İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kargo taşımacılığı hizmetinden doğan ödenmemiş alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davanın gerekçeleri ve tarafların savunmaları özeti.
Özet: Bu itirazın iptali davası, kargo taşımacılığı hizmeti veren davacının, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 680.242,95 TL tutarındaki hizmet bedeli alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazını iptal ettirme talebine ilişkindir; davacı, borcun kesin ve belirli olduğunu, itirazların yersiz olduğunu iddia ederken, davalı ise taşıma edimlerinin eksik yerine getirildiğini, zarara uğradığını, fahiş fiyat uygulandığını ve yetki itirazını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin davalıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcunu yazılı ve sözlü müracaatlara rağmen ödememesi üzerine ... 37. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalının itirazlarının haksız olduğunu, faize itirazın da kötü niyetli olduğunu, yetki itirazının geçerli olmadığını, sözleşme gereği İstanbul Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, kargo hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen cari hesap ile takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğu açık olduğunu, itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi Mersin olup Mersin Mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazının kabulünü talep ettiklerini, taraflar arasında bir ticari taşıma sözleşmesi akdedildiğinin doğru olduğunu, davacı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmemesinden, eksik getirmesinden veya yanlış getirmesinden kaynaklı olarak çokça sefer mevzu bahis taşıma işlerinde sorun yaşandığını ve müvekkili firmanın büyük zarara uğradığını, taşımaların davacı tarafın kusuruna dayalı olarak sekteye uğradığını, faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına malın teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yan tarafından müvekkiline taahhüt edilen fiyat tarifelerinin sürekli olarak değiştirildiğini ve bu hususta taraflar arasında sıklıkla uyuşmazlık çıktığını, bu doğrultuda mail görüşmelerinin çıktılarını sunduklarını, davacının taşıma edimini yerine getirdiğine dair delil sunmadığını, davacının faturalara yansıttığı bedellerin çok fahiş olduğunu, takibin haksız ve kötüniyetli başlatıldığını, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan Deliller: ... 37. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı firmaya ait sicil kaydı, 2021 yılı BA/BS formları ve kurumlar vergisi beyannameleri, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı firmaya ait sicil bilgisi dökümleri, yoklama fişleri ile 2021 yılına ait beyannameler ile BA/BS formları, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat doğrultusunda bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporu, Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25.05.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava, davacı tarafından, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi nedeniyle hizmet bedelinin tahsiline yönelik davalı aleyhine yürütülen ... 37.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, █████/2022 tarihinde, 680.242,95-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan █████/2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan █████/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında █████/2019 tarihinde kargo hizmetleri sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin temel ödeme koşulları incelendiğinde müşterinin, fatura tarihinden itibaren en geç 15 (on beş) gün içerisinde ödemeyi yapmakla yükümlü olduğu, bu ödeme süresinin kesin vade niteliği taşıdığı ve süre sonunda herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın müşterinin kendiliğinden temerrüde düşeceği, davacının zamanında ödenmeyen faturalar için aylık %3 oranında vade farkı faturası kesme hakkını saklı tuttuğu, taraflar arasındaki uyuşmazlıklar için İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesinin akdedildiği tespit edilmiştir.Tarafların defter ve kayıtları incelenerek, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, kayıtların muhasebe usul ve esaslarına uygun yapılıp yapılmadığı, HMK. 222. md. kapsamında sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malın/hizmetin davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, varsa tutarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, davalının borç ödemede temerrüdü olup olmadığı, varsa temerrüt tarihi, davalının ayıplı taşıma ifası iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarında her iki taraf ticari defterlerinin karşılaştırılması, iddia ve savunmalar, dosyaya sunulan deliller kapsamında varsa davacının alacağının hesaplanması ve görüşlerinin sunulması, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığının, taraf defterleri arasında mutabakatsızlık varsa sebebinin tespit edilmesi ve tüm bu hususların rapor edilmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişi, taşıma konularında uzman bilirkişi ve akademisyen bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tanzim edilen talimat bilirkişi raporu ve birleştirici mahiyetteki heyet raporu ile, davalının davacıdan gerçekleştirdiği yüksek tutarlı hizmet alımını kendi BA kayıtlarında açıkça beyan ettiği, bu durumun ticari ilişkinin varlığını, hizmet alımının gerçekleştiğini ve faturaların muhasebeleştirildiğini ortaya koyduğu, davacının talep ettiği 676.164,03-TL'nin, talimat bilirkişisi tarafından davalı defterlerinden tespit edilen 959.162,37-TL'lik toplam borcun çok altında kaldığı, davacının talebinin ihtiyatlı ve kayıtlarla uyumlu bir istem niteliğinde olduğu, mükerrer navlun ücreti olmadığı, davalının, taşınan emtianın hasarlandığı, teslimin yapılmadığı, taşıma ücretinin kararlaştırılan ücretin üzerinde olduğu yönündeki, kendisine keşide edilen faturaları ödememe gerekçesinin ispat külfetini karşılayan herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, sunulan gerekçenin ispat edilemeyen iddia düzeyinde kaldığı, sonuç itibariyle davacının takipte dayandığı fatura muhtevası taşıma hizmetini eksiksiz ve tam olarak ifa ettiği, taşıma hizmeti karşılığında faturalar tutarı kadar navlun alacağına hak kazandığı, bu açıdan, somut olay şartlarında, davalının ödemezlik def'i ileri sürme hakkının mevcut olmadığı, davalının ödemekten imtina etmesinin haklı bir sebebe dayanmadığı, davacının takip talebinde talep edilen ve ticari defter ve kayıtlar ile teyit edilen 676.164,03-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, talimat raporunu değerlendirdiği, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi uyarınca davacı tarafın davalıya edimlerini ifa ederek navlun ücretine hak kazandığı, davalının eksik ya da ayıplı ifa iddialarının soyut iddia düzeyinde kaldığı ve ispatlanamadığı, hizmet alımı gerçekleştirildiğinin davalı tarafından vergi dairesi bildirimlerine yansıması nedeniyle davacının defter kayıtları ile doğrulanan ve davalının defter kayıtlarına göre daha fazla dahi olduğu tespit edilen alacak miktarı olan 676.164,03-TL tutarında davacının cari hesap alacağına hak kazandığı ve davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara ve cari hesaba dayandığından, davalının defterlerinde de alacak tutarı yer aldığından alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;Davanın KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 676.164,03-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (676.164,03-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 135.232,81-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Kabul edilen dava değeri (676.164,03-TL) üzerinden alınması gereken 46.188,76-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 8.145,99-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 38.042,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 8.145,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 720,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 33.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 33.720,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 107.424,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır