Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin kooperatif aidat borcundan kaynaklanan menfi tespit davasında, fahiş faiz iddiaları ve 7316 sayılı yasa kapsamında yapılandırılan borç tutarının tespiti ile ipotekli gayrimenkulün satışının durdurulması taleplerini içeren istinaf kararı.
Özet: Davacı kooperatif üyesinin, aldığı koyun ve diğer krediler neticesinde oluşan borcunun büyük kısmını ödediğini, davalı kooperatifin fahiş faiz oranları uygulayarak haksız borç tahakkuk ettirdiğini ve borcunun 7316 sayılı yasa kapsamında yapılandırılan 67.182,11 TL olduğunu iddia ederek menfi tespit talebiyle açtığı, ayrıca ipotekli daire üzerindeki satış ve icra işlemlerinin durdurulmasını talep ettiği davada, davalı kooperatif ise davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, borcunun 184.872,70 TL olduğunu ve sunulan borç yapılandırma imkanlarından yararlanmayarak kötü niyetli davrandığını savunarak davanın reddini talep ettiği bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ███████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ...üye numarasıyla davalı ...'nin üyesi olduğunu, bu üyeliği kapsamında davalı Kooperatif tarafından müvekkiline, bedeli ilerleyen zamanlarda ödenmek üzere 120 adet koyun verildiğini, verilen bu koyunların bir kısmının telef olması nedeniyle söz konusu borcun, müvekkili tarafından davalı kuruma süresinde ödenemediğini, bu arada müvekkiline verilen söz konusu koyunlar (kredi) nedeniyle müvekkilinden; mülkiyeti 3.şahsa ait ... il merkezinde bulunan 1 adet bağımsız bölüm (daire) teminat olarak alındığını, sözü edilen daire üzerine konulan ipoteğin halen de devam ettiğini, müvekkilinin davalı kurum bünyesinde oluşan üyeliği kapsamında, davacıya farklı tarihlerde çeşitli krediler de (mazot, gübre, yem vs.) kullandırıldığını, bir nevi cari hesap ilişkisi şeklinde devam eden bu süreçte; müvekkilinin kullanmış olduğu söz konusu kredi borçlarının büyük bir kısmını (davalı kurum hesaplarına) ödediğini, ancak esasen kuruluş amacı çiftçilerle dayanışma ve destek olan davalı kurumun, müvekkili üyesiyle yapmış olduğu sözleşmede çok fahiş faiz oranlarına yer verdiğini, zira yıllık %30 veya 40 oranlarına varan faiz uygulamasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bahsedilen şekildeki yüksek faiz oranlarının esas alınması suretiyle davalı kurumca yapılan hesaplamalarda müvekkilinin davacıya, haksız şekilde borç tahakkuku yoluna gidildiğini, ayrıca müvekkilinin elinde bulunan belge ve ödemelere göre müvekkilinin davalı kuruma “kabul ettiğinin dışında" herhangi bir borcunun bulunmadığının da anlaşılacağını, bu nedenlerle davacı ile üyesi olduğu birlik arasında sürekli olarak hesap tartışması yaşandığını, hatta bu konuda davalı tarafından müvekkili ile birçok kez icraya verildiğini ancak müvekkilinin yapmış olduğu başvurularla söz konusu icra takip ve işlemlerinin iptal edildiğini veya kaldırıldığını, bu konuda emsal olarak icra dosya belgelerinin de sunulduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine varsa başlatılan icra takiplerinin Erzurum veya ... İcra Müdürlüğünden sorulup öğrenilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı kuruma olanı borcunun son olarak 7316 sayı yasa kapsamında yapılandırılmış olup halen bu yapılandırma çerçevesinde davacının kredi ödemesi devam ettiğini, buna göre müvekkilinin ... Kooperatifine olan borcu ekli protokolde yazılmış olduğu şekliyle; █████/2022, █████/2023 ve █████/2024 vadeli tarihlerde yapılacak ödemeyle toplamda 67.182,11 TL şeklinde olduğunu beyanla taraflar arasında sözleşmeyle mevcut olan fahiş faiz oranına müdahale edilmesine, davacının davalı kuruma 7316 sayılı yasa kapsamında yapılandırılmış bulunan; █████/2022 ödeme tarihli 24.398,45 TL, █████/2023 ödeme tarihli 22.564,46 TL, █████/2024 ödeme tarihli 20.219,20 TL olmak üzere toplamda 67.182,11 TL borcu olduğunun tespitine, davalı kuruma teminat olarak verilen bağımsız bölümün dosyaya konu borç nedeniyle icraya verilip satılması ilerleyen aşamalarda muhtemel olduğundan; ipotek konulan daireye ilişkin satış ve icra işlemlerinin (teminatsız olarak) tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...nin, ... Kredi Kooperatifleri ....Bölge Birliğine bağlı bir birim kooperatif olduğunu, davacının kooperatif ortağı olduğunu, davacının müvekkili kooperatife olan borcunun büyük bir kısmını ödediğine ilişkin beyanının mesnetsiz olduğunu, davacının varsa ödemelerinin borcundan düşüldüğünü, halen davacı tarafın müvekkili kooperatife 23.05.2022 tarihi itibariyle (60.160.09 TL'si Normal Takip, 124.712,61 TL'si ise Kanuni Takipte olmak üzere) 184.872,70 TL borcu bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından çıkarılan 24.02.2022 tarih ve 2168 Sayılı Genelge ile kapsamdaki borç faizleri büyük oranda silinmek suretiyle kapsamdaki borç tutarları çok ciddi oranda düşmesine rağmen, davacının bu yolu seçmek ve müvekkili kurumun sağladığı bu imkandan yararlanmayı tercih etmek yerine haksız ve mesnetsiz olarak bu davayı açmak suretiyle iyiniyetli olmadığını ortaya koyduğunu, davacının müvekkili kuruma 23.05.2022 tarihi itibariyle güncel 184.872,70 TL. borcu bulunduğunu, davacı tarafın faize ilişkin itirazının da kabul edilemeyeceğini, ... Kredi Kooperatifleri Ana sözleşmesinin 53. Maddesinde; "Kooperatif amaçlarına uygun olarak ortaklarının kısa ve orta vadeli kredi ile her türlü tarımsal girdi ihtiyaçlarını karşılar. Kredilerin tavan kullandırma, faizi ve teminatı ile ilgili esaslar Merkez Birliği Yönetim Kurulunca tespit edilir." denilmekte olup bu doğrultuda Merkez Birliği tarafından çıkarılan Genelge ve Genel Mektuplar doğrultusunda faiz oranlarının tespit edildiğini, borçlu ortaklar ile Kooperatif arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi'nde de "...borç yazıldığı tarihten itibaren vade tarihine kadar geçen günler için Kooperatifçe uygulanan yürürlükteki faiz oranlan üzerinden hesaplanan faiziyle birlikte oluşacak borç tutarını vade tarihinde yasal takibe gerek kalmaksızın derhal ödeyeceklerini, faiz oranlarının değiştirilmesi halinde yeni oranlar üzerinden faiz tahakkuk ettirilmesini kabul ve taahhüt ettikleri"nin açıkça belirtildiğini davacı ...'ın 23.05.2022 tarihi itibariyle 7316 Sayılı Yapılandırma Genelgesi kapsamında yapılandırılmış 60.160.09 TL normal takipte ve 7166 Sayılı Yapılandırma Genelgesi kapsamında yapılandırdığı halde taksitlerini süresinde ödemediğinden bozulan ve takip hesaplarına düşen 124.712.61 TL Kanuni Takipte olmak üzere toplam 184.872.70 TL borcu bulunduğunu, davacının 2011, 2012, 2013 yıllarında hayvancılık, alet makine ve petrol ürünleri gibi krediler kullandığını ve ödeme vadeleri geldiği zaman ödeme yapmadan 2012-2018 yılları arasında çıkan Bakanlar Kurulu Kararlarına ve müvekkili Kooperatife vermiş olduğu dilekçelere istinaden borçlarını ertelettiğini, 2019 yılında çıkan 7166 Sayılı Yapılandırma Genelgesi çerçevesinde borcunun bir kısmını yapılandırmış borcunun diğer kısmını ise yapılandırmamış olup yapılandırılmayan bu kısım takip hesaplarında kaldığını, yapılandırma taksitlerinden bir tanesini 2020 yılında ödediğini, fakat geri kalan taksitleri ödemeyerek yapılandırmasını bozduğunu ve cari faizli hale getirdiğini, 2021 yılında ise 7316 Sayılı Yapılandırma Genelgesi çerçevesinde önceki 7166 Sayılı Yapılandırma Genelgesi ile yapılandırmadığı senetlerini yapılandırdığını, 7166 Sayılı Genelge kapsamında yapılandırdığı borç senetlerine ilişkin 2021 yılı taksitini ödemediği için bu yapılandırmasının bozulduğunu ve buna ilişkin borcun 7166 Sayılı Genelge hükümleri gereğince eski hale dönerek kanuni takip hesaplarına düştüğünü, davacının, ya taksitlerini ödememek suretiyle bozulmasına sebebiyet verdiği 7166 Sayılı Genelge/Yapılandırma kapsamındaki borçlarının tamamen ödendiğini/ortadan kalktığını varsaydığını, ya da en son 7316 Sayılı Genelge kapsamında yapılandırmış olduğu borcunun diğer kısmını sanki tüm borcunu yapılandırmış gibi algılayarak hatalı şekilde 7316 Sayılı Genelge çerçevesinde yapılandırdığı kısmi borç tutarını tüm borcuymuş gibi ileri sürdüğünü, davacının 23.05.2022 tarihi itibariyle güncel 184.872.70 TL borcu bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 28.11.2024 tarihli hükümle; "...Davacı, davalı kooperatifin kendisine kullandırdığı kredilere ilişkin aşırı faiz oranları işletilmek suretiyle mağdur olduğunu ve olması gerekenden fazla bir borç altına girdiğini belirtmiş ve bu nedenle işbu davayı ikame etmiştir. Dosya arasına alınan evrak ve bilirkişi raporları kapsamından anlaşıldığı üzere davacının davalı kooperatiften nispeten uzun sayılabilecek bir dönem içerisinde çok sayıda ayni ve nakdi kredi kullandığı sabittir. Yine yukarıda kısaca yer verilen bilirkişi raporlarından ve davalının cevap dilekçesi ile dosyaya sunduğu bir takım evraktan anlaşıldığı üzere söz konusu kredilere ilişkin devam eden süreç boyunca birden fazla kez çeşitli borç yapılandırmaları yapılmış ve bu kapsamda borç kısmi olarak azalmıştır ve fakat davacı tarafından bir kısım yapılandırmalara riayet edilmeyerek borç ödenmemiş ve faiz işlemeye devam etmiştir. Ardından tekrar yapılandırma söz konusu olmuş ve nitekim davacı tarafından davalı kooperatife borcun tamamı ödenmiştir. Faiz konusunda ise yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarında da değinildiği üzere taraflar arasında birden fazla krediye ilişkin uzunca süre devam eden bir borç ilişkisi olduğu ve aslında vadesinde ödeme yapılması durumunda belirlenen faiz oranının düşük olduğu hususu tespit edilmiştir. Yine bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, kredilere ilişkin borcun genelde vadesinde ödenmediği, borç erteleme ve yapılandırma yoluna gidildiği ve bu nedenle ek faiz ile karşı karşıya kalındığı, bu şekilde birden fazla kez işlemler yapıldığı ve daha yüksek faiz uygulanan idari ve kanuni takibe düşülmüş olduğu hususları ile nihayetinde yüksek bir indirim oranı ile borcun yapılandırıldığı ve davacı tarafından borcun bu şekilde ödendiği de tespit edilmiştir. Netice olarak davacının iddia ettiği şekilde fazladan bir ödeme yapmak zorunda kalındığı hususu anılan nedenlerden dolayı ispat edilemediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum bünyesinde oluşan üyeliği kapsamında müvekkiline farklı tarihlerde çeşitli krediler kullandırıldığını, müvekkilinin bu kapsamda kullandığı kredi borçlarının büyük bir kısmını davalı kurum hesaplarına dava öncesinde ödediğini, hatta işbu davanın devamı sırasında müvekkili davacının icra tehdidi altında olması nedeniyle davalı kurum hesaplaması esas alınarak tüm dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, esasen kuruluş amacı çiftçilerle dayanışma ve destek olan davalı kurumun müvekkili üyesiyle yaptığı sözleşmede çok fahiş faiz oranları işlettiğini belirterek kararın kaldırılmasını müvekkilince yapılan fazla ödemelerin istirdatına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava; ... kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak yapılan taksitli borç taahhütnamesi kapsamında menfi tespit ve sözleşmeye uygulanan faiz oranı yönünden sözleşmeye müdahale edilmesi taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine hükmedilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;1-) Hakim, tarafların bildirdikleri vakıalarla bağlı olup hukuki sebeple bağlı değildir; dilekçede açıklanan olaylara ve sebeplere göre hukuki vasfı kendisi tayin etmek zorundadır.Somut olayda ilk derece mahkemesince dava menfi tespit davası olarak nitelendirilmiş ise de dava dilekçesinde öne sürülen talep; yapılandırılan borç miktarının tespiti olması yanında taraflar arasında imza edilen 23.08.2012 tarihli ... kredisi genel sözleşmesi kapsamında davacı kooperatif üyesine dönemsel olarak kullandırılan krediler yönünden 7316 Sayılı Kanuna dayalı yapılandırma genelgesi uyarınca imzalanan yapılandırma sözleşmesine göre davacının netice olarak belirlenen 67.182,11 TL borç yönünden 30.11.2022, 30.11.2023 ve 30.11.2024 ödeme tarihlerini aşkın günler için sözleşmede yazılı temerrüt faiz oranının fahiş olduğu ve mahkemenin fahiş faiz oranına müdahalesiyle faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiği iddiasına ilişkindir. Yapılandırılan asıl borç toplam tutarının sözleşme dahilinde davalı tarafçada 67.182,11 TL olarak kabul edildiği ve yapılandırma taahhüdünün de bu minvalde imza altına alındığı açıktır.2-) Dosyaya celbedilen ve gerekçeli kararda bahsi geçen Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2020/...., ...ve ...Esas sayılı takip dosyalarında davacının; dava dışı asıl borçlu ...'in kefili sıfatıyla yer aldığı anlaşılmakta olup, dava konusu öne sürülen uyuşmazlıkta davacının bizzat kendisinin asıl borçlu olduğu kredilere ilişkin gerçekleştirilen yapılandırma sözleşmesi haricindeki sözleşmelerdeki kefilliğinden kaynaklı bir talebi ise bulunmamaktadır. 3-) Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre; davacı ...'ın davalı kurum tarafından yapılan 2022 kurumsal yapılandırmasından faydalanarak 24.10.2022 tarihinde ... ve ....no'lu senetlere ait toplam 132.984,79 TL olan borcundan faiz indirimi yapılmak suretiyle defaten 72.849,95 TL olarak ödemiş olduğu ve yine 20.05.2022 tarihi itibariyle 7316 sayılı kanuna dayalı yapılandırması yapılmış olan ....ve ....no'lu senet taksitleri toplamı olan 64.070,64 TL'nin tamamını yargılama devam ederken 28.02.2023 tarihinde ödediği, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında davacının kendi şahsi borcundan kaynaklı yapılandırılan sözleşme dahilinde kooperatife borcunun kalmadığını beyan ettiğini görülmektedir.Hal böyleyken dosya kapsamına göre davacının ana para borcunun 53.583,72 TL olduğu, ....numaralı taksit dahilinde 17.861,24 TL asıl alacak bedeli üzerinden 30.11.2021 ila 30.11.2022 tarihleri arasındaki vade sonu borcunun 24.398,45 TL olarak belirlendiği, ... numaralı taksit dahilinde 17.861,00 TL asıl alacak bedeli üzerinden 30.11.2021 ila 30.11.2023 tarihleri arasındaki vade sonu borcunun 22.564,46 TL olarak belirlendiği, ....numaralı taksit dahilinde 17.861,48 TL asıl alacak bedeli üzerinden 30.11.2021 ila 30.11.2024 tarihleri arasındaki vade sonu borcunun 20.219,20 TL olarak belirlendiği, mevcut durum itibariyle vade sonu gecikme faiziyle birlikte ödenmesi kararlaştırılan bedellerin ana para borcuna nazaran afaki oranda yüksek olmadığı, kaldı ki bu durumun taahhüt ile borç altına giren davacı yönünde de kabul edildiği, öte yandan alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere; kooperatiflerde borç ödemelerinde temerrüt faizinin % 9 ila % 18 arasında belirlenebilecek olduğu, davacının yargılama aşamasında ...ve ... no'lu senet taksitleri toplamı olan 64.070,64 TL'nin tamamını yargılama devam ederken 28.02.2023 tarihinde ödediği sabit olmakla erken ödeme nedeniyle gecikme faizinin düşürülerek borcun kapatıldığının anlaşıldığı, ana para borcu ve vade sonu kararlaştırılan ödeme miktarları itibariyle afaki bir fark bulunmadığından davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itirazen öne sürdüğü üzere davacıdan kendi asıl borçlu olduğu yapılandırılan borçtan ötürü fazladan tahsil edilen bir bedel olmadığından menfi tespit talebinin yerinde olmadığı, bundan ayrı olarak da davacının bir diğer talebinin 67.182.11 TL olarak belirlenen borcuna uygulanacak faiz oranının fahiş şekilde yüksek olduğundan bahisle hakimin sözleşmeye müdahale etmesi yönünde iken davacının borçlusu olduğu yapılandırılan kredi borcunun dava devam ederken öngörülen asıl alacak miktarı toplamından daha az tutardaki erken ödeme suretiyle kapatıldığı, borcun ödendiği ve kapatıldığının davalı taraf vekilinin beyanıyla da açıkça ifade edildiği, bu durumda asıl alacak tutar toplamından daha az miktardaki ödemeyle borç kapandığından fahiş temerrüt faizi uygulamasına dair müdahale talebi yönünden artık davanın konusuz kalmış sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.4-) Bu minvalde sözleşmeye müdahale talebine dair uyuşmazlık konusu ortadan kalktığından bu yöndeki taleple alakalı davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesisi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce menfi tespit talebinin reddine, sözleşmeye müdahale talebi yönünden ise davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin dosya mevcudu ve alınan bilirkişi raporları dahilinde haklılık durumuna göre davacı üzerinde bırakılması yönünde yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-) Davacının davalı ...ne olan yapılandırılmış kendi asıl borcu yönünden menfi tespit isteminin reddine,2-) Davacının davalı kooperatife olan yapılandırılmış borcunu dava devam ederken ödediği ve borcunun kalmadığı anlaşıldığından sözleşmeye müdahale talebi yönünden davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 75,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti 1.560,00-TL'nin 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,III-Davacıdan alınan istinaf karar peşin harcının yatıran tarafa iadesine,IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL başvuru harcı, 548,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.717,40-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.