Danıştay 6. Daire, İzmir Urladaki kıyı kenar çizgisi, parselasyon ve yapılaşma koşullarıyla ilgili imar planı değişikliklerinin hukuka uygunluğunu onayladı.
Özet: İzmir Urlada kıyı kenar çizgisi içinde yer alan bir taşınmaza ilişkin 1/5000 nazım ve 1/1000 uygulama imar planları ile bir plan değişikliği teklifinin reddi kararının iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, uyuşmazlık konusu alanın 100 metrelik sahil şeridinde konut kullanımının Kıyı Kanununa uygun olmadığını, davacının parseli için kısmi yapılaşma koşullarının oluşmadığını, mevcut imar planlarının ve içerdiği kıyıda yapılaşmayı ve minimum parsel büyüklüklerini düzenleyen plan notlarının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğunu, dolayısıyla hukuka aykırılık bulunmadığını saptayarak davanın reddine karar vermiştir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI İDARE : ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2- ... Belediye Başkanlığı/...
II- (DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, .... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Urla Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı kabul edilerek İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile değişiklikle onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dayanağı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve uygulama imar planı değişikliği teklifinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu alanın bir kısmının kıyı kenar çizgisinin kara tarafında 100 metrelik bölümünde kaldığının çekişmesiz olduğu, bu alanın ilk 50 metrelik kısmının 1/5000 ölçekli nazım imar planında "park ve yeşil alan" ikinci 50 metrelik bölümünün ''günübirlik tesis alanı'' kullanımında kaldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında üst ölçekli nazım imar planı doğrultusunda kullanım kararları getirildiği, davacıya ait parselin ise nazım imar planında düşük yoğunluklu mevcut konut alanı kullanımına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise yerleşik konut alanı kullanımına ayrıldığı, Urla Belediye Meclisi tarafından taşınmazı kapsayan alanın İl İdare Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan parselasyonu bulunan adaların tamamında yapı ruhsatı ve %50'sinden fazlasında yapı kullanma izin belgesi bulunduğundan kısmi yapılaşma kapsamında değerlendirilmesine ve konut alanı olarak belirlenmesine ilişkin plan değişikliği önerisinin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından reddedildiği, dava konusu uygulama imar planına eklenen 1.14 sayılı plan notu ile; kıyıda (100 metrelik sahil şeridi içinde) kalan ve kırsal yerleşik alan içindeki dönemin mevzuatına uygun olarak yapıldığı tespit edilen yapıların mevcut haliyle korunacağı, Kıyı Kanununda tariflenen kullanım kararları dışında yeni yapı yapılamayacağı, mevcut yapılarda yeni kat mülkiyeti ile herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydıyla yöreye uygun cephe değişikliği onarımı ve güçlendirme yapılarak kullanılabileceği, 2.1.2. sayılı plan notunda, meskun konut alanlarında ifraz yapılması halinde mevcut bir bina var ise ifraz sonucunda bu binaya ayrılacak parselin büyüklüğünün hiç bir şekilde 300 m2'nin altına düşemeyeceği, yeni yapılacak imar uygulamaları sonucu oluşacak düzenlemelerde minumum ifraz koşulunun 500 m2 olduğu kurallarının belirtildiği, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda 11 Temmuz 1992 tarihinden önce onaylanmış herhangi bir uygulama imar planı ya da mevzii imar planı bulunmadığı, yapılaşmanın İl İdare Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan parselasyon üzerine verilen yapı ruhsatı uyarınca yapıldığı anlaşıldığından kısmi yapılaşma koşullarının oluşmadığı ve yürürlükte olan Kıyı Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine göre kıyı kenar çizgisinden itibaren 100 metre genişliğindeki sahil şeridinde konut kullanımı getirilmesine olanak bulunmadığı dikkate alındığında, Kıyı Kanunu ve anılan Yönetmelik hükümlerine uygun olarak onaylanan dava konusu nazım imar planı ile uygulama imar planında imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık görülmediği, davacı tarafından, dava konusu uygulama imar planına ilişkin 2.1.2. sayılı plan notunun hukukuka aykırı olduğu öne sürülmekte ise de, meskun konut alanlarında ayrık nizam koşullu 2 katlı yapılaşma öngörüldüğü, mevcut bina varsa binaya ayrılacak parselin büyüklüğünün 300 m2'nin altına düşemeyeceği kuralı getirildiği, anılan plan notu ile getirilen kuralların alanın niteliği ve ayrık nizam yapılaşmalar ile uyumlu olduğu, davacının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından somut iddiasının bulunmadığı dikkate alındığında anılan plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, bölgenin köy yerleşik alanı olduğu dönemde yürürlükte olan mevzuata uygun yapılan yapılar dikkate alınarak Kıyı Kanununun Ek 3. maddesi uyarınca getirilen dava konusu 1.14 sayılı plan notunda da hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; uyuşmazlığa konu bölgede kıyı bütününde oluşturulan yeni kısmi yapılaşma paftasının onaylanması üzerine bu paftaların esas alınması suretiyle İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde dava konusu taşınmazların kullanım kararının "mevcut konut alanı" olarak belirlendiği, yargılamanın devamı esnasında anılan plan değişikliği ile davacının istemi doğrultusunda değişiklik yapıldığı ve yeni kullanım kararları bütünlüğü oluşturulduğu açık olduğundan 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik olarak davanın bu kısmının konusunun kalmadığı; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden ise, planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında yapılacak olan her bir imar planının bir üst ölçekteki imar planına uygun/uyumlu olmasının mevzuat gereği olduğu, dava konusu taşınmazın uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında "mevcut konut alanı" kullanımında, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "A-2 yapılaşma koşullu meskun konut alanı" kullanımında kaldığı, davanın devamı esnasında yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde taşınmazın kullanımının "mevcut konut alanı" olarak belirlendiği, bu haliyle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık bulunmadığından bu kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik olarak verilen İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun ise değişik gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; taşınmazdaki yapılaşmanın 1990'lı yıllarda tamamlandığı, önceki planlara ve üst ölçekli planlara aykırı şekilde yapılan dava konusu planlar ile taşınmaz üzerindeki kazanılmış hakların ihlal edildiği, dava konusu uygulama imar planına ilişkin 1.14 ve 2.1.2 sayılı plan notunun iptalinin istenilmesine karşın anılan plan notlarının incelenmediği, temyize konu kararın aleyhe kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu planların mevzuata ve planlamaya uygun olduğu, Kıyı Kanunu uyarınca eklenen 1.14 sayılı plan notunun kısmi yapılaşma kararı dışında kalan münferit alanlarda uygulama sorunlarının çözümüne yönelik olduğu, temyize konu kararın aleyhe kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, .. parsel sayılı taşınmazın İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile uygun bulunan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ile █████/2015 tarihinde Çevre, Şehricilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel yerleşik alan"da kaldığı, dava konusu taşınmazın da içerisinde olduğu bölgeye yönelik olarak hazırlanan ve ... tarihli, ... sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında, kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönündeki ilk 50 metrelik kısmının "park ve yeşil alan" ikinci 50 metrelik kısmının "günübirlik tesis alanı" kullanıma ayrıldığı, Urla Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile değişiklikle onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da aynı usulde kullanım kararlarının belirlendiği, uygulama imar planına askı süresi içinde yapılan itirazların Urla Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kısmen kabul edildiği ve uygulama imar planında imar adasında kalan parsellerin kullanım kararının "konut alanı" olarak belirlenmesi yönünde yapılan değişikliğin onay için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderildiği, bu süreçte Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde düzenlenen "kısmi yapılaşma" kavramının uygulanmasında tereddüte düşüldüğünden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş sorulduğu, Bakanlığın ... tarihli, E... sayılı yazısı ile "...kıyı bölgesinde yapılacak bir imar planı çalışması kapsamında büyükşehir belediye sınırları içinde köyden mahalleye dönüşen ve ilgili idaresince kırsal yerleşik alan kabul edilen yerleşme alanlarının veya belediye sınırları içinde olanlar dahil köy statüsünü koruyan köy yerleşme alanlarının olması halinde, bu alanlarda eğer █████/1992 tarihinden önce onaylanmış yürürlükte olan herhangi bir imar planı bulunmuyor ise, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/a maddesi gereği yapılacak imar planı çalışmasında sahil şeridinin 100 metre olarak belirleneceği, sahil şeridi içerisinde kalan ve █████/1992 tarihinden önce mevzuata uygun olarak yapılmış yapılar olduğunun tespiti halinde, yapılacak imar planı çalışması kapsamında 100 metrelik sahil şeridi içerisinde kalan yapıların mevcut haliyle korunacağı, kat mülkiyeti tesis edilmemek ve herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek, mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydı ile yöreye uygun cephe değişikliği ve onarımı ile can ve mal güvenliği için güçlendiren yapılarak kullanılabileceği, bu nitelikteki köy yerleşik alanlarının sahil şerinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamayacağı hususunun Kıyı Kanununun Ek 3 maddesi gereği plan hükmüne bağlanması gerektiği" yönünde görüş bildirilmesinden sonra, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile "Kıyıda (100 metrelik sahil şeridi içinde) kalan ve kırsal yerleşik alan içindeki dönemin mevzuatına uygun olarak yapıldığı tespit edilen yapılar mevcut haliyle aynen korunacak olup, ancak bu alanlarda Kıyı Kanununda tariflenen kullanım kararına göre tariflenen yapılar dışında yeni yapı yapılamayacaktır. Mevcut yapılarda, yeni kat mülkiyeti tesis edilmemek, herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ile gabari aşılmamak kaydı ile yöreye uygun cephe değişikliği, onarımı ile can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabilir." şeklinde 1.14 nolu plan notu ilave edilmesine karar verildiğinden bahisle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin uygun görülmediğinin anlaşıldığı, bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta davacı tarafından; dava konusu planların kazanılmış haklarının daraltılmasına ve sınırlandırılmasına sebep olduğu, davacının yapısının da yer aldığı ... Sitesi’nin Kıyı Kanununun kırsal yerleşme alanlarına ilişkin Ek-3. maddesi kapsamında olmadığı, kooperatif alanının kırsal yerleşik alanda kalmadığı, dava konusu alanda █████/1992 tarihinden önce imar uygulamasına geçildiği, mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılaşmasının tamamlandığından ilçe belediyesince de kısmi yapılaşmanın kabul edildiği, üst ölçekli planlarda kentsel yerleşik alanda kaldığı, dava konusu uygulama imar planının 2.1.2 sayılı plan notunun kazanılmış haklarını ihlal ettiği, Kıyı Kanununun Ek-3. maddesi uyarınca dava konusu uygulama imar planına eklenen 1.14 sayılı plan notunun taşınmazın 100 metrelik sahil bandı dışında kalmasından dolayı hukuken uygulanırlığının bulunmadığı ileri sürülerek yukarıda anılan planların iptali istenilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kapsamında uyuşmazlığın, nazım imar planı ile uygulama imar planı ve bu plana ait 1.14 ile 2.1.2 sayılı plan notları açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu nazım imar planı açısından uyuşmazlığın incelenmesi;
Temyize konu kararda, uyuşmazlığa konu bölgede kıyı bütününde oluşturulan yeni kısmi yapılaşma paftasının onaylanması üzerine bu paftaların esas alınması suretiyle İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile yargılamanın devamı esnasında davacının istemi doğrultusunda değişiklik yapıldığı ve yeni kullanım kararları bütünlüğü oluşturulduğu açık olduğundan 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik olarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Dava konusu taşınmazın uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında "mevcut konut alanı" kullanımında, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "A-2 yapılaşma koşullu meskun konut alanı" kullanımında kaldığı, yukarıda anılan ve davanın devamı esnasında kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde taşınmazın kullanımının dava konusu nazım imar planında olduğu gibi "mevcut konut alanı" kullanımının sürdürüldüğü, bu haliyle davanın bu kısmı yönünden konusunun kalmadığından bahsedilemeyeceği gibi davacı tarafından nazım imar planında öngörülen "mevcut konut alanı" kullanımına ilişkin somut bir iddianın da olmadığı, öte yandan, İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiindeki kısmi yapılaşmaya yönelik tespitler doğrultusunda Urla Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararına istinaden İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin tamamının iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası (İzmir şubesi) ve TMMOB Şehir Plancıları Odası (İzmir şubesi) tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu nazım imar planı yönünden davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekirken, davanın bu kısmının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.
Dava konusu uygulama imar planında taşınmaz için öngörülen "meskun konut alanı" kullanımı yönünden uyuşmazlığın incelenmesi;
İmar planları arasındaki hiyerarşi kapsamında yapılacak olan her bir imar planının bir üst ölçekteki imar planına uygun/uyumlu olması mevzuatın gereği olduğu, dava konusu taşınmazın uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında "mevcut konut alanı" kullanımında, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "A-2 yapılaşma koşullu meskun konut alanı" kullanımında kaldığı, bu yönüyle üst ölçekli nazım imar planı ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu uygulama imar planına ait 1.14 sayılı plan notu yönünden uyuşmazlığın incelenmesi;
Urla Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin █████/2016 tarihli kararıyla 1/5000 ölçekli ... Mahallesi ve Karapınar Mevkii Nazım İmar Planının onaylandığı, onaylanan nazım imar planı doğrultusunda 1/1000 ölçekli ... Mahallesi ve ... Mevkii Uygulama İmar Planının Urla Belediye Meclisinin ... tarihli kararı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli kararıyla kabul edildiği, planlar askıya çıkarıldıktan sonra uygulama imar planına yapılan itirazların incelenmesi esnasında Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan kısmi yapılaşma kavramının uygulanmasında tereddüte düşüldüğü belirtilmiş, öte yandan, köy yerleşik alanları ve köy statüsünü koruyan köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan yapılara yönelik olarak █████/2020 tarihinde 3621 sayılı Kıyı Kanununa eklenen ek 3. maddesindeki hususlarla ilgili olarak bu alanlarda Yönetmeliğin kısmi yapılaşma belirleme usullerinin nasıl uygulanacağına dair açıklama getirilmesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünden istenmiştir.
Anılan yazıya karşı Bakanlığın █████/2020 tarihli, ... sayılı cevabi yazısında; kıyı bölgesinde yapılacak bir imar planı çalışması kapsamında büyükşehir belediye sınırları içinde köyden mahalleye dönüşen ve ilgili idaresince kırsal yerleşik alan kabul edilen yerleşme alanlarının veya belediye sınırları içinde olanlar dahil köy statüsünü koruyan köy yerleşme alanlarının olması halinde, bu alanlarda, eğer █████/1992 tarihinden önce onaylanmış yürürlükte olan herhangi bir imar planı bulunmuyor ise, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 (a) maddesi gereği yapılacak imar planı çalışmasında sahil şeridinin 100 metre olarak belirleneceği, ancak Kıyı Kanununa █████/2020 tarihinde eklenen ek 3. maddesi, kırsal yerleşik alan kabul edilen yerleşme alanları ile köy statüsünü koruyan yerleşme alanlarında yapılacak imar planı çalışmasıyla belirlenecek 100 metrelik sahil şeridi içerisinde kalan ve █████/1992 tarihinden önce yapıldığı tarihteki mevzuatına uygun olarak yapılan yapıların mevcut haliyle korunacağını hüküm altına aldığı, bu yapıların korunması hususunun, kıyı mevzuatının öngördüğü kısmi yapılaşmadan gelen bir müktesep hakla ilişkili olmadığı, bu alanlarda herhangi bir meri imar planı olmaması da dikkate alındığında, bu alanlarda kısmi yapılaşma hesabına altlık teşkil edecek bir belgeden bahsedilemeyeceği gibi, kısmi yapılaşma hesabına konu edilecek bir durumun da söz konusu olmadığı, bu alanlarda kalan yapılar varsa öncelikli olarak bu yapıların █████/1992 tarihinden önce mülga 6785 sayılı İmar Kanununun ilgili hükümleri ile 3194 sayılı İmar Kanununun 27. maddesi ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin hükümlerine uygun olarak yapılmış olup olmadıklarının irdelenmesi gerektiği, mevzuata uygun olarak yapılmış yapılar olduğu tespit edilmesi halinde, yapılacak imar planı çalışması kapsamında 100 metrelik sahil şeridi içerisinde kalan bu yapıların mevcut haliyle korunacağı, kat mülkiyeti tesis edilmemek ve herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydı ile yöreye uygun cephe değişikliği ve onarımı ile can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabileceği, bu nitelikteki köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamayacağı hususunun Kıyı Kanununun ek 3. maddesi uyarınca plan hükmüne bağlanması gerektiğinin belirtilmesi üzerine anılan 1.14 sayılı plan notu kabul edilmiştir.
Anılan plan notunda "Kıyıda (100 metrelik sahil şeridi içinde) kalan ve kırsal yerleşik alan içindeki dönemin mevzuatına uygun olarak yapıldığı tespit edilen yapılar mevcut haliyle aynen korunacak olup, ancak bu alanlarda Kıyı Kanununda tariflenen kullanım kararına göre tariflenen yapılar dışında yeni yapı yapılamayacaktır. Mevcut yapılarda, yeni kat mülkiyeti tesis edilmemek, herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ile gabari aşılmamak kaydı ile yöreye uygun cephe değişikliği, onarımı ile can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu kapsamda uyuşmazlık incelendiğinde; davacıya ait taşınmazın sahil şeridi içinde kalmadığının çekişmesiz olduğu, sahil şeridinde kalan taşınmazların yapılaşma koşullarının belirlenmesine ilişkin olarak getirilen 1.14 sayılı plan notunun davacıya ait taşınmazı etkileyen bir yönünün bulunduğu hususunun ortaya konulamadığı gibi davacıya ait taşınmaz açısından 1.14 sayılı plan notunun iptalini gerektiren bir aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu uygulama imar planına ait 2.1.2 sayılı plan notu yönünden uyuşmazlığın incelenmesi;
Dava konusu "Meskun Konut Alanı" başlıklı 2.1.2 sayılı plan notunda, “Meskûn konut alanında ifraz yapılması halinde mevcut bina var ise ifraz sonucunda bu binaya ayrılacak parselin büyüklüğü hiçbir şekilde 300 m2’nin altına düşemeyeceği, meskûn konut alanlarında yeni yapılacak imar uygulamaları sonucu oluşacak düzenlemelerde minimum ifraz koşulunun 500 m2 olacağı” kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından, anılan plan notunun kazanılmış haklara aykırı olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu adada bulunan diğer parsellerin 300 m2'nin altında olmaları sebebiyle zorunlu hisselendirmenin yaşanacağı, ileride taşınmazlardaki yapıların yıkılıp yeniden yapı yapılması halinde anılan plan notu gereği 300 m2'nin altında parsel oluşamayacağından taşınmazın ekonomik kaybına sebep olacağı iddialarıyla 2.1.2 sayılı plan notunun iptali istenilmiştir. İdare Mahkemesince; meskun konut alanlarında ayrık nizam koşullu 2 katlı yapılaşma öngörüldüğü, mevcut bina varsa binaya ayrılacak parselin büyüklüğünün 300 m2'nin altına düşemeyeceği kuralı getirildiği, anılan plan notu ile getirilen kuralların alanın niteliği ve ayrık nizam yapılaşmalar ile uyumlu olduğu, davacının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından somut iddiasının bulunmadığı dikkate alındığında anılan plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak anılan plan notu yönünden davanın reddine karar verilmiş, İdari Dava Dairesince ise anılan plan notu hakkında özel bir değerlendirme yapılmaksızın 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
Farklı bir davacı tarafından 2.1.2 sayılı plan notunun iptali istemiyle açılan davanın temyiz yargılamasının görüldüğü Dairemizin E:█████████ sayılı dosyasında yer alan ve █████/2023 tarihinde kayda giren bilirkişi raporunda (syf. 24-25), "Mevcut konut alanlarına ilişkin itiraz edilen plan hükmü açısından değerlendirildiğinde, dava konusu ... Mahallesi ve ... Mevkii 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yapılaşmaya ilişkin belirlenen hükümlerin planlama alanı sınırları içerisindeki konut alanları için yerleşik doku (yerleşik konut alanı ve geleneksel dokusu korunacak yerleşik konut alanı) ve gelişme konut alanları için ayrı ayrı belirlendiği, yerleşik konut alanları içinde ise sadece geleneksel dokusu korunacak yerleşik konut alanları için bir analitik değerlendirmenin yapılmış olduğu, dava konusu planlama alanı bütününde parsel büyüklüklerinin analiz edildiği tek bölgenin geleneksel doku özelliği sergilediği tespit edilen ve köy içi olarak bilinen bölge olduğu (Plan Açıklama Raporu, s.22), geleneksel dokusu korunacak yerleşik konut alanında mülkiyetlerin meskun alandaki mülkiyetlere göre daha küçük olması nedeniyle bu alanda yapılaşma koşullarının farklılaştırıldığı, ancak geleneksel doku özellikleri sergilememekle birlikte, yerleşik konut dokusuna ilişkin parsel büyüklükleri temelinde bir analiz veya senteze plan açıklama raporu içerisinde yer verilmediği, dolayısıyla belirlenen ifraz koşullarının mekânsal bir dayanağı bulunmadığı, planlama teknikleri kapsamında planlarda yapılaşmayı yönlendirmek için minimum ve maksimum ifraz koşullarının belirlenebildiği ancak bu plan kararlarının mutlak suretle analiz ve sentez çalışmalarına dayandırılması gerektiği, nitekim Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 8. maddesinde belirtilen “(1) Mekânsal planların, plan değişikliklerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.” kuralından da plan kararlarının oluşturulmasında analitik çalışmaların gerekliliğin açık olduğu, belirtilen hususlar ışığında, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 2.1.2 sayılı plan notunda belirlenen ifraz koşullarının mekânsal etüde dayalı bir dayanaktan bağımsız olarak herhangi bir analiz veya sentez sonucu belirlenmemesinin planlama esasları ve teknikleri ile imar mevzuatına uygun olmadığı" yönünde tespitlere yer verilmiştir. Bu tespitlerden yola çıkılarak 2.1.2 sayılı plan notunun iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:... K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla ek gerekçeyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Dairemizin E:█████████ sayılı dosyası ile iş bu davanın 2.1.2 sayılı plan notuna ilişkin kısımları birlikte değerlendirildiğinde, idare mahkemelerince aynı işlem hakkında birbirinden tamamen farklı kararlar verilmesine karşın İdari Dava Dairesince anılan kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine karar verildiği, aynı hukuki uyuşmazlıkta ortaya çıkan farklı kararların giderilmesine matuf şekilde hukuki inceleme yapılarak uyuşmazlıkların karara bağlanması gerekirken sonucu birbiriyle çelişen iki mahkeme kararına karşı yapılmış istinaf başvurularının reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda anılan mahkeme kararlarının gerekçeleri ve uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi raporu tespitleri göz önünden bulundurularak 2.1.2 sayılı plan notu hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacı ve davalının temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın reddi yolundaki mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, anılan kararın 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise değişik gerekçeyle reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!