Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketinin trafik kazasında olay yerini terk eden sürücüye rücu talebiyle açtığı itirazın iptali davasında verilen red kararına ilişkin istinaf başvurusunu değerlendirmiştir.
Özet: Bu istinaf kararı, bir sigorta şirketinin trafik kazasında sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ve olay yerini terk etmesi nedeniyle ödediği 43.986,00 TLyi rücuen talep ettiği temizlik şirketinin takibe itirazının iptali davasını incelemektedir; davalı, işleten sıfatı, zamanaşımı ve illiyet bağı yokluğu iddialarıyla savunma yaparken, ilk derece mahkemesi ise sigorta poliçesinin olay yerini terk durumunda rücuya ilişkin genel şartlarını esas almıştır.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022 (Dava), █████/2024 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Karoyalları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı ... Temizlik Ticaret Limited Şirketi adına sigortalı bulunan ... plakalı vasıta █████/2021 günü...'ın sevk ve idaresinde ... istikametinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı vasıtaya çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, gerçekleşen kaza sonucu müvekkili şirketçe açılan ... numaralı hasar dosyası kapsamında yapılan incelemede, zararın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğu ve olay yerini terk ettiğini, vaki olay neticesinde daha önceden yapılan ödemeye ek olarak 43.986,00-TL ek ödeme yapıldığını ve rücu edildiğini, davalının Erzurum ...İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında borca itiraz etmesi üzerine Erzurum Arabuluculuk Komisyonuna başvuru yaptıklarını, ancak davalı ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davalının Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin devamını, davalının asıl alacağının %20'sinden az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, müvekkiline tebliğ edilen dava dilekçesi HMK'da yazılı şartlara sahip olmadığını, 6100 sayılı HMK’nun 119. maddesi dava dilekçesinde bulunması gerekli olan hususları düzenlenmediğini, müvekkili firma adına kayıtlı ... Plakalı aracın dilekçe ekinde mübrez 17....2019 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi'nden görüleceği üzere ... Belediyesi Temizlik İşleri ve Çevre Koruma Müdürlüğü'ne, personele dayalı olmayacak şekilde uzun dönemli kiralandığını, müvekkili şirketin dava konusu olayda (iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte) işleten sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, █████/2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile müvekkili şirket aracı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, █████/2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kazadan müvekkili şirket ve araç sürücüsünün sonradan haberdar olduğunu, kazanın oluş şeklinde müvekkili şirket aracının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket aracı Karayolları Trafik Kanunu vb. mevzuatlara uygun bir şekilde dönel kavşağa girdiğini ve devamında yoluna devam ettiğini, iddia olunan kazada müvekkili şirket aracına herhangi bir çarpma ya da çarpışma bulunmadığını, █████/2021 tarihinde meydana geldiği iddia olunan kazada ... plakalı aracın yüksek hız ile dönel kavşağa girdiğini ve ... plakalı araca arkadan çarptığını, ... aracın çarpma etkisiyle hava yastıklarının dahi açıldığı tutanak altına alındığını, dolayısıyla ... plakalı aracın kurallara uymaksızın ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla iddia olunan kaza meydana geldiğini, müvekkili şirket aracın meydana gelen kaza ile herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın ... Belediyesi'ne ihbarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, %20 oranında az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;26.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından yapılan 43.986,00 TL tutarında ödemenin davalıdan rücuen talep edilerek icra takibine girişildiği ve akabinde davalı tarafça ödeme emrine yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi genel şartları madde B.4 başlığı altında rücu sebeplerinin düzenlendiği, anılan maddenin "f" bendinde ise "bu düzenleme uyarınca Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu hususunun belirtildiği ve fakat uygulamada bu konuda çeşitli görüşler olduğu, buna göre meydana gelen kazanın yaralamalı mı yoksa sadece maddi hasarlı mı olduğu noktasında çeşitli yargı kararları bulunduğu, bazı yüksek yargı kararlarında sadece yaralamalı trafik kazalarında olay yerini terkin bir rücu sebebi olabileceği kabul edilmişken, bazı kararlarda ise bahsi geçen düzenlemenin kaleme alınış biçimi nedeniyle tereddüt oluşsa da maddi hasarlı kazalarda da olay yerini terkin bir rücu sebebi olabileceğinin ileri sürüldüğü, somut olayda ise yaralamalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiş olup mahkememizce yapılan değerlendirmede esasen burada üzerinde durulması gereken meselenin, olay yerini terk eyleminin sonuç üzerinde etkili olup olmadığı hususu olduğu, bu bağlamda olay yerini terk nedeniyle meydana gelen zarar üzerinde bir artış olup olmaması önem kazanmakta ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E., █████████ K. ve 30.10.2018 tarihli kararında da belirtildiği üzere olay yerini terk etmenin tek başına rücu sebebi olamayacağı, olay yerini terk nedeniyle meydana gelen zarar üzerinde bir artış olması gerektiği ve bunu ispat ile de rücu talep edenin sorumlu olduğu, somut olayda böyle bir durumun bulunduğuna dair davacının bir iddiası ve haliyle ispat ettiği bir vakanın da söz konusu olmadığı, meydana gelen kazada ... plakalı aracın olay yerini terk etmesine bağlı bir ekstra zararın olduğuna dair dosya arasında bir delil olmadığı, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kazadan bir süre sonra kolluk birimleri ile irtibat kurduğu ve kaza tespit tutanağının kaza tarihinde düzenlendiği, ayrıca davacı tarafından ... plakalı araç sürücüsünün ehliyet süresinin dolduğu iddiasının da ileri sürüldüğü ve mahkememizce ilgili kolluk birimine yazılan müzekkereye verilen cevapta sürücünün ehliyet süresinin 2014 yılında başladığı ve 28.12.2026 yılına kadar geçerli olduğunun belirtildiği, netice olarak uyuşmazlık konusu somut olayda rücu şartlarının oluşmadığı noktasında mahkememizde kanaat hasıl olmakla davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " Davanın reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme kararının yasaya uygun olmadığını, rücu talebinin yerinde olduğunu, davalının kendi iradesiyle sözleşmeyi imzaladığını ve olayda ZMSS Genel Şartları B-4. maddesinin f fıkrasındaki şartların gerçekleşmiş olduğunu, davcının rücu talep hakkının doğduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, sigorta şirketinin kendi sigortalısına rucu amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir.Olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açıktır. Sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de, alkol raporu düzenlenemez. 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. (Yargıtay 4. HD Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2024/.... Esas 2025/....Karar sayılı karar)Somut olayda; █████/2021 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile sürücü.... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu zincirleme trafik kazası meydana gelmiş, davacı sigorta şirketi kaza nedeniyle üçüncü kişilere yapmış olduğu ödemeyi, sigortalı araç sürücüsünün zararın meydana gelmesinde asli kusurlu olması ve olay yerini terk etmesi nedeniyle, rucu amacıyla başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptalini ve takibin kaldığı yerden devam edilmesini talep ve dava etmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2024/....Esas 2025/.... Karar sayılı kararı ile, sürücünün olay yerini terk etmesi halinde, sigortacının sigortalısına KTK hükümlerine göre rucu edebilmesi için kazanın maddi hasarlı veya yaralamalı trafik kazası olmasına göre bir ayrıma gidilmeyeceği, sürücünün kaza yerini terk etmesi halinde sigortacının sigortalısına rucu edebileceği konusunda içtihat oluşturulmuştur. Somut olayda kaza tutanağından anlaşılacağı üzere davalı sigortalı araç sürücünün kazadan sonra olay yerini terk ettiği, anlaşılmaktadır. Sürücünün soruşturma dosyasındaki ifadelerinde kazanın kendisiyle ilgili olmadığı düşüncesiyle olay yerini terk ettiğini bildirmişse de kazada hava yastıklarının açıldığı da gözetildiğinde sürücünün ifadesine itibar edilmemiş, davacı sigortanın üçüncü şahsa yapmış olduğu ödemenin mahkemece alınan raporlar doğrultusunda davalıya rucu edilebileceği kanaatine varılmış ne varki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1)-b-...maddesi uyarınca mahkemece verilen karar kaldırılarak davacı esasa ilişkin yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"Davanın KABULÜ ile, 1-Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin devamına,2-Asıl alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.004,68-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 531,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.473,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 531,25-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 6.150,50-TL bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 6.762,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 43.986,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,III-Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine,IV-İstinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL başvuru harcı, tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 660,00-TL istinaf yargılama gideri toplamı 2.343,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,VII-Kararın kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,VIII-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.