Mirasbırakanın ölümünden önce ikinci eşine minnet ve güvence amaçlı yaptığı taşınmaz devrinin, ilk eş çocukları tarafından mirasçılardan mal kaçırma kastıyla muris muvazaası iddiasıyla tapu iptali ve tescili talebi davası.
Özet: Bu dava, mirasbırakanın ilk eşinden olan çocukları tarafından, babalarının ikinci eşine yaptığı taşınmaz devrinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilen muvazaalı bir işlem olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir; ancak ilk derece mahkemesi, mirasbırakanın eşine duyduğu minnet duygusuyla ve onu güvence altına alma niyetiyle hareket ettiği, başkaca mal varlıklarının da bulunduğu ve devrin orantılı olduğu gerekçesiyle, mal kaçırma kastının bulunmadığına hükmederek davanın reddine karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; ...ili...lçesi, ... Mahallesi 102 ada, 161 parselde kayıtlı olan taşınmazın yarı hisse ile müteveffa ... ve davalı adına kayıtlı iken davacıların babaları muris ...’in kendisine ait hissesini 23.09.2016 tarihinde davalı eşi ...'e sattığını, taraflar arasındaki bu işlemin muvazaalı olup davacılardan mal kaçırmak gayesiyle yapıldığını, zira murisin malî durumunun iyi olup taşınmaz satışına gereksinimi bulunmadığını, banka hesabında işlemin yapıldığı tarihlerde böyle bir para hareketliliği olmadığını, taşınmazın gerçek değerinin çok altında fiyata satış olarak gösterildiğini, murisin vefatından önceki son yıllarda bir çok kez rahatsızlandığını ve yaşı itibarıyla bilincini yitirmeye başladığını, geçirdiği beyin kanaması sonucu vefat ettiğini, bu süreçte yapmış olduğu tasarrufların iradi yönden sakat olduğunu, dolayıyla yapılan işlemin hem iradi yönden hem de şekil noksanlığı sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek satış işleminin iptali ve müvekkilleri adına miras payı oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; somut olayda mirasbırakanın mal kaçırma iradesi, mirasçılarını aldatma kastı, mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacı bulunmadığını, müvekkilinin, yirmi bir senelik evlilikleri boyunca dava konusu taşınmazda müteveffa eşi ile birlikte ikamet ettiğini, müvekkilinin murisin ikinci eşi olup bu evlilikten çocukları olmadığını, miras bırakan, evlilikleri süresince yirmi bir yıl boyunca birlikte yaşadıkları dava konusu evin yarı hissesi dışında hiçbir malvarlığını müvekkiline devretmediğini, tereke dahilinde başkaca taşınmazların bulunduğunu, dava konusu taşınmaz dışında hiçbir mal varlığı değerinin devre konu edilmemesi, bu evin devrinin amacının da mirasçılardan mal kaçırma değil, yirmi bir yıllık eşini güvence ve koruma altına almak isteği olduğunu gösterdiğini, zira müşterek çocukları olmadığından, miras bırakan eşinin ileri yaşını da gözeterek vefatı halinde eşinin uzun yıllar boyunca birlikte ikamet ettikleri taşınmazı kullanamayacağı endişesi duyduğundan devir işlemini gerçekleştirmiş olup iddia olunduğu gibi mal kaçırma gayesi ile hareket etmesine sebep olacak herhangi bir husumeti bulunmadığını, yıllardır kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan eşine duyduğu minnet sonucu ileri yaştaki eşini korumak ve güvence altına almak amacıyla evlilikleri süresince ikamet ettikleri ve taşınmazdaki yarı hissesini davacıya devrettiğini, bu nedenle bedelsiz devirden bahsedilemeyeceğini, murisin hiçbir rahatsızlığı olmadığını, davalının okuma yazma dahi bilmediğini ve murisi temlike ikna ettiği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, ilk tedavülünden itibaren taşınmazın 1/2 oranında müteveffa ile davalı adına ayrı ayrı 1997 yılında ki tapulama çalışmaları kapsamında kaydının yapıldığı, taşınmazdaki müteveffaya ait 1/2 oranındaki payın 23.09.2016 tarih ve ... yevmiye no ile 4.000,00 TL bedel karşılığı, müteveffa murise intifa hakkı tanınmış olarak davalıya devredildiği, iptali talep edilen taşınmazın ise bu paya ilişkin olduğu, müteveffanın davalı ile 31.05.1990 tarihinden itibaren evli olduğu, ölene kadar da davaya konu taşınmazda davalı ile birlikte ikamet ettiği, müteveffa ile davalının ilgilendiği, müteveffayı hastaneye davalının götürüp getirdiği, ihtiyaçlarını giderdiği, müteveffanın davaya konu taşınmaz dışında birçok taşınmazının bulunduğu, müteveffa tarafından davaya konu taşınmazın 1/2 oranındaki payı harici davalıya herhangi başkaca bir taşınmaz temlikinde bulunmadığı, davaya konu olan temlikin ise müteveffanın eşi olan davalıya duyduğu minnet duygusunun gereği olduğu, yapılan bu temlikin de geriye kalan taşınmazların nitelik ve nicelikleri göz önüne alındığında orantılı ve ölçülü olduğu yani minnet duygusunu aşar bir devir işleminin olmadığı, müteveffanın gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilerek davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/3 Esas ███████ Karar sayılı veraset ilamına göre; muris ...'in 24.12.2018 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak davacı çocukları ... ile ... ve davalı eşi ...'in kaldığı, davalının murisin ikinci eşi, davacıların ise murisin ilk eşinden olan çocukları oldukları, muristen murisin dava konusu taşınmaz dışında vefatında terekesinde 10 adet taşınmazının daha bulunduğu, bu taşınmazlarını da davalıya devretme imkânı varken devretmeyen murisin vefa duygusuyla, ölümünden sonra eşinin maddi zorluk çekmemesini amaçlayarak dava konusu taşınmazdaki payını eşine devrettiğinin anlaşıldığı ve muris tarafından eşine yapılan satış suretiyle temlikin, eşini koruma duygusu ile yapıldığının kabulü gerektiği, dosya içeriğine göre davacılar tarafından murisin temlikte kendilerinden mal kaçırma iradesi ile hareket ettiğini gösterir bir olgu ortaya konularak ispat edilmediği gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!