İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, uluslararası hava taşıma hizmeti faturalarının ödenmemesi kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Uluslararası hava taşımacılığı hizmeti veren davacı şirket, davalıya sağladığı hizmetler karşılığında düzenlediği 16 adet faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle, Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesi ve taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi gereği süresinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığını ve hizmetin konşimentolarla belgelendiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaliyle takibin devamına, faiz ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili █████/2026 tarihli dava dilekçesi ile müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 16.09.2024 tarihli 890,47-TL tutarlı, 19.08.2024 tarihli 1.205,99-TL tutarlı, 31.07.2024 tarihli 6.175,90-TL tutarlı, 23.09.2024 tarihli 900,20-TL tutarlı, 26.08.2024 tarihli, 612,52-TL tutarlı, 31.08.2024 tarihli, 1.814,24-TL tutarlı, 26.08.2024 tarihli, 1.553,22-TL tutarlı, 16.09.2024 tarihli 607,19-TL tutarlı, 23.09.2024 tarihli 621,41-TL tutarlı, 12.08.2024 tarihli 879,81-TL tutarlı, 12.08.2024 tarihli 879,81-TL tutarlı, 21.10.2024 tarihli 597,55-TL tutarlı, 29.07.2024 tarihli, 6.182,66-TL tutarlı, 31.07.2024 tarihli 9.370,60-TL tutarlı, 24.12.2024 tarihli, 1.258,24-TL tutarlı, 07.10.2024 tarihli 617,26-TL tutarlı fatura olmak üzere 16 adet fatura borcunun ödenmediğini, faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalının yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep etmiş olduğunu, 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneğinin de dilekçe ekinde sunulduğunu, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve TTK.21/2.maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılıp borç tutarının kesinleşeceğini, davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini, ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2. maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm altına alındığını belirterek takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 34.167,07- TL asıl alacak ve 11.547,29-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 45.714,36-TL alacaktan dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmaya katılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki havayolu taşımacılığı hizmet sözleşmesi ilişkisi kapsamında tanzim edilen faturalara dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak dosya içerisine alınmış ve incelenmiş, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine toplam 45.714,36 TL alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin █████/2025 tarihli, █████/2025 havale tarihli dilekçesi ile borca, faize ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ettiği, takibin .... İcra Dairesi'nin █████/2025 tarihli kararı ile itirazın süresinde yapıldığı görülmekle borçlu hakkındaki takibin İİK.nun 66 maddesi uyarınca durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde, iddia ve savunma doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme nazara alınarak davacının davalıdan faturaya dayalı alacaklı olup olmadığı, davacı ile ticari ilişkileri olup olmadığı, defter kayıtlarında davacı yana davaya konu takip dayanağı fatura bedelleri nedeniyle borçlu olup olmadığı hususlarında alacak borç dökümünün yapılması, varsa davacı alacağının belirlenmesi, TTK 21.maddesi uyarınca faturanın tetkiki yapılarak usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, süresinde iade edilip edilmediği hususlarında mali müşavir bilirkişi tarafından Mahkememizce belirlenen inceleme tarihinde defter incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi Mehmet Adil Seçğin █████/2026 tarihli raporu ile taraflar arasında Abone cari hesap anlaşması akdedildiği, sözleşmenin Tarafların Hak ve
Yükümlülükleri başlıklı 2 maddesinin 1. Bendinde: "Müşteri navlun bedelini ... tarafından Fiyat Tarifesine göre hazırlanan fatura karşılığı ödemeyi taahhüt eder. Ödemeler, kredi kartı, çek, banka havalesi ile yapılabilir. Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere 15 gündür.
Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde
üç (%3) veya ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini
beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmü olduğu, bu şekilde davacının faiz seçme serbestisi olduğu, davacı şirket tarafından ödeme emrine konu edilen, 32.908,83.-TL bedelli 15 adet faturaya
ilişkin taşıma hizmeti konşimentolarının, fatura içerikleri ile uyumlu olduğu, 1.258,24.-TL bedelli faturanın ihtarname ile ilgili noter masraf faturası olarak davalı şirket adına düzenlediği, bu şekilde
toplam 34.167,07.-TL tutarlı 16 adet fatura e-temel fatura olarak davalı şirket adına düzenlendiği ve Gelir İdaresi Başkanlığı e- fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, inceleme
gününde davalı yetkilisinin takip konusu faturaları incelemeye sunmasıyla birlikte fatura tebliği konusunda artık bir tereddüt oluşmadığı,
davacı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin, TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e-defter uygulaması ile tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapılarak dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter ara onayının zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı; bu nedenlerle, davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
davacı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davalı şirketten 15 fatura karşılığı 32.908,83.-TL taşıma hizmet alacağı, 24.12.2024 tarihinde yapılan 1.258,24.-TL noter masrafı ile birlikte toplam 34.167,07.-TL alacağının olduğu,
yapılan hesap ve açıklamalar neticesinde;
faturaların davalıya tebliğ edilmiş olması ve fatura üzerinde ayrı ayrı belirtilen düzenleme
tarihleri ile (15 gün ödeme vadesi) son ödeme tarihleri neticesinde temerrüt şartlarının oluştuğu yönünde mahkemece karar kurulması halinde; (takipte davacı şirket, temerrüt
faizlerini ödeme tarihi ile takip tarihi arasında değil fatura tarihi ile takip tarihi arasında hesaplamak
suretiyle her fatura bedeli üzerinden 15 gün fazla faiz hesapladığı), davalı şirket tarafından, .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasına edilen
itirazın, 22.04.2025 takip tarihinden itibaren 34.167,07.-TL asıl alacak, 10.821,43.-TL işlenmiş avans faizi olmak üzere toplam 44.988,50.-TL üzerinden iptali, mahkemece temerrüt şartlarının; davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilen .... Noterliği 23.12.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnameye istinaden değiştiği ve ihtarnameye göre temerrüt oluştuğunun benimsenmesi halinde, ihtarname tebliğinden 3. İş günü sonunun temerrüt tarihi olarak belirlenerek ödeme emri tarihine kadar talep edilen faizin ayrıca hesaplanması gerektiği, ihtarnamenin davalı şirketin UETS adresine 23.12.2024 tarihinde gönderildiği, Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 9.6 maddesi hükümlerine göre 5. Günün sonunda 27.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, ihtarname ile verilen 3. İş gününün cumartesi gününe gelmesiyle birlikte temerrüt tarihinin 02.01.2025 Pazartesi tarihi olarak belirlenerek toplam 4.167,07.-TL asıl fatura alacağına 22.04.2025 takip tarihine kadar dönemsel ve değişken reeskont faizi oranları üzerinden 4.860,62.-TL faiz hesaplandığı, davalı şirket tarafından, .... İcra Dairesi 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 22.04.2025 takip tarihinden itibaren 34.167,07.-TL asıl alacak, 4.860,62.-TL işlenmiş avans faizi olmak üzere toplam 39.027,69.-TL üzerinden iptali, takip tarihinden tahsil tarihine kadar esas alacak üzerinden hesaplanması talep edilen reeskont avans faizi ile birlikte tahsili ve icra inkar tazminatı hükmünün mahkemeye ait olduğu mütalaasında bulunmuştur.
Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında hava yolu taşımacılığına ilişkin hizmet sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafın icra takibine konu edilen fatura alacağı bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, ... Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, ...-2021 sf. 1022-1040)
Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir.
Taraf defter ve kayıtları ile dosyaya sunulan belgelere göre yapılan incelemede davacı tarafından tanzim edilen tüm faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça kendisine verilen kesin süre içerisinde defter ibrazında bulunmadığı anlaşılmıştır. Faturaların TTK 21/2 ve 18/3. Maddeleri gereğince iade edilmediği, faturalara itiraz edilmediği tespit edilmiştir. Yeknesaklık kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre faturaları defterlerine kaydeden, itiraz etmeyen davalı tarafın faturaya konu mal/hizmetin karşılığını almadığını artık kendisinin ispatlaması gerekir. Mevcut dosyadaki delillere göre davalı tarafça fatura konusu malların alınmadığına dayanak teşkil eden herhangi bir delil ibraz edilmediği, mahkememizce verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın defter ve belgelerini inceleme için hazır bulundurmadığı, davacı tarafın usulüne uygun tutulan defter ve belgelerine faturalardan kaynaklı alacağın kayıtlı olduğu, faturalara itiraz edilmediği, davacı tarafça fatura edilen hizmetin verildiğine dair karine oluştuğu, malın alınmadığı iddiasını ispat külfetinin davalı tarafta bulunduğu ancak davalı tarafça ispata yarar delil ibraz edilmediği anlaşılmakla tüm dosya kapsamında yapılan inceleme ve mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce tanzim edilen raporların yeterli incelemeyi ihtiva eder nitelik ve yeterlilikte olduğu ve taraflarca rapora itiraz edilmediği anlaşılmakla ve davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname ile ödeme yapılması için tanınan süresinin sonunda davalı tarafın temerrüde düştüğü kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla İİK 67/2. Maddesi kapsamında asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 34.167,07-TL asıl alacak, 4.860,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.027,69-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, asıl alacağa uygulanacak faiz türü avans faizi belirlenmek suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın takdiren %20’si oranında hesaplanan 6.833,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 2.665,98 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın düşümü sonucu kalan 2.050,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 7.095,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 6.057,21 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 39.027,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 6.686,67 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 3.927,15 TL'nin davalıdan , 672,85 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!