Danıştay 6. Daire, Yenimahalledeki park alanının ticari rekreasyon alanına dönüştürülmesine dair imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine aykırı bulunarak iptal edilen kararının temyizini değerlendiriyor.
Özet: Bir taşınmazın imar planı değişikliği ile "park alanı" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmesinin hukuka uygunluğu üzerine açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri değişikliği bilimsel ve teknik gerekçelerden yoksun, enerji nakil hatları salınım mesafelerini göz ardı eden, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı bularak iptal etmiştir; davalı belediyeler ise değişikliğin taşınmaz üzerindeki kısıtlılığı kaldırma amacı taşıdığını ileri sürerek kararı temyiz ederken, davacı taraf "ticari rekreasyon" kullanımının mevzuatta yer almadığını savunmaktadır ve tetkik hakimi istinaf kararının bozulması gerektiğini düşünmektedir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN DAVALI : ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmak suretiyle "park alanı" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmesine ilişkin teklifin reddine yönelik ... tarihli, ... sayılı Yenimahalle Belediye Meclisinin kararı ile anılan kararın tadilen onayına ve aynı doğrultudaki 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulüne ilişkin ... tarihli, ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planı değişikliğinin bilimsel, teknik yönden araştırma, analiz, sentez ve çevresel ilişkilere ilişkin şehircilik, planlama çalışmalarına dayandırılmadığı, nüfus yoğunluğu artışı getirilmemesine rağmen emsal/yapı yoğunluğu getirildiği, dava konusu alanın kuzey ve güneyinden taşıt yollarına paralel biçimde 10 mt'den daha geniş salınım mesafesine sahip 2 adet Enerji Nakil Hattı (ENH) geçmesine, ENH tellerinin salınımının kuzeyde parsel sınırından 28 mt, güneyde 22 mt olmasına ve bu ENH’nın devam ederek içinden geçtiği, dava konusu parselin doğusunda yer alan 2 konut adasında yapı yaklaşma mesafelerinin 40 ve 32 mt belirlenmesine rağmen, 0.25 yapı yoğunluğu ve 2 kat yükseklik verilen dava konusu ticari rekreasyon alanı içinde ENH boyunca sadece 10 mt yapı yaklaşma mesafesi belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmaz üzerindeki kısıtlılığın kaldırılmasının amaçlandığı, taşınmazın genel kullanış biçiminin değiştirilmediği, sadece taşınmazın özel sektör tarafından kullanılmasının önünün açıldığı tüm bu nedenlerle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hissedarların taşınmazı kullanmasına imkan sağlanmadığı yapılaşma hakkı tanınmadığı, mevzuatta ticari rekreasyon diye bir kullanıma yer verilmediği tüm bu nedenlerle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yenimahalle Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile reddedilerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile "tadilen" onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve yine aynı kararla kabul edilen aynı doğrultudaki 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile davaya konu ... ada, .. parsel sayılı taşınmaz "park alanı" kullanımından çıkarılarak "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmüş, bir aylık ilan süresi itirazsız tamamlanarak kesinlik kazanmış, █████/2015 tarihinde 53.492 metrekarelik davaya konu taşınmazın 597 m2'sini satın alan davacı tarafından hissedarı olduğu taşınmazın tekrar park kullanımına alınması istemiyle 24.08.2021 tarihinde yapılan başvurunun reddine yönelik 07.09.2021 tarihli imar ve şehircilik müdürlüğü işleminin 23.09.2021 tarihinde davacı tarafa tebliği üzerine 08.10.2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinde, "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur... b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
Başvuru tarihinde yürürlükte olan, 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararıamaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." düzenlemesine, "Planların sunulması" başlıklı 31. maddesinde,"(1) İdare; onaylanmak üzere iletilen plan tekliflerini, öncelikle eksik belgesinin olup olmadığı yönünden inceler, eksik belgesi bulunanların eksikliklerinin ilgilisince 30 gün içinde tamamlanmak üzere iade eder. (2) Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. (3) Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz. (4) İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir. Planlanan alan içinde maliklerine ulaşılamayan, malikleri belli olmayan veya maliki bulunmayan yerlerin mevcudiyeti halinde, bunların ilgili idarece belgelendirilmesi ve planlanan alanın %20’sini aşmaması şartı aranır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun işlem ve başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü yer almakatdır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim İdari Yargılama Usulü Kanununda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış, davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (m.14/3-e; m.15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (m.14/6).
İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde dava süreleri belirlenmiş, 8. maddesinde dava süreleri ile ilgili genel esaslar düzenlenmiş, bu kapsamda sürelerin ne zaman başlayacağı, son günü tatil gününe veya ara vermeye rastlarsa ne şekilde uzayacağı hususları vurgulanmış, 9. maddesinde görevli olmayan yerlere başvurulması halinde ne kadar süre içinde idari yargı yerinde dava açılacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca, İdari Yargılama Usulü Kanununun 10, 11, 12 ve 13. maddelerinde de dava süreleri ile ilgili hükümler yer almaktadır.
Görüldüğü gibi dava açma süreleri kanunla belirlenmekte ve ayrıca dava açma süresinin duracağı, kesileceği veya uzayacağı haller de aynı şekilde kanunla düzenlenmektedir. Bu husus, günümüz anayasalarında yer alan temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki ilkenin de bir sonucudur. Bu bakımdan, dava sürelerinin taraflarca, sözleşme ile yahut tek taraflı olarak veya mahkeme kararı ile tespit ya da yorum yoluyla değiştirilmesi mümkün değildir. Nitekim Danıştay Dava Daireleri Umumi Heyetinin 08.12.1944 tarih ve E:1941/1, K:████████ sayılı içtihadın birleştirilmesi kararında, hâkimin içtihatları ile kanunun tayin ettiği süreleri kıyas ve istidlâl yolu ile tezyit (artırmak) ve tenkise (azaltmak) yetkisinin olmadığı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. Maddesinin 4. fıkrasında ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünde ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır.
3194 sayılı İmar Kanunu ve 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasasının 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 30 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulamaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
Yasal düzenlemelere göre, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması; bireysel işlemin, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
Bu itibarla uygulama işleminin niteliğinin ve hangi işlemlerin uygulama işlemi kabul edilip bunlara dayanarak düzenleyici işlemlere dava açılabileceğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Uygulama işlemi, ilgili idari birim tarafından, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak, kişiler hakkında tesis edilen işlem şeklinde tanımlanmaktadır.
Bir birel işlemin uygulama işlemi sayılabilmesi ve hukuk düzeninde bir sonuca doğurabilmesi için gerekli olan tüm aşamaların gerçekleşmiş olması, başka bir makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirmesine bağlıdır. Bu bağlamda düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planlarının değiştirilmesine istemiyle yapılan başvurunun da mevzuatta belirlenen usule uygun olarak yapılması ve bir başka ifadeyle hukuk aleminde sonuç doğuracak bir işlem tesis edilmesine elverişli olması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, hissedarı bulunduğu davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmak suretiyle tekrar eski kullanımları olan park alanına dönüştürülmesi istemiyle yapılan başvuru Yenimahalle Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile reddedilmiş, bunun üzerine 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihatlarında da sabit olduğu üzere ilgililerce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu işlemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte veya ayrı olarak imar planına karşı dava açılabileceği açıktır.
Ancak yukarıda yer verilen Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca imar planı tekliflerinin ancak taşınmaz maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabileceği açıktır.
Hissedar olan davacı tarafından belirtilen usule aykırı olarak tek başına yapılan imar planı değişikliği başvurusunun tüm maliklerin iradesini yansıtan, usulüne uygun bir başvuru olmadığından belediye meclisine sunulmadan başkanlık işlemiyle reddedilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığından, hukuk aleminde sonuç doğuracak bir işlem tesis edilmesine elverişli olmayan, üçüncü kişinin başkası taşınmazı hakkında imar planı değişikliği başvurusunda bulunmasından farksız olarak değerlendirilebilecek böyle bir başvurunun reddine ilişkin işlemin 2577 sayılı Kanunun 7. Maddesinin 4. Fıkrasında yer verilen anlamda bir uygulama işlemi olmadığından kesinleşen imar planlarına karşı dava açma süresini ihya etmeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu imar planının son askı ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan davaya konu taşınmazın diğer hissedarlarından biri tarafından aynı işlemin iptali sitemiyle açılan davanın reddi yolunda.... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile gerekçeli (süre aşımı nedeniyle) olarak onanmıştır.
Belirtilen nedenlerle davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, davanın esasının incelenmesi suretiyle verilen iptal kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının / davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine / Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!