Vekalet görevinin kötüye kullanılmasıyla akrabaya devredilen taşınmazda tapu iptali yerine bedel istemine dair davada, iyi niyetli üçüncü şahsın korunması ve vekil ile ilk alıcının tazminat sorumluluğunun onanması.
Özet: Davacının finansal ihtiyaçlar sebebiyle amcasının oğluna verdiği genel vekaletnameyi kötüye kullandığı iddiasıyla açılan ve taşınmazın el değiştirmesi sonrası bedel alacağına dönüşen davada, mahkemeler vekaletin satış iradesiyle verildiğini ancak vekil ile kardeşinin el birliğiyle vekalet görevini kötüye kullandığını, davacıyı zarara uğrattığını ve taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelini ödemeleri gerektiğine hükmederken, taşınmazı sonradan edinen üçüncü kişinin iyiniyetli olduğuna karar vermiş ve bu hükümler Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı; ikamet etmekte olduğu 286 35... parseldeki C Blok 1 numaralı dubleks meskenini ipotek vererek finansal ihtiyaçlarına kredi temin etmek için amcasının oğlu olan davalı ...'ye taşınmaz satışına ilişkin genel bir vekaletname verdiğini, vekil ...'nün ertesi gün taşınmazını kendi öz kardeşi olan diğer davalı ...'e satış yoluyla temlik ettiğini, ...'in de beş gün sonra diğer davalı ...'ya devrettiğini, ...nın diğer davalıların ortak işler yaptığı dava dışı ...in eşi olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kendisine ödenen gerçek bir bedel olmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında taşınmazın el değiştirmesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. maddesi uygulaması neticesinde davasını mevcut davalılara karşı tazminata dönüştürmüştür.Davalılar ... ve ... davacı ile aralarında hem akrabalık hem de yakın ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davacının kendilerine olan borçlarına karşılık olarak taşınmazını vermek istediğini, vekaletnamenin de bu nedenle düzenlendiğini, davacı ile yaptıkları hesaplaşma sonucunda taşınmazın satış suretiyle devrinin gerçekleştiğini, bakiye kalan kısımlar için de davacıya ödemeler yapıldığını ve herhangi bir borçlarının kalmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.Davalı ...; taşınmazı iyiniyetli şekilde satın aldığını, bedelini satıcıya banka havalesi yoluyla gönderdiğini, alım gücünün bulunduğunu, davacı ile diğer davalıların akraba olup davanın kötüniyetle açıldığını belirtip reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı ...'ye verilen vekaletnamenin satış iradesi ile verildiği kanaatine varıldığı, ancak davacıya banka havalesi dışında bedel ödenmediği, davacının bu hususta yemin delilini ifa ettiği, davalı ...'nın iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davalılar...ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; 1.087.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar...ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vekaletnameyi taşınmazını satış iradesi ile verdiği ancak satış bedelinden, davacıya banka havalesi ile gönderilen dışında kalanının davacıya ödendiğinin kanıtlanamadığı, vekil olan davalı ... ile ilk el davalı ...'in kardeş olup el ve iş birliği içerisinde hareket etmeleri suretiyle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalıların bedelden sorumlu tutulmasının doğru olduğu, öte yandan taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek hüküm altına alınmasının doğru olduğu gibi, davalı ... yönünden kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilmesinin ve lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 55.689,57 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.