Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket genel kurulunda müdürlere verilen rekabet izninin iptali davasında hem davacı hem de davalı tarafından talep edilen ihtiyati tedbirlerin "yaklaşık ispat" sağlanamadığı gerekçesiyle reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı bir şirket ortağının, genel kurulda alınan ve müdürlere rekabet izni veren kararların hukuka aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep ettiği davada, davalı şirket davanın kötü niyetli olduğunu ve kendilerine telafisi imkansız zararlar vereceğini belirterek kendi lehine ihtiyati tedbir istemiştir; ancak ilk derece mahkemesi, her iki tarafın da ihtiyati tedbir taleplerini, iddiaların yaklaşık ispat şartını karşılamadığı, iptali istenen kararların yargılama sonunda geriye dönük etkili olabileceği ve mevcut durumda hak elde etmeyi önemli ölçüde zorlaştıracak ya da imkansız kılacak somut bir tehlike bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiş, bu ret kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : TALEP KONUSU :DAVA TARİHİ : █████/2026TALEP TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasında görülmekte olan davada, ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 'tarafların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine' karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ....’ın davalı şirketin ortaklarından biri olduğunu, █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan hukuka aykırı kararlarla esas sözleşmenin değiştirilerek müdürlere rekabet izni verildiğini, esas sözleşmenin 16. Maddesinde yapılan bu değişikliğin ölçüsüz olduğunu, eşit işlkem ilkesinin ihlal edildiğini, kararların dürütlük kuralına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ortaklar kurulunda alınan kararların azınlığın baskı altına alınması ve şirket içi güvenin tamamen sarsılmasına yol açmakta olduğunu belirterek, █████/2025 tarihinde açılan ve müdürlere Esas sözleşmenin 16. Maddesi kapsamında rekabet izni verilmesine dair kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI:Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuş, öte yandan eldeki davanın kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu, dava sürecinin telafisi imkânsız veya ciddi zarar doğurma riski taşıdığının açıkça ortada olduğunu, uygulamada bankalar ve diğer finans kuruluşlarının hakkında bu tür davalar ikame eidlen şirketleri yüksek riskli müşteri kategorisinde değerlendirmekte olduğunu, bu durumun kredi taleplerinin reddedilmesine ve mevcut limitlerin azaltılmasına ve hatta bazı durumlarda kredilerin geri çağrılmasına sebebiyet verebilmekte olduğunu belirterek, yürütmenin durdurulması talebinin reddini, █████/2024 tarihli bilanço aktif büyüklüğüne göre tespit edilen aktif büyüklüğün %20'sine tekabül eden 43.845.504,59 TL tutarında teminatın davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesini ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve ...... Esas sayılı ara kararı ile; 'Davacının talebi yönünden yapılan incelemede; somut olayda iddia, savunma ve dosya kapsamında mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin icrası durdurulması talep olunan kararları olağan ortaklar kurulu gündeminden ibaret olup kararların niteliği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Ortaklar kurulunda alınan kararlar iptal edildiğinde/ batıl oldukları tespit edildiğinde geçmişe yönelik olarak ortadan kalkacakları gibi, davacı tarafça ileri sürülen iptal sebeblerinin mevcut olup olmadığının bir tahkikatı, bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği, yargılamanın bu aşamasında davanın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, yönetim kurulu görüşü de dikkate alınarak ihtiyati tedbir talep eden davacının somut bir tehlikenin varlığı halinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkün olmakla ihtiyati tedbire ilişkin hükümler dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde davacının ihtiyati tedbir talebinin şartları oluşmadığından yaklaşık ispata kanaat getirilmemekle talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının talebi yönünden yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından muhtemel zarara ilişkin açılmış bir karşı davanın bulunmadığı, davalı şirketin muhtemel zararının olasılığının savunulmasının tek başına yaklaşık ispata vücut vermeyeceği, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden iş bu aşamada bahsedilemeyeceği, ihtiyati tedbir talebi cevap dilekçesi ile birlikte yapılmış olup somut bir tehlikenin varlığı halinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkün olmakla HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde davalının ihtiyati tedbir talebinin şartları oluşmadığından yaklaşık ispata kanaat getirilmemekle reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile; "Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, Davalının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.D) İSTİNAF NEDENLERİ:Hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; müvekkili şirketin █████/2024 tarihli bilançosuna göre tespit edilen aktif büyüklüğünün %20'sine tekabül eden 43.845.504,59 TL tutarındaki teminatın davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu, TTK m. 445 uyarınca açılan genel kurul kararlarının iptali davasının niteliği gereği şirket nezdinde somut tehlike doğurduğunu, müvekkili şirketin gıda sektöründe faaliyet gösteren, ihracat yapan ve bankalarla yoğun kredi ilişkisi bulunan köklü bir şirket olduğunu, bir sermaye şirketi hakkında genel kurul iptal davası açılmış olmasının, bankalar nezdinde şirketin kredibilitesini (moralitesini) doğrudan etkilemekte, kredi limitlerinin bloke edilmesine veya geri çağrılmasına sebebiyet verebilmekte olduğunu, bir riskin varlığı için ayrıca bir zararın fiilen gerçekleşmesini beklemenin tedbirin koruyucu işlevini yok saymak anlamına geleceğini, şirketin ticari itibarının ve finansal dengesinin korunmasının esas olduğunu, huzurdaki davanın açılmasının dahi müvekkili şirketin kurumsal yapısı, piyasa itibarı, ticari ilişkileri, finansal dengesi ve stratejik hedefleri bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ağır sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve müvekkili şirketin █████/2024 tarihli bilançosu ile tespit edilen aktif büyüklüğünün %20'sine tekabül eden 43.845.504,59 TL tutarındaki teminatın, aksi takdirde mahkemece münasip görülecek teminatın davacı tarafça depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.E) DELİLLER:...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası kapsamı F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava; Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) istemine ilişkindir. ,Davacı vekili, davacının %20 ortağı olduğu davalı şirketin █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan müdürlere rekabet izni verilmesine dair kararların iptali talebi ile açtığı davada, TTK 449. Md gereği kararlarının yürütmesinin tediren durdurulmasını talep etmiş; davalı vekili ise, davanı reddini savunarak, açılan bu dava ile müvekkili şirketin uğrayacağı zararı teminen █████/2024 tarihli bilançocunun %20'sine tekabül eden 43.845.504,59 TL tutarındaki teminatın davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, her iki tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.Öncelikle belirtmek gerekir ki; inceleme konusu ara karar başlığında davacı vekilinin adresinin, davalının vergi numarasının yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. HMK'nın "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389.maddesinin 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ancak taraflar arasında çekişmeli uyuşmazlık konusu hakkında verilebilmesi mümkün olan ihtiyati tedbirin koşulları; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâllerin varlığı olarak belirlenmiştir. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390.maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Öte yandan, İhtiyati tedbir kararlarında "Ölçülülük" ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır. Söz konusu ilke, hayatın her alanında uygulama bulmakta olan genel bir ilkedir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İhtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp; ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki yanının menfaatinin gözetilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; Davalının talebi yönünden yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından muhtemel zarara ilişkin açılmış bir karşı davanın bulunmadığı, davalı şirketin muhtemel zararının olasılığının savunulmasının tek başına yaklaşık ispata vücut vermeyeceği gerekçesiyle verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nin 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) İhtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) Taraflardan alınması gerekli harç peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine,6-)Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkane imzalıdır Üye e imzalıdır Üyee imzalıdır Katipe imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*