebiyle de katılımcıların daha fazla mağdur olmaması adına İstanbul içerisinde yakın bir tarihte yapılamayacak olması nedeniyle fuarın ...'ya alındığını, davalı şirket, söz konusu 2020 ... fuarı katılımcılarının tamamına, yaşanan enflasyon sebebiyle ülkemizde maliyetlerin neredeyse 10 katına çıkmasına rağmen hiçbir ek ödeme almaksızın ve tahsis edilen alandan hiçbir kesinti yapmaksızın yeniden katılım imkanı sağladığını, fuarın gerçekleştirilmesi ile davalı şirket sözleşmesel yükümlülüklerine gereği gibi yerine getirdiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, fuar katılım sözleşmesinin feshinden kaynaklı yapılan ödemenin faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının fuarın ertelenmesi nedeniyle ödediği ücreti talep edip edemeyeceği noktalarındadır.
Davacı ile davalı arasında ... Mayıs 2021 tarihlerinde yapılacak ... .... Fuarı'na katılım amacıyla Katılımcı Sözleşmesi imzalanmış, sözleşme bedeli 81.785,00 TL davalıya ödenmiştir. Covid 19 salgını tedbirleri nedeniyle söz konusu fuar 10-14 Eylül 2022 tarihlerine ertelenerek yapılmıştır. Davacı, .... Noterliği 30.12.2020 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile, pandemi süreci nedeniyle davalının sözleşme ifasının gerçekleştirememiş olmasından dolayı davacı şirketin ilgili sözleşmeyi feshettiğini, yaşanan pandemi süreci bu durumun ticarete olan etkisi vb. karşısında müvekkil şirketin ödediği 81.785,00 TL'nin iadesini ihtar etmiştir.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.
Dava konusu sözleşmenin 2 maddesinde; "Katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. hususlarda düzenleyicinin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir..." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş ancak ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasa da, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur.
Somut olayda, söz konusu fuar tarihi pandemi nedeniyle ertelenmiş olup iptal edilmemiştir. Karşılıklı akitlerde, alacaklı taraf imkansızlaşmayan edayı kabul etmek zorunda değildir. Ancak somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmayacağından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 22.12.2025 tarihli █████████E., █████████ K. Sayılı ilamı)
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.396,69 TL harcın mahsubuyla kalan 664,69 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 93,50 TL olmak üzere toplam 314,20 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!