Danıştaydan tıbbi atıkların hastane yöneticisine ait arazide yakılması nedeniyle kesilen idari para cezasında tüzel kişiliğin sorumluluğu ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi üzerine karar.
Özet: Tehlikeli tıbbi atıkları usulsüzce bertaraf etmekten dolayı Çevre Kanunu uyarınca idari para cezası alan bir özel hastanenin açtığı iptal davasında, ilk derece mahkemesi atıkların hastane dışında, yöneticinin akrabasına ait bir yerde bulunması ve hastane ile eylem arasında somut, şüpheden uzak bir bağ kurulamaması nedeniyle cezanın hukuka aykırı olduğuna hükmederek iptaline karar verirken, bölge idare mahkemesi, şirket yöneticisinin üst düzey konumu, şirketin dava dilekçesinde atıkların kendine ait olduğunu dolaylı olarak kabul etmesi ve yönetici ile şirket arasındaki güçlü bağlar sebebiyle ilk derece mahkemesinin kararını hatalı bularak sorumluluk tespitinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hospıtal Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri -...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket bünyesinde yer alan ... Hastanesinden kaynaklı tıbbi atıkların Elazığ İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde yer alan ahırın bahçesinde yakıldığının tespit edildiği hususunun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilmesi üzerine, 2872 sayılı Çevre Kanunun 8. ve 20 (v) maddeleri uyarınca davacı şirkete 1.221.763-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Elazığ Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, tehlikeli olduğu belirlenen tıbbi atıkların mevcut olduğu alanın davacı şirkete ait işyerinin dışında olduğu, söz konusu atıkların yakıldığı taşınmazın her ne kadar davacı şirket bünyesinde yer alan ... Hastanesinin yöneticisi konumunda bulunan M.S.'ye ait olduğu tespit edilmiş ise de; bu durumun tıbbi atıkların davacının bilgisi ve iradesi dahilinde bertaraf edildiğini tek başına kanıtlamaya yeterli olamayacağı, ayrıca bahse konu muhtelif araç ve gereçlerden oluşan tıbbi atıkların davacı tüzel kişiliğe ait hastanede kullanıldığı veya anılan hastaneden getirildiği hususunun somut bilgi ve belgelerle ispatlanamadığı, dosya içerisinde bulunan fotoğrafların da yine ilgili atıkların davacı şirket tarafından işletilen hastaneden alınarak tutanakta belirtilen yerde yakıldığına ilişkin yeterli mahiyette bir veri sunmadığı görüldüğü, bu durumda, davacıya isnat edilen; "Bu Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplamak, ayırmak, geçici ve ara depolama yapmak, geri kazanmak, yeniden kullanmak, taşımak, ambalajlamak, etiketlemek, bertaraf etmek ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmamak" eylemiyle davacı şirket arasındaki bağı gösteren kesin ve her türlü şüpheden uzak yeterli bir tespit olmaksızın tesis edilen, davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca hukuka ve mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, diğer yandan, dava konusu eylemin failinin her türlü şüpheden uzak somut delillerle tespit edilebilmesi halinde 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümleri uyarınca davalı idarece yeniden bir işlem tesis edilebileceği de açık olduğu gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu edilen idari yaptırım kararının tüzel kişiliğe haiz ... Hospital Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi adına tesis edildiği, söz konusu idari yaptırım kararında davacı şirket temsilcisi olarak ... adına yer verilmiş olduğu, bunun yanı sıra dava dilekçesi içeriğinde ise davacı şirket yöneticisi ...'ün yeğeni M.K.'nın işe alındığı ve eylemin (tıbbi atıkların bertarafı) failinin M.K. adlı kişi olduğunun ifade edilmek suretiyle, kontrolsüz bir şekilde yakılmak suretiyle bertaraf edilen tehlikeli atık vasfındaki tıbbi atıkların davacı şirket bünyesinde yer alan özel hastaneye ait tıbbi atıklar olduğunun dolaylı yoldan ikrar edildiği, söz konusu tıbbi atıkların davacı şirket bünyesindeki özel hastaneye ait olmadığı yönünde dava dilekçesinde herhangi bir iddianın da bulunmadığı hususları görüldüğü, öte yandan; █████/2020 tarih ve 10149 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, ...'ün davacı şirketi münferiden temsile yetkili "Genel Müdür" olarak seçildiği, █████/2022 tarih ve 10501 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, ...'ün █████/2025 tarihine kadar davacı şirketin "Yönetim Kurulu Üyesi" olarak seçildiği, aynı tarih ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, ...'ün █████/2025 tarihine kadar davacı şirketi münferiden temsile yetkili "Yönetim Kurulu Başkanı" olarak seçildiği, █████/2023 tarih ve 10752 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacı şirketin sermaye artırımı yaptığı ve ...'ün davacı şirkette pay sahibi olduğu, █████/2023 tarih ve 10799 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacı şirketin pay sahipleri arasında hisse devri yapılarak Yönetim Kurulu Başkanı ...'e ilave hisse devri yapıldığı, sonuç itibariyle adı geçenin davacı şirketi münferiden temsile yetkili Yönetim Kurulu Başkanı ve davacı şirketin aynı zamanda da ortağı olduğunun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan resmi kayıtlardan anlaşıldığı, bu durumda; ihbar üzerine kolluk tarafından yapılan inceleme ve denetim sonucunda, davacı şirketi münferiden temsile yetkili Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda davacı şirketin ortağı da olan ...'e ait bağ evi eklentisinde kontrolsüz bir şekilde yakılmak suretiyle bertaraf edildiği tespit edilen tehlikeli atık niteliğindeki tıbbi atıkların, ilk derece Mahkemesince "davacı şirket bünyesinde faaliyet gösteren özel hastaneye ait olduğuna ve davacı şirketin bilgisi ve iradesi dahilinde bertaraf edildiğini tek başına kanıtlamaya yeterli olmayacağı" şeklindeki gerekçesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, davacı şirket bünyesinde faaliyet gösteren özel hastaneye ait tehlikeli atık niteliğindeki tıbbi atıkların toplanması, ayrılması, geçici ve ara depolama yapılması, bertaraf edilmesi hususlarında mevzuat gereği yasal sorumlulukları bulunan davacı şirketin, bu sorumlulukları hususunda mevzuata uygun hareket etmediğinin tespiti üzerine dava konusu işlemle tesis edilen idari para cezasının davacı şirket tüzel kişiliği adına verilmiş olduğu, öte yandan dava dilekçesinde de davacı şirket yöneticisi ...'ün yeğeni M.K.'nın işe alındığı ve eylemin (tıbbi atıkların bertarafı) failinin M.K. adlı kişi olduğunun ifade edilmek suretiyle, kontrolsüz bir şekilde yakılmak suretiyle bertaraf edilen tehlikeli atık vasfındaki tıbbi atıkların davacı şirket bünyesinde yer alan özel hastaneye ait tıbbi atıklar olduğunun dolaylı yoldan ikrar edildiği, söz konusu tıbbi atıkların davacı şirket bünyesindeki özel hastaneye ait olmadığı yönünde dava dilekçesinde herhangi bir iddianın da bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık, eksik inceleme ve araştırma sonucunda aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçeleriyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Çevreye zarar vereceği ifade edilen hususların hiçbirisinin şirket faaliyetleri kapsamında ve bir ticari işletmenin personel politikası bağlamında alıcı ortama sevk edilmediği, bahse konu atık imha yönteminin bilgi ve izinleri dahilinde olmadığı, olay yeri inceleme tutanağında şirketi temsil yetkisi olan kişi veya kişilerin imzasının bulunmadığı, kolluk birimlerince tanzim edilen usulsüz tutanak dolayısıyla cezalandırma mahiyetindeki dava konusu işlemin hazırlık evresinin sakatlandığı, yaptıkları tek şeyin, şirketlerinde yönetici olarak görev yapan M.S. adlı kişinin yeğeni M.K. isimli şahsın işe alınması olduğu, adı geçen şahıs tarafından irtikap edilen bütün eylemlerin sırf istihdam ilişkisi sebebiyle kendilerine ilzam edilmesinin kabul edilemeyeceği, mevzuatı ihlal eden ve çevreyi kirlettiği değerlendirilen eylemin failinin M.K. adlı kişi olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!