İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacakları Nedeniyle Yetkili Servis Tarafından Sigorta Şirketine Başlatılan İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali ve İcra İnkar Tazminatı Talepli Dava
Özet: Davacı bir kamyon ve tır onarım servisi olarak, davalı sigorta şirketi ile arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında onarımlarını yaptığı araçlara ait üç faturanın bedeli ödenmediği gerekçesiyle başlattığı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacağa ticari avans faizi uygulanmasını ve haksız itiraz nedeniyle %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği bir davadır; davalı şirket ise davaya herhangi bir cevap sunmamıştır.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkilim .../... markla kamyon, tır vasfındaki araçların tamir, bakım ve onarımlarını yapan yetkili servis niteliğindedir. Davalı şirket ise ünvanından da açıkça anlaşılacağı üzere Türkiye çapında faaliyet gösteren en geniş anlamı ile sigorta şirketidir. Taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye göre, davalı şirketin kasko sigorta teminatı altında bulunan ve/veya davalı şirket tarafından onarımı talep edilen motorlu kara taşıt aracının, kasko sigorta teminatına giren bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu hasarlı olarak davacıya başvurması halinde, davacı tarafından onarımı yapılacak, bedeli ise davalı şirket tarafından ödenecektir. Sözleşme ekte sunulmuştur. Müvekkilim şirket ile davalı şirket arasında kurulan akti ilişkiye dayalı olarak müvekkilim şirket tarafından davalı borçlu şirkete aşağıdaki faturaya dayalı olarak aşağıdaki 3 fatura düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2. Maddesinde " Sigorta Şirketi, onarımlara ilişkin “İbraname, Makbuz ve Teslim Belgesi’nin” kendisine intikal ettirilmesini takip eden 30 (otuz ) gün içerisinde işbu sözleşme uyarınca karşılamakla yükümlü olduğu meblağı Servis banka hesabına ödeyecektir." demektedir. Dava konusu 3 ayrı fatura ile ilgili İbraname, Makbuz ve Teslim Belgeleri davalı şirkete teslim edilmiştir. Müvekkilim şirket yukarıda arz ettiğimiz 3 adet faturalı alacağı nedeni ile ödeme yapılmayınca, davalı şirket aleyhinde icra dosyasına dayalı olarak ilamsız icra yolu ile icra takibi yapmak zorunda kalmıştır. Davalı şirket vekili davalı şirket adına icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde, "müvekkil şirketin hiçbir borcu yoktur" demek sureti ile kötü niyetli olduğunu tescil ettirmiştir. Davalı borçlu şirket vekilinin itirazları haksız, mesnetsiz ve alacağının tahsilini semeresiz bırakmaya matuf beyanlardır. Müvekkilimin alacağı likittir. Davalı (borçlu) haksız ve kötü niyetli itirazda bulunmuş ve dava açılmasına sebebiyet vermiştir. Davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için, kanunun ve Yargıtay’ın aradığı tüm şartlar gerçekleşmiştir. Bu nedenle, davalı-borçlu şirket aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesi gerekir, kanaatindeyiz." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep, delil ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takipten sonrası için ticari avans faizi uygulanmasına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının davaya cevap vermediği görüldü.
Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 375.646,46-TL asıl alacak 79.987,16-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 455.633,62-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi düzenlediği █████/2026 tarihli 6 sayfadan ibaret nihai raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı taraf ise ticari defterleri ibraz etmediği, davalı tarafa ait ticari defter ve belgeler ibraz edilmediğinden Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden somut inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme Davacının ibraz edilen ticari defterine göre; davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve icra ve dava konusu yapılan faturaların davacı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, icra ve dava konusu yapılan fatura tutarlarında dolayı icra takip tarihi itibariyle davalıdan 375.646,46 .-TL alacağı olduğunun tespit edildiği, Faturanın Davalıya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, İcra ve dava konusu yapılan faturaların biçimsel yapısı incelendiğinde icra ve dava konusu faturaların e- fatura olduğu, e- fatura kullanıcılarının 213 sayılı VUK tebliğ hükümleri çerçevesinde fatura uygulamasına dâhil olan mükelleflerin, elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükellefler tarafından gönderilen elektronik faturaları e-belge portalı üzerinden almaları zorunlu olduğu, bu durumda davacı tarafından icra ve dava konusu yapılan e-faturaların davalı tarafından tebliğ alındığı, alınan e -faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itiraz gelmediği, yasal süresi içinde dava ve icra konusu faturalar itiraz etmediğine göre icra konu faturaların davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Davalı taraf davacı tarafından tanzim edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediği gibi faturalarda yazılı malları/ hizmetleri teslim almadığı yönünde yasal süresi içinde herhangi bir itirazı da olmadığı, Dava dosyasında bu yönde herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, fatura içerikleri yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre fatura içeriklerinin davalı tarafından kabul edildiğini karine getirildiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme, Davacının .... İcra dairesinin 2025/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takip tarihi itibariyle davalıdan 375.646,46.-TL alacağı olduğu değerlendirildiği, takip tarihinden önce davacının faiz talebinin ispata muhtaç olduğu, davacının 375.646,46.-TL alacağına takip tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı uygulanması gerektiği, şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak taraflara tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davaya konu faturalara konu hizmetin verildiğinin, davacı tarafından sunulan iş emirleri, araç kabul formları, eksper raporları, fotoğraflar, yazışmalar ve teyitler ile ispat edildiği buna göre davacının faturalara konu hizmeti verdiği, davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiği, her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediğinden davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 375.646,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 75.129,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar ve ilam harcı 25.660,40-TL nin peşin alınan 7.781,09-TL den düşümü ile kalan 17.879,31-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 8.396,49-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 807,50-TL'nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 3.792,50-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 7.772,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 6.415,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 60.103,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!