Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, murisin bakımını üstlenen evladına gerçekleştirdiği taşınmaz devrinin muvazaalı olmadığı ve saklı payı ihlal etmediği gerekçesiyle tapu iptali ile tenkis taleplerini reddetti.
Özet: Mirasbırakanın bir mirasçısına yaptığı taşınmaz devrinin diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, aksi halde tenkis davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, murisin gerçek iradesinin mal kaçırmak değil, kendisine bakan evladına minnet duyarak devri gerçekleştirmek olduğu, bu sebeple muvazaanın ve saklı pay ihlalinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay ise bu kararları yerinde bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; tarafların kardeş olup kök murisleri ...’in 27.03.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak taraflar ile birlikte dava dışı üç çocuğunun kaldığını, murisin sağlığında,... ili, ...ilçesi,... Mahallesi 4 23... parsel sayılı taşınmazı 06.07.2011 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiğini, ancak ortada gerçek bir satış işlemi olmayıp davacı mirasçılardan mal kaçırmak saikiyle temlikin gerçekleştiğini belirterek satış işleminin muvazaaya dayalı olması nedeniyle davacı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacılar adına miras payı oranında tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde ihlâl edilen saklı pay oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; murisin diğer mirasçılarının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacıların iddialarının ispata muhtaç olup soyut ifadelerden ibaret olduğu, somut delillere dayanılmadığı, davacılar uzunca süredir anneleri ile görüşmediklerini, herhangi bir şekilde annelerinin ihtiyaçları ile ilgilenmediklerini, tedavisine destek olmadıklarını, hatta hastaneye gittiğinden haberdar olduğu günler dahi yardıma gelmediklerini, cenazeye dahi katılmadıklarını, seksen sekiz yaşında vefat eden murisin yaşlılığa bağlı olarak uzun zamandır yardıma ve bakıma ihtiyacı bulunduğunu, davalı müvekkilinin her zaman annesine destek olduğunu, maddi ve manevi olarak her türlü yardımda bulunduğunu, miras bırakanın diğer çocuklarının ya da mirasçılarının kendisi ile ilgilenmediğini sadece satış suretiyle taşınmazını devrettiği mirasçısının kendisi ile ilgilendiği durumlarda sözleşmenin ivazlı olduğunu ve muvazaa olmadığının içtihatlarla kabul edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki payını temlikinde gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, yıllardır kendisi ile ilgilenen oğlu ...'e duyduğu minnet sonucu devri gerçekleştirdiği sonucuna varıldığı, mirasbırakanın mal kaçırma amacının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davacının muris muvazasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin reddine; tenkis talebi yönünden yapılan değerlendirmede muris ...'in dosya kapsamına göre saklı payı zedeleme kastı ile hareket etmediğine kanaat edildiği, bir başka ifade ile murisin mal kaçırma amacı söz konusu değilse saklı paya tecavüz kastının da olamayacağı, hâl böyle olunca davacı tarafın tenkis telebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebi ile terdiden tenkis talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu temlikin muris tarafından mirasçılarından mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve terdiden ileri sürülen tenkis taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!